Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/18641
Karar No: 2018/14261
Karar Tarihi: 08.11.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/18641 Esas 2018/14261 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/18641 E.  ,  2018/14261 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS

    Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil- tenkis davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ve asıl davada davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... "un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;


    -KARAR-
    Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
    Asıl ve birleştirilen davada davacı, mirasbırakan babası ..."in 648 ve 3461 parsel sayılı taşınmazları satış akdi ile, 5071 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini ve 5357 parsel sayılı taşınmazı da ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ..."a, 5071 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini ise davalı gelini ....’ye ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, yapılan temliklerin muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde saklı payın tenkisi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Asıl dava davalısı ..., mirasbırakanın ölünceye kadar yanında ikamet ettiğini, ... kaydı yaptırılabilmesi için 648 ve 4278 parsel sayılı taşınmazları satın aldığını, 5356 ve 5357 parsel sayılı taşınmazların alımında bedelini ödediği için mirasbırakanın anılan taşınmazları bu bedele karşılık, 5071 parsel sayılı taşınmazın yarı hissesini de bedelsiz olarak ölünceye kadar bakma akdi ile kendisine verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Birleştirilen dava davalısı, ölünceye kadar mirasbırakana baktığını, mirasbırakanın bakması karşılığında birlikte oturdukları 5071 parsel sayılı taşınmazın yarı hissesini ve davalı eşinin bedelini ödediği 5356 parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile kendisine devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, asıl davada satış suretiyle devredilen taşınmazlar yönünden temlikin muvazaalı olduğu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçek olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, mirasbırakan...’nın 03.10.2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak asıl ve birleştirilen davada davacı ..., asıl davada davalı ..., dava dışı ... ve ... kaldığı, mirasbırakan adına kayıtlı dosya içerisinde bilgileri yer alan 34 adet bağ ve tarla vasıflı taşınmazlar bulunduğu, mirasbırakanın 648 ve 3461 parsel sayılı taşınmazları asıl davada davalı oğlu...’a 10.04.2005 tarihinde satış suretiyle, 5357 parsel sayılı taşınmazı ve 5071 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini 06.09.2011 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik ettiği, birleştirilen davada davalı gelini ...’ye de 5356 parsel sayılı taşınmazı ve 5071 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini 06.09.2011 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik ettiği, asıl ve birleştirilen davada davacı ...’ün muvazaa iddiası ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ve miras hissesi oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesi istemli olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle asıl ve birleştirilen davalarda ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devredilen taşınmazlar yönünden temliklerin muvazaalı olmadığı gibi mirasbırakanın temlik dışı terekesinin de olduğu gözetilerek yazılı şekilde anılan taşınmazlar için davanın reddine karar verilmesi doğru olduğuna göre asıl ve birleştirilen davada davacının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,
    Asıl davada davalı ...’ın temyiz itirazlarına gelince;
    Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Öte yandan, muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile TMK"nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Bir başka ifade ile temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğunu ispat külfeti davacı tarafa aittir.
    Somut olayda, mirasbırakan Hakkı tarafından asıl davada davalı ...’a 10.04.2005 tarihinde satış suretiyle devredilen 648 ve 3461 parsel sayılı taşınmazların mirasçılardan mal kaçırma kastıyla yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı, aksine devirlerin dosya kapsamından ve dinlenen tanıkların beyanlarından anlaşıldığı üzere bedeli ödenmek suretiyle yapıldığı anlaşılmış olup anılan taşınmazlar için de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
    Asıl davada davalı ...’ın yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi