12. Ceza Dairesi 2019/1268 E. , 2019/6197 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : TCK"nın 136/1, 62, 53/1-2, 1412 sayılı CMUK’un 326/son, TCK’nın 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 40/2, 5271 sayılı CMK"nın 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK"nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
İncelenen dosyada; 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, sanığın yokluğunda 02.10.2018 tarihinde verilen ve 26.10.2018 tarihinde tebliğ olunan hükme ilişkin 07.11.2018 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığına “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek” biçiminde yanlış yazılan suçun isminin, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” olarak mahallinde düzeltilebileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 esas, 2018/20 karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 esas, 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK"nın 52/4. madde ve fıkrasına yönelik uygulama, bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma kararı öncesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı hükmedilen ve 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezasına ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK"un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 6.000,00 TL adli para cezası olarak tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1 numaralı bölümünün 5. paragrafındaki; “Sadece sanık tarafından temyiz edilen öncesi 2015/141 E.2015/527 K. Sayılı 13.07.2015 tarihli kararımızda sonuç ceza olarak 6.000,00 TL para cezasına sanık mahkum edilmiş olduğundan CMK.326/son bendi gereği sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, SONUÇ CEZA OLARAK, SANIĞIN 6.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” ibarelerinin, “Bozma kararı öncesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı hükmedilen ve 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezasına ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 1412 saylı CMUK"un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına,” ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.