"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Düzce İcra Hukuk Mahkemesi)/nce yetki itirazının kabulüne dair verilen 24.04.2007 gün ve 2007/82-102 sayılı kararın incelenmesi davalı/alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onikinci Hukuk Dairesinin 27.12.2007 gün ve 2007/20612-24339 sayılı ilamı ile (...İcra Dairesinin yetkisine ilişkin hükümler kural olarak kamu düzeninden değildir.
İİK"nın 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili İcra Dairesi, HUMK"nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir.
İİK"nın 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HUMK"nın 9/2. maddesi 1. cümlesine göre, davalı birden fazla ise dava (takip), bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde (İcra Dairesi"nde) açılır.
Somut olayda, takip borçlularından Davut"a 10 örnek ödeme emri Düzce adresinde tebliğ olunmuş, adı geçen borçlunun yetki itirazında bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığına göre, Düzce İcra Dairesi"nin yetkisi kesinleşmiştir.
Bu durumda yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı/alacaklı vekili
Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava; borca, imzaya, İcra Dairesi"nin yetkisine itiraz ile takibin iptali istemine ilişkindir.
A...bank-Topkapı Sanayi-İst şubesine ait "15.12.2006 İstanbul keşide yeri ve tarihli, 5.000 YTL bedelli, hamiline kaydı içeren, keşidecisi davacı/borçlu, son yetkili hamili de davalı/alacaklı olan" çeke dayanılarak alacaklı vekili tarafından kambiyo senetlerine mahsus yolla Düzce İkinci İcra Dai-resi"nde takip yapılmış; ödeme emri davacı şirketin İkitelli/İstanbul adresi ile ve dava dışı takip borçlusu Davut"un O... Mahallesi C.../Düzce adresine tebliğ edilmiştir. Takip borçlusu Davut"un herhangi bir itirazda bulunmamış; davacı şirket eldeki davayı süresinde açarak borca, yetkiye, imzaya itirazla takibin iptalini istemiştir.
Mahkeme talebi kabul etmiş; bu karar Özel Daire"ce davalı/alacaklı vekilinin temyizi üzerine "...Somut olayda, takip borçlularından Davut"a 10 örnek ödeme emri Düzce adresinde tebliğ olunmuş, adı geçen borçlunun yetki itirazında bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığına göre, Düzce İcra Dairesi"nin yetkisi kesinleşmiştir. Bu durumda yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekir" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı/alacaklı vekili getirmiştir.
Uyuşmazlık; İcra Dairesi"nin yetkisi noktasındadır.
İcra takibi Düzce"de yapılmış; şirket merkezi K.../İstanbul"da bulunan keşideci şirket İcra Dairesi"nin yetkisine itiraz etmiştir. Ciranta gerçek kişi ise, ikametgah adresi ayrı bir adli teşkilatı olan C... olmasına karşın, Düzce İcra
Dairesi"nin yetkisine herhangi bir itirazda bulunmamış; onun yönünden İcra Dairesi"nin yetkisi kesinleşmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu"nun 50/1. maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı İcra Dairesi de takibe salahiyetlidir." hükmü ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"na atıfta bulunulmuş; bu Kanun"un 9/2. maddesinin 1. cümlesinde ise "Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır." hükmüne yer verilmiştir.
O halde, kural olarak davalının birden fazla olması halinde dava (takip), bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde (İcra Dairesi"nde) açılır. Şayet alacaklı, takibe borçlulardan birinin ikametgahı İcra Dairesi"nde girişmiş ve bu borçlu takibe de itiraz etmemişse, diğeri yönünden de İcra Dairesi"nin yetkisi kesinleşecektir. Ne var ki, bu kuralın uygulanabilmesi için alacaklının borçlulardan en az birinin doğru ikametgah adresinde takip yapması gerekir. Aksi halde, yetki konusunda tercih hakkını doğru kullanmayan alacaklının bu hakkı karşı tarafa geçecek ve onun yetki itirazının gözönünde tutulması gerekecektir.
Diğer yandan, borçlulardan biri için özel yetkili bir İcra Dairesi"nde takip yapılması halinde, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 9/2. maddesinin 1. cümlesi hükmü uygulanmaz.
Somut olayda; alacaklı Düzce İcra Dairelerinde takibe girişmiş ise de, borçlu şirketin adresi K.../İstanbul; diğer borçlu gerçek kişinin adresi ise ayrı bir adli teşkilatı bulunan C."dir. Dolayısıyla alacaklının takip başlattığı Düzce İcra Dairesi, her iki borçlunun da ikametgahı İcra Dairesi olmadığı gibi, itiraz eden için özel yetkili de değildir.
Bu nedenle; diğer borçlunun ikametgahı İcra Dairesi olmayan Düzce İcra Dairesi"nin yetkisinin kesinleşmiş olması, yine ikametgahı Düzce olmayan davacı şirketin yetki itirazında bulunmasına engel değildir. Zira, yetki konusunda tercih hakkını doğru kullanmayan alacaklının bu hakkı artık karşı tarafa geçmiştir ve yetki itirazının dinlenmesi gerekir.
Yukarıda ve mahkeme kararında açıklanan tüm bu nedenlerle borçlu/şirketin yetki itirazının kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.
Sonuç: Davalı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle (ONANMASINA), gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.