21. Hukuk Dairesi 2014/12083 E. , 2015/635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 148.462.25 TL maddi ve manevi tazminatın asal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... vekilince de duruşma talep edilmesi üzerini, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/01/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... vekili Avukat ..., ... Ve Temizlik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd Şti. Vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi.
KARAR
Dava 05.10.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 59,00 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu kazada davalılardan ...l Müdürlüğünün kusurun bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kusuru bulunmasa bile zarardan sorumlu tutulup tutulmayacağına ilişkindir. Mahkemece anılan davalının asıl işveren olduğunun kabulü ile tazminattan sorumlu olacağı sonucuna varılmışsa da varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
Gerçekten, bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, aracı olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren de aracılarla birlikte 4857 sayılı Yasanın 2/6. maddesi uyarınca sorumlu olur.
Gerek 4857 sayılı Yasanın 2/6 ve gerekse 5510 sayılı yasanın 12/son maddeleri ile yürürlükten kalkan ...Kanununun 87/2. maddesinde; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile "Taşeron" sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; aracıdan bahsedilebilmek için; öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda artık üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olamaz. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin doğabilmesinin ilk koşulu; işyerinde işçi çalıştıran bir asıl işverenin, bulunması, diğer unsurda, işin asıl işverene ait işyerinde görülüyor olmasıdır. Çoğu kez bina inşaat işlerinde görüldüğü gibi, ana binayı veya asıl işi bitirmekle yükümlü bir işveren, bu işin doğrama, döşeme, su tesisatı gibi bölümlerini aracılara devretmektedir. Bu gibi durumlarda üst-alt işveren ilişkisinden söz edilebilir. Buna karşı, bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda, artık üst-alt işveren ilişkisi ortada bulunmamaktadır. Arsanın veya binanın salt maliki olmak ve ihale makamı olarak işi bütünüyle devretme durumlarında, ortada aracı denilen kurumdan söz edilemez. Çünkü burada iş tamamıyla ve bütün olarak bağımsız bir işverene devredilmektedir. Dava konusu olayda, davalı ...’nün üç çeşit sıcak yemek hazırlanarak bir adet ekmekle birlikte günlük 700 kişiye, dağıtımı işinin anahtar teslimi suretiyle verildiği açıktır. Anılan davalının yemek dağıtılacak kişilerin isim ve adreslerinin bildirilmesi dışında yapılan işe müdahalesinin söz konusu olmadığı, yemeklerin davalı ...….. Ltd Şti tarafından kiralanan yemekhanede ve bu davalının çalışanlarınca hazırlanarak gene aynı davalı tarafından dağıtıldığı, giderek...müdürlüğüne ait bir işyerinde ve bu davalının işçilerinin de katılımı suretiyle bir çalışmanın söz konusu olmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Bu duruma göre ihtiyaç sahiplerine yemek pişirilmesi ve dağıtımı işinin bütünüyle devrinin söz konusu olduğu, davalılardan ...Müdürlüğü bakımından işverenlik sıfatının ortadan kalktığı açıktır. Hal böyle olunca davalı ...Müdürlüğünün kusuru bulunmadığı halde, asıl işveren olduğunun ve kabulü ile tazminattan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan davacıda belirlenen sürekli iş göremezlik oranın % 59,00 olduğuna ilişkin sürekli iş göremezlik derecesi tespit formunda, sürekli iş göremezlik durumunun 09.05.2012 tarihinde kontrolünün gerektiği belirtilmiştir. Sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının, sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile tazminatın miktarını doğrudan etkilediği ise söz götürmez. Diğer bir deyişle, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerekir. Hal böyle olunca kontrol sonucunun araştırılarak sürekli iş göremezlik oranının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeden eksik inceleme ile maddi ve manevi tazminatın belirlenmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, sigortalıda oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının değişip değişmediği yöntemince araştırılmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, davalı... Müdürlüğünün hukuki durumunun belirlenmesinde yanılgıya düşülerek ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranındaki kontrol kaydının kalkıp kalkmadığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekili ile davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, davalılar yararlarına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma Avukatlık parasının birbirlerine karşılıklı olarak yükletilmesine,temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine
20.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.