1. Ceza Dairesi 2016/2763 E. , 2016/2923 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : . Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eşini öldürme, mala zarar verme, nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğinin kamu davasına katılma, verilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla; CMK"nun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık . maktule .yönelik kasten öldürme, mala zarar verme ve nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezaları azaltıcı takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısının haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, katılanlar .,.,.,.vekilinin suç vasfına, takdiri indirim uygulanmasına, sanık müdafiinin delillerin değerlendirilmesine, sübuta, haksız tahrik
indiriminin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık hakkında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih,. esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama kanuna aykırı ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK"nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK"nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine" şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık hakkında kasten nitelikli öldürme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
ba) Sanıkla maktulenin . Aile Mahkemesinin 21/12/2012 tarih, . esas, 2012/1383 karar sayılı ilamıyla boşandıkları, kararın Yargıtay . Hukuk Dairesinin 19/06/2013 tarihli,. esas, . karar sayılı ilamıyla onandığı, suçun 16.07.2013 tarihinde işlendiği nazara alınarak bu onama kararına karşı karar düzeltme yoluna gidilip gidilmediği, gidilmişse sonucu ve kararın kesinleştiği tarihin tam olarak araştırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken boşanma kararının kesinleşmediği şeklindeki yetersiz gerekçeyle TCK.nun 82/1-d maddesinin uygulanması,
b) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın maktulenin içinde bulunduğu evin dışından hedef alarak ateş etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, maktulenin isabet alarak ölmesi yanında içinde olduğu evin camlarının zarar gördüğü, eylemin hukuki anlamda kesintisiz tek bir fiil olduğu, tek fiille birden fazla farklı suçun işlendiği, bu nedenle TCK.nun 44. maddesi uyarınca en ağır neticeden sorumlu tutulması ve buna göre kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesiyle yetinilmesi, mala zarar verme suçundan ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
c) TCK.nun 53. maddesi yönünden, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayınlanarak yürürlüğe giren iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
d) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 90. maddesi delaleti ile Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi gereğince, ayrıca
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Sözleşmenin anılan maddesinde yer alan ücretsiz müdafii yardımından yararlanma koşullarından "Adaletin selametinin gerektirmesi" kıstası ile yerleşmiş içtihatları da dikkate alınarak; mali durumunun iyi olmadığı dosyaya yansıyan sanığın 5271 sayılı CMK.nun 150/2-3. maddesi gereğince kendisine atanan zorunlu müdafii yardımından ücretsiz olarak faydalanma hakkı bulunduğu halde, müdafii ücretinin yargılama giderleri arasında gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 06/06/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.