14. Hukuk Dairesi 2015/13761 E. , 2016/426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, ..... ili, ..... köyü 668 ve 667 parsel sayılı taşınmazların köy tüzel kişiliğine tahsis edildiğini, 442 sayılı Köy Kanunu ve Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre uygulanması gereken prosedür takip edilmeden, dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın eski tapu müdürü olan davalı ..."ın akrabası olan ...."a satıldığını, daha sonra emekli olan davalının taşınmazı kendi üzerine tescil ettirdiğini, davalının ve ...."ın köyde ikamet etmediğini, köyde oturan ihtiyaç sahibi olmadıklarını, davalı adına 442 sayılı Köy Kanunu ve Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliğine aykırı şekilde tescil edilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın köy muhtarı tarafından ...."a satıldığını, daha sonra ...."ın tayininin çıkması nedeniyle taşınmazı satmak istediğini, kendisinin bu nedenle taşınmazı satın aldığını, taşınmazı edinmesine engel bir hal olmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 442 sayılı Köy Kanunu ve Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliğine aykırı olarak satılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nın 50. maddesinde medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı, 51. maddesinde dava ehliyetinin medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği, 114/d maddesinde ise taraf ve dava ehliyetinin dava şartlarından olduğu ve 115. madde uyarınca da mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı belirtilmektedir.
442 sayılı Köy Kanununun 37/7 maddesi uyarınca da köy tüzel kişiliği adına dava açmak ve açılan davayı takip yetkisi köy muhtarına aittir. Köy muhtarının hukuki bir engelinin çıkması durumunda bu yetki aynı Kanunun 33/b maddesine göre köy derneğinin seçeceği temsilciye tanınmıştır.
Ancak, On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince;
1-Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
2-Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır.
3-Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.
Aynı Kanunun Geçici 1. maddesinin 13. fıkrasında; “1. maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm Kanunun “Yürürlük” başlıklı 36. maddesi uyarınca ilk mahalli idareler genel seçiminin yapıldığı 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olaya gelince; davacıların Bardakçı köyü tüzel kişiliği adına bu davayı açma konusunda aktif dava ehliyetleri bulunmamaktadır. Kaldı ki 6360 sayılı kanunun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince de Bardakçı köyünün tüzel kişiliği kaldırılmıştır.
Dolayısıyla Bardakçı Köyünün de 6360 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak Van ili, .... ilçesinin belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf olamayacağı ve katıldığı ilçe belediyesi bu davayı açabileceğinden mahkemece davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.