21. Hukuk Dairesi 2014/11624 E. , 2015/634 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2010/1034-2014/146
Davacılar murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 101.195.82.TL. maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan Ş.... Gıda Sanayi Aş vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/01/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Ş....Gıda Sanayi Aş vekili Avukat M...E...D... S.G.K. vekili Avukat E...K....ile karşı taraf vekili Avukat C....H...D...geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre temyiz eden davalı Ş.... Piliç Gıda San AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 13.07.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi zararları ile Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece SGK Başkanlığına yönelik davanın reddine, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü ile sigorta şirketi bakımından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere diğer davalılardan tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılardan Ş....Piliç Gıda San AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Manevi tazminatın takdirine ilişkin yerel mahkeme kararı isabetlidir. Maddi tazminat isteminin kabulü ise hatalı olmuştur.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin Peşin Sermaye değerinin belirlenen tazminattan düşürülmesi gerektiği Yargıtay"ın oturmuş yerleşmiş, görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın, tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden, hak sahibine; gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunması, gerektiğinde dava açması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Başka bir anlatımla, hak sahibi tarafından Kurum aleyhine açılan davada, 506 Sayılı Yasanın 24. Ve 5510 sayılı Yasanın 34. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminat isteme hakkına sahip olmayacağı açık-seçiktir.
Somut olayda, hak sahibi olarak dava açan anne ve babaya Kurum tarafından gelir bağlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı baba C.. B..’un devlet memuru olarak çalıştığı ve kazancının bulunduğunun dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli bulunmasına göre ölen oğlundan dolayı gelir bağlanması yasal olarak mümkün bulunmadığı giderek geçiminin sigortalı tarafından sağlanmasının söz konusu olmadığı ortadadır. Davacı anne B.. B..’a gelince; anılan davacı bakımından koşulları varsa hak sahibi olarak gelir bağlanması giderek ölen oğlunun desteğinden yararlandığının kabulü mümkündür.
Yapılacak iş; davacı B.. B..’un maddi tazminat istemi bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumunun gelir bağlanma talebini reddettiğinin anlaşılmasına göre, iş kazası kolundan gelir bağlanması isteminin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali için dava açmak üzere davacı B.. B..’a süre vermek, Açılan davanın sonucu ölen oğlundan gelir bağlanmasına karar verilmesi halinde bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünü hesaplanan zararından indirilmek suretiyle SGK tarafından karşılanmayan bir zararının bulunup bulunmadığını belirleyerek sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir. Verilen süreye rağmen gelir bağlanma talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile gelir bağlanması için dava açılmaması durumunda veya açılan davanın reddedilerek kesinleşmesi durumunda ise bu durum davacının geçiminin sigortalı tarafından karşılanmadığını kanıtladığından anılan davacının maddi tazminat isteminin reddinin gerekeceği ortadadır. Davacı C.. B.. bakımından ise anılan davacının kendi gelirinin bulunduğu giderek geçiminin ölen sigortalı tarafından karşılanmadığı açıkça belli bulunduğu halde maddi tazminat isteminin reddi yerine kabulü hatalı olmuştur.
Maddi tazminatın hesabında esas alınacak ücretin belirlenmesine yönelik temyize gelince; ücretin belirlenmesinde hataya düşüldüğü görülmektedir.
Gerçekten, tanık beyanlarında geçen sigortalının olay tarihinde aylık 1.000-1.400 TL ücretle çalıştığına ilişkin beyanlarına göre, Yerel Mahkemenin; olay tarihindeki aylık ücretin 1.000,00-TL olarak kabulü ile hesaplamanın yapılmasına ilişkin talimatı doğrultusunda, hükme esas 03.05.2013 günlü hesap bilirkişi raporunda, kazılının ücreti aylık 1.000,00-TL olarak kabul edilmek suretiyle maddi zararın hesaplandığı anlaşılmaktadır.
İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacı işçinin davalıya tahmil tahliye işinde yükleme işçisi olarak çalıştığı, yapılan işin niteliği, işçinin olay tarihindeki yaşı ve iş deneyimi ile kusur bilirkişi raporundaki vasıflandırmalar dikkate alındığında vasıflı işçi olarak kabulünün mümkün bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının asgari ücretle çalıştığı hayatın olağan akışına uygun bulunduğu halde, tanık beyanlarından yola çıkılarak 1.000,00-TL ücretle çalıştığı kabul edilerek tazminatının hesaplandığı hesap bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, eksik inceleme, araştırma ile hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Ş... Piliç Gıda A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, Davalılardan Şenpiliç Gıda San. A.Ş. yararına takdir edilen 1.100.00.TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde Ş... Gıda San. A.Ş."ne iadesine, 21.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.