1. Hukuk Dairesi 2017/3410 E. , 2018/14028 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : GAİPLİĞE KARAR VERİLMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1439 ada 18 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ... oğlu ... ve ..."ye ulaşılamadığını, bu kişiler için ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 08.09.2004 tarih 2004/623 Esas ve 2004/745 Karar sayılı ilâmı ile kayyım tayin edildiğini, taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası ile satıldığını ileri sürerek, taşınmaz maliklerinden kayyım atanan kişilerin gaipliklerine ve bu kişilerin paylarına isabet eden kayyımlık bürosu hesabına yatırılan bedelin Hazineye irat kaydedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kayyıma yöneltilmediği, hasımsız olarak açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava TMK.nın 588. maddesine dayalı gaiplik ve gaiplerin hissesine isabet eden satış bedelinin hazineye devri istemine ilişkindir.
Mahkemece, bu tür davaların kayyıma yöneltilmesi gerektiği, davanın hasımsız açıldığı, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanmadığı, davanın kayyıma ihbar edilmesinin ya da kayyımın davaya dahil edilmesinin taraf sıfatı kazandırmayacağı, taraf teşkilinin sağlanmadığı, bu durumun dava şartı olup re’sen göz önüne alınacağı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK"nun 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 1439 ada 18 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere gaipliğine karar verilmesi istenen .... ve .... ile dava dışı şahıslar adlarına kayıtlı iken, paydaş ... ve ...’nin mirasçılarının açtığı ortaklığın giderilmesi davası sırasında paydaşlar .... ve...’ın soyismi, kimliği, adresi ve mirasçıları tespit edilemediğinden ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/308 esas ve 2004/949 karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasında hak ve menfaatlerinin korunması için ... Defterdarı....’ın kayyım tayin edildiği ve anılan taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilip 2005/36 sayılı satış dosyasında satışın gerçekleştiği, gaipliğine karar verilmesi istenen ... ve...’a isabet eden bedellerin de banka hesabına yatırıldığı, eldeki davada hem gaip olan paydaşların hem de kayyımın hasım olarak gösterildiği, tebligatların kayyıma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, TMK"nın 588. maddesi ile; "Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.” hükmüne yer vermiştir.
Öte yandan, temsil kayyımı belirli ve ivedi işlerde bir kimsenin kişisel ve malvarlığı ile ilgili hususlarda temsili için atanırken; yönetim kayyımı uzun süreden beri haber alınamayan sağ olup olmadığı veya nerede olduğu bilinemeyen kimselerin malvarlıklarının yönetimi için atanır. Bu anlamda temsil kayyımlığında kişinin temsili esas alınırken, yönetim kayyımlığında malvarlığının yönetimi esas alınmaktadır. Nitekim,Türk Medeni Kanununun 588. maddesinde de, belirli malvarlığının yönetiminden bahsedildiğine göre, belirtilen kayyımın yönetim kayyımı olduğu anlaşılmaktadır
Somut olayda ise, ... Defterdarının ortaklığın giderilmesi davasında kimliği tespit edilemeyip, adresi bulunamayan paydaşları temsil etmek üzere kayyım olarak atandığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 477/1. maddesinde temsil kayyımlığının, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitmesiyle sona ereceği düzenlenmiştir. Bu durumda, dava konusu taşınmaza yönetim kayyımı atanmadığı gibi, yasada belirtilen on yıllık resmi yönetimden ve gaiplik koşullarının oluştuğundan bahsedilemez.
Bu açıklamalar karşısında mahkemenin ret gerekçesi doğru değil ise de ; ... Defterdarının yönetim kayyımı olmadığı, bu nedenle davada taraf sıfatının bulunmadığı açıktır. Davanın reddedilmiş olması bu gerekçe ve sonucu itibari ile doğrudur.
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 05.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.