21. Hukuk Dairesi 2014/12051 E. , 2015/7470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalılara ait işyerinde 01.07.1982 – 01.07.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacı vekiline tanınan kesin mehile rağmen ...Adliyesi çayocağı işyerini, 1982 yılından 2011 yılına kadar işletenlerin ve davalıların açık kimlik bilgilerinin bildirilmemesi nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 1982 yılından beri .... Adliyesi çay ocağında çalıştığını beyan eden davacı adına talep edilen tarihte düzenlenen işe giriş bildirgesi bulunmadığı, ancak 01.07.1982 – 30.09.1982 tarihleri arasındaki ...3638 sicil numaralı işyerindeki çalışmalarının davalı Kurum"a bildirildiği, ancak bu işyerinin kimin adına olduğunun araştırılmadığı, dönem bordrolarının ve ücret bordrolarının dosya arasına alınmadığı, bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıklarının dinlenilmediği, davacı tanıklarının davacının çalışmalarını doğrular mahiyette beyanlarda bulundukları anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davanın niteliği gereği kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece re"sen araştırma yapılabileceği, mahkemece davacı tarafından bildirilen davalılar yönünden re"sen deliller toplanarak sonuca gidilmesi gerektiği göz ardı edilerek anılan gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; ... Adliyesi"nden, talep edilen dönemde çay ocağının işletilmesi için ihale yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmış ise ilgili belgeleri istemek ve davalıların bilgileri mevcut ise bu belgelerden temin etmek, yapılmadığı bildirilir ise çay ocağının işletilmesine ilişkin nasıl bir uygulama yapıldığını sorarak gelen yazı cevabına göre işverenlere ilişkin bilgilerin tespit edilmesi için gerekli delilleri toplamak, davacının 01.07.1982 – 30.09.1982 tarihleri arasındaki hizmetinin bildirildiği işyerinin dönem bordroları ile sicil dosyasını davalı Kurum"dan istemek,... Adliyesi tarafından talep edilen dönemde çay ocağını işletilenler bildirildiğinde bu işyerlerinin de dönem bordrolarını davalı Kurum"dan istemek, gelen dönem bordrolarında isimleri bulunan kayıtlı çalışanlar arasından re"sen seçilecek bordro tanıklarını dinlemek, zabıta marifeti ile ya da ... Adliyesi"nden sorarak talep edilen dönemde çay ocağındaki çalışmaları bilebilecek adliye personeli arasından komşu işyeri tanıklarının tespit edilmesini istemek ve bu kişileri dinlemek ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.