
Esas No: 2016/9483
Karar No: 2016/9483
Karar Tarihi: 26/10/2017
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
EIZA KASHKOEVA BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2016/9483) |
|
Karar Tarihi: 26/10/2017 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Engin YILDIRIM |
Üyeler |
: |
Serdar ÖZGÜLDÜR |
|
|
Celal Mümtaz AKINCI |
|
|
Muammer TOPAL |
|
|
M. Emin KUZ |
Raportör |
: |
Mahmut Serhat MAHMUTOĞLU |
Başvurucu |
: |
Eıza KASHKOEVA |
Vekili |
: |
Av. Nebil
ŞAHİN |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski
bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele
yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/5/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün
(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4. Komisyonca tedbir talebinin Bölüm tarafından karara
bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük"ün 73.
maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik
incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine
karar verilmiştir.
5. Bölüm tarafından İçtüzük"ün 73.
maddesi uyarınca sınır dışı işleminin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin
reddine karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve
esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına
(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili
kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu 1981 doğumlu olup Kırgızistan vatandaşıdır.
10. Başvurucu, belirlenemeyen bir tarihte yasal yollardan
Türkiye"ye giriş yapmıştır.
11. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine, fuhuş
için aracılık ve yer temin edildiğine dair bir ihbar yapılmıştır.
12. İhbarı değerlendiren emniyet yetkilileri fuhuş için aracılık
eden kişiyle müşteri kılığına girerek iletişime geçmiş ve bir pansiyonda
buluşmak üzere anlaşmışlardır.
13. Soruşturma için görevlendirilen polis memuru, seri numarası
alınmış paraları müşteri kılığında pansiyon işletmecisine ve N.N. isimli kadına
verdikten sonra polis olduğunu açıklamış ve ilgililer hakkında soruşturma
başlatılmıştır.
14. Olaya konu pansiyonun diğer odalarında da arama yapılmış ve
başvurucunun iki erkekle birlikte pansiyonun zemin katında yer alan bir odada
konaklama kaydı olmaksızın bulunduğu anlaşılmıştır.
15. Başvurucu, erkek arkadaşı ile maç izlemek üzere buluştuğunu
ileri sürmüş ancak bu iddiası odada bulunan diğer kişiler tarafından
doğrulanmamıştır.
16. İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 5/11/2015 tarihli
kararıyla başvurucunun geçimini meşru olmayan yollardan sağladığı gerekçesiyle
idari gözetim altına alınmasına ve sınır dışı edilmesine karar verilmiştir.
17. Başvurucu tarafından anılan kararın iptali istemiyle
İstanbul 1. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır.
18. Dava dilekçesinde özetle olaya ilişkin yürütülen ceza
soruşturması sonuçlanmadan başvurucunun idari gözetim altına alınmasının ve
sınır dışı edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
19. Anılan dava İdare Mahkemesinin 26/2/2016 tarihli kararıyla
reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Dava
dosyasının incelenmesinden; 04/11/2015 günlü tutanakta, Ahlak-Kumar Büro
Amirliğine bağlı polis ekipleri tarafından internet ortamında facebook -eskort sitesinden temin edilen telefondan
arandığı, kendisini M. olarak tanıtan erkek şahıs bayanları gecelik
gönderdiğini, cinsel ilişki ücretinin 500 TL. olduğunukabul
etmeleri halinde cinsel ilişkiye girecek bayanların fotoğraflarını whatshap üzerinden gönderebileceğini beyan ettiği, polis
memurlarının kabul etmeleri üzerine sonradan kimliği tespit edilen N. N. isimli
bayanın resimleri ve telefon numarası atılmış, ilişki için nereye gidileceği
sorulmuş, polis memurlarının da otele gidebileceklerini söylemeleri üzerine M. isimli
şahıs kendisinin bildiği ve cinsel ilişki için kullanılan bir pansiyonun
olduğunu ve selamını söylemesi halinde 125 TL. karşılığında kayıt olmadan
ilişkiye girebileceklerini söylediği, polis memurlarının N.N. isimli bayanın
telefonunu arayarak kendilerinin M.B. ile anlaştıklarını söylediklerinde N.N.nin teklifi kabul etmesi üzerine Şişli"de bulunan otele
götürdükleri, belirtilen otele geldiklerinde E. isimli şahsa 125 TL. vererek 7 nolu odaya geçtikleri, N.N. ilişki için 500 TL."yi aldıktan sonra ilişki için hazırlanmaya başladığı ve
soyunduğu anda polis memurlarının N.N.yı muhafaza
altına aldıkları, bu esnada fuhuş amacı ile kullanılan ve kayıt yapılmayan
pansiyonun zemin katında davacı ile 2 Türk vatandaşının da muhafaza altına alındığı,gereğinin yapılması için davacının polis merkezine
teslim edildiği, davacının menfaat karşılığı fuhuş yapmak suretiyle geçimini
meşru olmayan yollardan sağladığından bahisle dava konusu işlemin tesis
edildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava dosyasında yer alan
tutanakların tetkikinden, davacı erkek arkadaşı ile orada oturduğunu iddia
etmiş ise de yanında bulunan kişilerin bu iddiayı kabul etmedikleri, davacı ile
yanındaki 2 Türk vatandaşının kaldıklarını iddia ettiği pansiyonda kaldıklarına
dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, dolayısı ile davacının da fuhuş yaptığını
kanıtladığını, ayrıca fuhuş yaparken yakalanan N.N. da pansiyonun fuhuş için
kullanıldığını açıkça ikrar ettiği dikkate alındığında davacının fuhuş yapmak
suretiyle geçimini meşru olmayan yollardan sağladığının sabit olduğu
görüldüğünden6458 sayılı Kanunun 54/1-ç maddesi uyarınca tesis edilen dava
konusu sınırdışı işleminde hukuka aykırılıkbulunmadığı
sonucuna varılmıştır."
20. Bu karar, başvurucuya 20/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş
olup 20/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
21. Başvuru formunda; idari dava dilekçesinde belirtilenlerden
farklı olarak başvurucunun fuhuş yaptığına dair somut, kesin ve inandırıcı
delil bulunmadığı, bu gerekçeyle sınır dışı edilmesi hâlinde ülkesinde
yaşamının tehlikeye gireceği belirtilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
22. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası
Koruma Kanunu’nun "Kapsam"
kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Kanun,
yabancılarla ilgili iş ve işlemleri; sınırlarda, sınır kapılarında ya da
Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak
uluslararası korumayı, ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve
kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak geçici
korumayı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve
sorumluluklarını kapsar.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında, Türkiye’nin
taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ile özel kanunlardaki hükümler saklıdır."
23. 6458 sayılı Kanun’un "Geri
gönderme yasağı" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun kapsamındaki
hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi
tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti
veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında
bulunacağı bir yere gönderilemez."
24. 6458 sayılı Kanun’un 29/10/2016 tarihli ve 676 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname"nin (676 sayılı KHK) 35. maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53.
maddesi şöyledir:
“(1) Sınır dışı etme
kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında
sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına
tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat
tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu,
itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da
avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş
gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı
etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan
başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş
olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma
süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası
kapsamındakiler hariç’ yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı
edilmez.”
25. 6458 sayılı Kanun’un 676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyle
değişik “Sınır dışı etme kararı alınacaklar”
kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:
“(1) Aşağıda sayılan
yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:
a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi
kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi,
destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya
destekleyicisi olanlar
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri
için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan
sağlayanlar
d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu
sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden
fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
f) İkamet izinleri iptal edilenler
g) İkamet izni bulunup da süresinin sona
ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on
günden fazla ihlal edenler
ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den
yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı
bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen,
uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen,
başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma
statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan
sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
j) İkamet izni uzatma başvuruları
reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından
tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler
(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve
(k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru
sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası
koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. ”
26. 6458 sayılı Kanun"un "Sınır
dışı etme kararı alınmayacaklar" kenar başlıklı 55. maddesinin
ilgili kısmı şöyledir:
"(1) 54
üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır
dışı etme kararı alınmaz:
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına,
işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı
konusunda ciddi emare bulunanlar"
27. 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete"de
yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği"nin 6. maddesinin (1) numaralı
fıkrası şöyledir:
"Bu
Yönetmelik kapsamında hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı
ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir
toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya
hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez."
B. Uluslararası
Hukuk
1. Uluslararası Mevzuat
28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı 2. maddesi
şöyledir:
"1.
Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı
bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi
dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.
2. Ölüm, aşağıdaki durumlardan birinde mutlak
zorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse, bu
maddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz:
a) Bir kimsenin yasa dışı şiddete karşı
korunmasının sağlanması;
b) Bir kimsenin usulüne uygun olarak
yakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan bir
kişinin kaçmasını önleme;
c) Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun
olarak bastırılması"
29. Sözleşme"nin "İşkence
yasağı" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"Hiç
kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi
tutulamaz."
30. Mültecilerin hukuki durumuna dair 28/7/1951 tarihli
Sözleşme"nin (Cenevre Sözleşmesi) 33. maddesi şöyledir (Cenevre Sözleşmesi,
29/8/1961 tarihli ve 359 sayılı Kanun"la onaylanmış; 5/9/1961 tarihli ve 10898
sayılı Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir):
“1.
Hiçbir Taraf Devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal
gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü
tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun geri
göndermeyecek veya iade ("refouler")
etmeyecektir.
2. Bununla beraber, bulunduğu ülkenin
güvenliği için tehlikeli sayılması yolunda ciddi sebepler bulunan veya
özellikle ciddi bir adi suçtan dolayı kesinleşmiş bir hükümle mahkum olduğu için söz konusu ülkenin halkı açısından bir
tehlike oluşturmaya devam eden bir mülteci, işbu hükümden yararlanmayı talep
edemez.”
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması
31. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) sınır dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkı
ile kötü muamele yasağının ihlal edileceğine ilişkin şikâyetlerle ilgili
ilkesel yaklaşımı özetle şöyledir (referans alınan AİHM kararları için bkz. Soering/Birleşik Krallık, B. No: 14038/88,
7/7/1989; Saadi/İtalya [BD], B. No: 37201/06, 28/2/2008; M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No:
30696/09, 21/1/2011; J.K. ve diğerleri/İsveç
[BD], B. No: 59166/12, 23/8/2016; Ghorbanov ve
diğerleri/Türkiye, B. No: 28127/09, 3/12/2013; Mamatkulov ve Aksarov/Türkiye [BD],
B. No: 46827/99, 4/2/2005; Babajanov/Türkiye, B. No: 49867/08, 10/5/2016):
"AİHM"e göre yabancıların
ülkeye girişleri, ülkede ikamet edişleri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin
konular doğrudan o ülkenin ulusal egemenlik yetkisine ilişkin olup Sözleşme"nin
6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır. Bir başka deyişle bu tür
konularda alınan kararların medeni hak ve yükümlülüklerle ilgisi
bulunmamaktadır.
Bununla birlikte bir yabancının sınır dışı
edilmesi hâlinde işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair ciddi emareler
bulunması durumunda taraf devletin Sözleşme kapsamında sorumluluğu ortaya
çıkmaktadır. Sözleşme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma riski bulunan
ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünü içermektedir.
AİHM, Sözleşme"nin 2. (yaşam hakkı) ve 3.
maddelerinin (işkence ve kötü muamele yasağı) birlikte ihlal edildiğine ilişkin
şikâyetlerde kural olarak işkence ve kötü muamelenin mutlak şekilde
yasaklandığı gerçeğinden hareketle başvuruları 3. maddeyle sınırlı olarak
incelemektedir. Bu kural geri gönderilen ülkede idam cezası uygulanacağı gibi
doğrudan yaşam hakkının konusunu oluşturan şikâyetler bakımından geçerli
değildir.
AİHM, işkence ve kötü muamele riski bulunan
ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünün kamu düzeni veya kamu güvenliği
bakımından risk oluşturanlar bakımından da geçerli olduğununun
ve hatta uluslararası terörizm tehlikesinin bulunduğu hâllerde bile bu
yükümlülüğe bir istisna getirilemeyeceğinin altını çizmektedir.
AİHM, geri gönderilen ülkede işkence ve kötü
muamele riskinin varlığını haklı gösteren önemli gerekçelerin bulunması hâlinde
bu iddiaların kapsamlı ve titiz (etkili) bir şekilde incelenmesi gerektiğine
dikkat çekmektedir.
AİHM, söz konusu incelemenin etkililiğinden
bahsedebilmek için sınır dışı kararı uygulanmadan önce ilgili kişiye bağımsız
bir mercie başvuruda bulunma imkânı sunulması ve inceleme sonuçlanıncaya kadar
sınır dışı kararının uygulamasının kendiliğinden (otomatik olarak)
durdurulmasının önemine vurgu yapmaktadır.
AİHM"e göre Sözleşme"nin 3. maddesinin ihlaline karar verilebilmesi için
işkence ve kötü muamele iddiasının bir olasılığın ötesinde gerçek bir risk
düzeyine ulaşması gerekmektedir. Söz konusu riskin ciddiliği incelenirken geri
gönderilecek ülkeyle ilgili koşullar taraf devletçe resen araştırılmalıdır. Bu
araştırma yapılırken bağımsız insan hakları örgütlerinin ve hükûmetlerin
hazırladığı ülke raporlarından yararlanılması mümkündür.
AİHM"e göre başvurucuların kişisel durumlarına ve geri gönderilecekleri
ülkede karşılaşacakları risklere ilişkin iddialarını ayrıntılı şekilde açıklama
ve (varsa) iddialarını destekleyen belgeleri sunma yükümlülükleri
bulunmaktadır. Bir başka deyişle başvurucuların kişisel durumlarına ilişkin
iddialarını ispat külfeti kendilerine aittir."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
32. Mahkemenin 26/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
33. Başvurucu; fuhuş yaptığına dair herhangi bir delil
bulunmadığını, kaldı ki Türk ceza mevzuatında fuhuş yapmanın suç teşkil
etmediğini, olaya ilişkin ceza soruşturması tamamlanmadan sınır dışı edilmesine
karar verildiğini, fuhuş yaptığı gerekçesiyle sınır dışı edilmesi hâlinde
ülkesinde yaşamının tehlikeye düşebileceğini belirterek Anayasa"nın 17., 36. ve
38. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
34. Başvurucu, ayrıca sınır dışı işleminin durdurulması ve
tazminat taleplerinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan
hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini
kendisi takdir eder (Tahir Canan,
B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiaları Anayasa"nın 17.
maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı
kapsamında değerlendirilmiştir.
36. Anayasa"nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi
şöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun
yollarının tüketilmiş olması şarttır."
37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.
maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,
eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının
tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
38. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece
mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir
kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa
Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun
yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,
26/3/2013, § 17).
39. Somut olayda, sınır dışı işleminin iptali istemiyle İdare
Mahkemesinde açılan davada başvurucunun Kırgızistan"a sınır dışı edilmesi
hâlinde kötü muameleye maruz kalacağına dair herhangi bir iddiada
bulunulmamıştır. Anılan dava dilekçesinde, sadece ceza soruşturması
sonuçlanmadan sınır dışı edilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu
belirtilmiştir.
40. Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde ülkesinde kötü
muameleye maruz kalacağı iddiası ilk kez Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel
başvuruda ileri sürülmüştür. Dolayısıyla kötü muamele iddiası bakımından
bireysel başvuruda bulunulmadan önce olağan kanun yollarının usulüne uygun
şekilde tüketilmediği anlaşılmaktadır.
41. Kaldı ki başvurucunun kötü muamele iddiası bakımından daha
önce tedbir kararında bir değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Anayasa
Mahkemesi tarafından, kötü muamele iddiasını ispata yarayacak somut bilgi ve
belge sunulmaması nedeniyle başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde yaşamına
ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun
anlaşılamadığına karar verilmiştir (Eiza Kashkoeva [TK], B. No: 2016/9483,
25/5/2016, §§ 18, 19). Bir an için başvuru yollarının tüketildiği kabul edilse
bile anılan kararda yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı
gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
42. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik
koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru
yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna
karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle
KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel
Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 26/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.