19. Hukuk Dairesi 2016/5627 E. , 2016/13917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine dava dışı ... tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2011/11717 takip sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takip sonrasında müvekkili tarafından takip konusu borcun haricen alacaklı ..."e ödendiğini, ... tarafından 21/02/2013 tarihinde İcra Müdürlüğüne müracaat edilerek alacağını tahsil ettiğinden bahisle feragat edildiğini, feragat nedeniyle müvekkilinden 5.979-TL tahsil harcı alındığını, alacaklı ... alacağını haricen tahsil ettiği halde daha önce alacağını davalı ..."e temlik ettiğini, temliknamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalının ve temlik eden alacaklının da vekili olan avukatın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tasarrufun iptali davasında da bu durumdan bahsetmediğini, söz konusu temlikten müvekkilinin haberdar olmadığını, iyiniyetli olarak asıl borçluya yaptığı ödemenin geçerli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takip konusu alacağı davacının ödemesinden daha önce temellük ettiğini, davacının ödeme hususunda icra dosyasında alacaklı vekili olarak vekaletnamesi bulunmasına rağmen kendisi ile irtibata geçmemesinin kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, aciz vesikasına bağlanmış icra dosyasının tekrar işleme konulmadan feragatla sonlandırılmasının hatalı olduğunu davacının dava dışı alacaklı ... ile birlikte hareket ederek kötüniyetli olarak ödemede bulunduğunu, söz konusu ödeme ve takipten feragatın müvekkili yönünden hüküm ifade etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı borçlu tarafından temlikname kendisine tebliğ edilmediğinden temliknameden haberdar olmaksızın takip konusu borcu haricen alacaklıya ödediği, alacaklı tarafından yapılan ödeme nedeniyle takipten feragat edildiği, davalı temlik alacaklısının söz konusu ödemenin kötüniyetli olarak yapıldığını ispatlayamadığı, iyiniyetli yapılan ödeme ile borçlunun temlik alacaklısına karşı sorumluluğunun sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı borçlunun takip alacaklısına yapmış olduğu ödeme nedeniyle aleyhine yapılan icra takibindeki alacak miktarı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2016 günü oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temlik eden takipten vazgeçmiş olup takip konusu haktan feragat etmemiştir. İcra müdürünün gereksiz yere tahsil harcı almış olması bu sonucu değiştirmez. Bu durumda borçlunun temlikten haberdar olmadığı kabul edilse dahi borcunu önceki alacaklısına ödediğinin kabulü mevcut delillerle kabul edilemez. Bu durumda yerel mahkeme kararının bu hususlar üzerinde yeterli tahkikat yapılmak üzere bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun onama görüşüne muhalifim. 25/10/2016