Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/18543
Karar No: 2018/1554
Karar Tarihi: 27.02.2018

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/18543 Esas 2018/1554 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/18543 E.  ,  2018/1554 K.

    "İçtihat Metni"



    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı şirket ve davalı kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    30.11.2013 tarihinde tanzim edilen tutanak içeriğine göre davacı şirket nezdinde çalıştığı kabul edilen 9 sigortalı hakkında, davalı Kurumca 5510 Sayılı Yasanın 86’ncı maddesi kapsamında işlem yapılması ile birlikte, sigortasız işçi çalıştırma ve belgelerin verilmemesi nedenlerine dayalı olarak 5510 Sayılı Yasanın 102’nci maddesi hükümlerine göre idari para cezası kesildiği ve bu idari para cezalarını konu edinen iki adet ödeme emrinin tebliği üzerine ödeme emirlerinin iptali amacıyla eldeki davanın 6183 sayılı Yasanın 58’inci maddesinde öngörülen yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
    6183 sayılı Kanunun “Ödeme Emri” başlıklı 55. maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; “Ödeme Emrine İtiraz” başlığını taşıyan 58. maddesinin birinci fıkrasında; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.
    Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Kanun koyucu tarafından, tahsil edilmesi istenen alacak, kamusal nitelikte imtiyazlı olduğundan sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsilinin sağlanması istenmiş, bu nedenle kamu alacağına ilişkin takip kesinleştikten sonra, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılması yönünde herhangi bir hüküm
    öngörülmemiştir. Başka bir anlatımla, 6183 sayılı Kanunda, 2004 sayılı Kanunun 72. maddesine koşut bir düzenleme bulunmadığı gibi, 6183 sayılı Kanunda menfi tespit davasına, “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı, 08.04.2006 günü yürürlüğe giren 5479 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen 79. maddesinde “…Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna, borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. …” düzenlemesi ile yalnız üçüncü kişiler yönünden yer verilmiş, bu hak ve olanak, kamu alacağı borçluları için tanınmamıştır. Buna göre; takibin itiraz edilmeksizin/dava açılmaksızın kesinleşmesi veya itirazın/davanın, hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle reddine karar verilmesi durumunda kamu alacağı borçlusunun, aynı konuda menfi tespit veya geri alım (istirdat) davası açabilmesi olanaksızdır.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2006 gün ve 2006/21-198 Esas, 2006/249 Karar; 03.10.2007 gün ve 2007/21-623 Esas, 2007/717 Karar, 27.02.2008 gün ve 2008/21-139 Esas, 2008/204 Karar numaralı ilâmlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
    5510 sayılı Kanunun 102’nci(506 sayılı Kanunun 140) maddesinde davalı Kurum tarafından verilen idari para cezaları ile ilgili usul ve esaslar özel bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca; idari para cezasını gerektiren şartlar oluştuğunda Kurum tarafından verilecek idari para cezası ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmaması halinde, idari para cezası kesinleşir ve Kurum alacağına dönüşür. Ne var ki; Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmayacaktır.
    Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, idari para cezaları bakımından hukuka uygunluk ve yerindelik denetimi yapma yetki ve görevi idare mahkemelerine ait olup, iş mahkemesinin bu yönde bir irdeleme yapma yetki ve görevi bulunmamaktadır.
    Eldeki davada ise, mahkemece idari para cezaları bakımından başlatılmış prosedürün varlığının araştırılması yerinde olmakla birlikte, davacı şirketin idari para cezalarına karşı açtığı davanın idare Mahkemesince reddedilmesi ve Bölge İdare mahkemesine yapılan itiraz isteminin de reddolması karşısında, usulünce başlatılmış idari prosedür çerçevesinde davalı Kurum lehine kesinleşmiş kamu alacağına dönüşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, idari para cezalarının yerindeliğinin tartışılması suretiyle yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki kamu alacağının %10 zamla tahsil edileceği öngörüldüğünden, davacının ödeme emrine yönelik itirazında haksız çıktığı belirgin bulunmakla, davalı Kurum yararına haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması da, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Ne var ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ: 1-Hüküm gerekçesinin son paragrafının silinerek yerine “Her ne kadar davacı vekilince kurum tarafından düzenlenen davaya konu ödeme emirlerinin dayanağı olan kurum işleminin usul ve yasalara uygun olmadığı iddia edilerek söz konusu ödeme emirlerinin iptalini talep etmiş ise de, yapılan araştırma çerçevesinde davacı şirket tarafından ödeme emirlerine konu olan idari para cezalarına karşı açılan idari davada verilen red kararının kesinleşmesi karşısında, kamu alacağının kesinleşmiş olması nedeniyle, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”Paragrafının yazılmasına,
    2- Hükmün 1 nolu bendinin sonuna gelmek üzere “Davaya konu 2014/20149 ve 2014/20150 sayılı ödeme emirlerinde belirtilen Kurum alacağının %10 zamla davacıdan tahsiline” ibaresinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi