Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/3407
Karar No: 2015/7504
Karar Tarihi: 07.04.2015

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/3407 Esas 2015/7504 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2015/3407 E.  ,  2015/7504 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkları ile geri ödediği aylık ve prim toplamının faiziyle kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    K A R A R

    Davacı, 3201 sayılı Yasa"ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle iptal edildiğini belirterek Kurum işleminin iptalini ve yaşlılık aylığının ve primlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne, davacının 01.07.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacıdan Kurum tarafından haksız ve yersiz olarak tahsil edilen 4.711,00 TL prim ile 5.378,00 TL aylık ödemesi olmak üzere toplam 10.089,00 TL nin talep gibi dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa"nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa"nın 5754 sayılı Yasa"nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye"de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
    5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye"de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

    Öte yandan,1479 sayılı Kanunun yaşlılık aylığı ile ilgili şartlarını düzenleyen 23/05/2002 tarih, 4759 sayılı Kanun 7. maddesi ile değişik geçici 10/2. maddesi, "kadın ise 20, erkek ise 25 tam yıl prim ödeme şartı ile primi ödenen gün sayısına göre her bentte yazılı olan yaşı doldurmuş olmak koşuluyla yaşlılık aylığı bağlanacağını" düzenlemiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 1479 sayılı Yasa kapsamında 7926 gün ve 3201 sayılı Yasa kapsamında 488 günlük yurtdışı borçlanması, 540 günlük askerlik borçlanması ile birlikte 1.7.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 09/09/1998 tarihinden itibaren vergi kaydı bulunduğu, 5754 sayılı Yasa ile değişik 3201 sayılı Yasa"nın 6/B maddesine göre; bu Kanuna göre aylık bağlananlardan yeniden çalışmaya başlayanların aylıklarının çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilmesi gerektiğinden Kurum tarafından davacıya bağlanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 08/12/2011 tarihinde, 2011/603 E. 2011/1678 K sayılı karar ile; “ davanın kabulüne, davacının 01.07.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacıdan Kurum tarafından haksız ve yersiz olarak tahsil edilen 4.711,00 TL prim ile 5.378,00 TL aylık ödemesi olmak üzere toplam 10.089,00 TL nin talep gibi dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir. Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz tarafından 19/06/2012 tarihinde, 2012/9354 E. - 2012/11701 K. sayılı ilam ile; “ 5997 sayılı Yasa"nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa"nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu” belirtilerek hükmün bozulduğu, Mahkemece “davacının tahsis talep tarihi olan 11.06.2009 tarihi itibarıyla 3201 sayılı yasaya tabi borçlanması dikkate alınmaksızın yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli sigortalılık süresi yaş ve prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığı, davacının 3201 sayılı yasaya tabi borçlanması geçersiz olmakla ve bu borçlanma dikkate alınmadan tahsisi talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması koşulları oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bozmaya uyulduğu halde, bozma gereğince karar verilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
    Mahkemenin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 06.03.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlüğü vardır. Bu ilke Usul Kanunu"nun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay"ın bozma kararına uymuş olan mahkemenin, bu uyma kararı ile bağlı olup bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükümünü tesis etme zorunluluğu vardır.
    Somut olayda, bozma kararı gereğince karar verilmediği gibi, davacının 3201 sayılı Yasa gereğince yaptığı 488 günlük borçlanması haricindeki hizmetleri ile tahsis talep tarihi olan 11/06/2009 tarihinde 25 tam yıl prim ödeme süresi bulunmamasına rağmen Mahkemece davacının tahsis talep tarihi olan 11.06.2009 tarihi itibarıyla 3201 sayılı yasaya tabi borçlanması dikkate alınmaksızın yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli sigortalılık süresi yaş ve prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi, öte yandan davacının 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmasının geçerli olup olmadığı hususunda davalı Kurumca herhangi bir murazaa çıkarılmadığı, davacının da bu hususta bir talebi bulunmadığı halde Mahkemece gerekçeli kararda davacının 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmasının geçersiz olduğunun belirtilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.


    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/04/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi