Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5787
Karar No: 2017/2683
Karar Tarihi: 04.04.2017

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/5787 Esas 2017/2683 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2016/5787 E.  ,  2017/2683 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2012 gününde verilen dilekçe ile muvakkat dağıtım cetveli düzenlenmesine ilişkin memur işleminin iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi aşamasında düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde imtiyazlı alacağın sırasının düzeltilmesi ve tamamen reddedilen alacağa ilişkin kayıt kabul davası açılmış olmakla “nizalı alacak” olarak yazılması istemlerine ilişkindir.
    Mahkemece şikayetçi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun alacağın 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15, 15/a ve 16. maddesinde tanımlanan alacaklardan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı TMSF vekili temyiz etmiştir.
    1- Türk hukuku bakımından terekenin tasfiyesi için iki usul öngörülmüştür. Bu usullerden Türk Medeni Kanununun 632 ve izleyen maddelerinde düzenlenmiş tasfiye biçimi kural niteliğinde ise de istisnai durumlarda (TMK. m. 612 ve 636) İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tasfiye usulü de benimsenmiştir. Ne var ki iflas hükümlerine göre yapılan tereke tasfiyesinin de iflasa ilişkin tasfiyeden farklı yanları bulunmaktadır; bu bağlamda iflasta asliye ticaret mahkemesince yapılması öngörülen bütün işlemler, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde sulh hukuk mahkemesince yapılır.
    Geçici ya da kesin dağıtım pay cetvelleri (İİK. m. 249, 252) kesinleşmiş sıra cetveline göre yapılacağından, öncelikle sıra cetvelinin kesinleşip kesinleşmediği ve masaya kayıt istemi ile açılan davanın akıbetinin eldeki dosyaya etkisi üzerinde durulmalıdır.
    a) İlk olarak vurgulamak gerekir ki alacağın miktarının ve sırasının sıra cetvelinde netleşeceği tartışmasızdır; sıra cetvelinde gösterilenin dışında pay cetvelinde farklı bir sıra belirlenmesi düşünülemez.
    İcra ve İflas Kanununda sıra cetveline yönelik itirazlar “esasa” ve “sıraya” olmak üzere iki grupta mütalaa edilmiş; görev hususu da bu ayrıma göre (iflas hukuku ile sınırlı olmak üzere) ticaret mahkemesi ve icra mahkemesi arasında paylaştırılmıştır. Alacak eğer tereke alacağı olarak yazılmamışsa (iflas masasına kaydedilmemişse) alacağın kaydı için açılan davada alacağın sırasına da karar verilir. Alacak yazılmış olmasına rağmen sırasının doğru olmadığı ileri sürülüyorsa bu husus “şikayet” olarak değerlendirilir.
    Somut olayda, gerekçeli kararın bazı kısımlarında itiraz konusu işleme “muvakkat (geçici) pay cetveli” denmesi gerekirken “geçici sıra cetveli” denmiş olması doğru değildir. Davacı tarafından.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/10 Esas sayılı dosyasıyla reddedilen alacağa ilişkin kayıt kabul davası açılmış olmakla davacının alacağı henüz sıra cetveline yazılmadığından müstakilen sıraya yönelik itirazda bulunması mümkün değildir. Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de davanın reddi sonucu bakımından doğru olduğundan HUMK"nın 438/son maddesi gereğince hüküm gerekçesinin değiştirilerek onanması gerekmiştir.
    b) Sıra cetvelinin kesinleşmesi ve cetvele kayıt istemli dava hakkında yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, eldeki davanın sonuçlandırılması ve ödeme yapılıp yapılamayacağı hususuna gelince, mahkemece anılan davanın sonucu beklenebileceği gibi bu davanın sonuçlanmasının alacağı zaman, paranın alım gücündeki muhtemel düşme gibi nedenler gözetilerek sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ve o dava sonucunda ortaya çıkacak durum değerlendirilerek ve davacıya isabet etmesi muhtemel pay depo edilmek kaydıyla eldeki dosya hakkında bir karar verilebilir (İİK.m.254/2). Sulh Hukuk Mahkemesinin bu yönde işlem yapmak üzere tereke tasfiye memuruna talimat vermesi mümkündür (kıyasen İİK.m.17).
    İcra ve İflas Kanununun “şarta muallak alacaklar” başlıklı 197. maddesindeki düzenlemeye paralel olarak alacak hakkındaki İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/10 sayılı Esasında görülen davanın devam etmesi halinde bu alacağın sıra cetveline “nizalı alacak” olarak kaydedilmesi gerekir. Davanın sonuçlanmadığı düşünülerek nizalı alacak kaydına ilişkin talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
    Ne var ki bu eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi uyarınca hükme “Davacı alacağının geçici pay cetveline nizalı alacak olarak yazılmasına, sıra cetveline yönelik dava sonucuna göre tasfiye memurunca işlem yapılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmiş bu haliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bendin (a) alt bendinde açıklanan nedenle alacağın sırasına yönelik red kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, (b) alt bendinde açıklanan gerekçe ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki “Davanın reddine” cümlesinin “sıraya ilişkin davanın reddine” denilmek ve bu paragrafın altına “Davacı alacağının geçici pay cetveline nizalı alacak olarak yazılmasına, sıra cetveline yönelik dava sonucuna göre tasfiye memurunca işlem yapılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi