21. Hukuk Dairesi 2014/1992 E. , 2015/661 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2013
NUMARASI : 2005/628-2013/610
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 01.09.1997 – 01.10.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve en son ücretinin 800,00 TL olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 01/09/1997-31/12/1997 arası 120 gün günlük 1.231.371 TL ücretle,01/01/1998-30/06/1998 arası 180 gün günlük 1.668.400 TL ücretle, 01/07/1998-30/09/1998 arası 90 gün günlük 2.103.611 TL ücretle, 01/10/1998-31/12/1998 arası 90 gün günlük 2.336.625 TL ücretle, 01/01/1999-30/06/1999 arası 180 gün günlük 3.112.200 TL ücretle, 01/07/1999-31/12/1999 arası 180 gün günlük 3.790.000 TL ücretle, 01/01/2000-31/03/2000 arası 90 gün günlük 4.000.000 TL ücretle, 01/04/2000-31/03/2001 arası 360 gün günlük 5.000.000 TL ücretle, 01/04/2001-01/10/2001 arası 180 gün günlük 7.000.000 TL ücretle, davalı K....Kuyumculuk Tur. İnş. ve Otm. San. Ltd. Şti. nezdinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davanın ilk olarak davalı A....K... karşı açıldığı, daha sonra davalı şirketin davaya dahil edildiği, davalı..A.. K...nın davalı şirketin ortağı olduğu, davacının 20.02.2001 – 12.07.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının davalı şirket tarafından davalı Kurum"a bildirildiği, dosyada mevcut ücret bordrolarında göre; 2001/2. ayda 11 gün, 2001/3-4-5-6. aylarda 30"ar gün üzerinden davacı tarafından imzalanmış ücret bordroları bulunduğu, 2001/7. aya ait ücret bordrosunda ise 12 gün bildirim olduğu ve davacı tarafından imzalanmadığı, karara esas alınan bilirkişi raporunda; bordrolarda isimleri bulunan davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunun, bu nedenle başkaca bordro tanığı dinlenilmesi gerektiğinin, ancak mahkeme mevcut tanık beyanlarını yeterli bulur ise davacının talep ettiği dönemde çalışmasının bulunduğunun anlaşıldığının bildirildiği, ayrıca bilirkişi raporunda ücretlerin nasıl belirlendiğine dair açıklama bulunmadığı, bu nedenle de ücret hususunun denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Gerçekten, davacının işyerindeki bir kısım çalışmaları aylık bordrolara dayanılarak Kurum"a kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. İmzalı bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerekmektedir. Başka bir anlatımla; yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay"ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Davalı işveren tarafından bir kısım imzalı ücret bordroları ibraz edilmiştir. Bu bordroların bir kısmının imzalı olduğu görülmüştür. Davalı tarafından imzalı ücret bordrosu ibraz edilen, ancak davacı tarafından aksi yazılı delil sunulamayan bu aylardaki bildirilmeyen süreler yönünden ret kararı vermek gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; dosyada mevcut dönem bordrolarında isimleri bulunan kişiler arasından re"sen seçilecek başkaca bordro tanıklarını dinlemek, emsal ücret araştırması yapmak, dosyada mevcut imzalı ücret bordrolarını dikkate almak ve gerekli görülür ise denetime elverişli bir bilirkişi raporu alarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Kabule göre de; davalı şirket ortağı olduğu anlaşılan ve kendisine husumet düşmeyen davalı Ahmet Kaya hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan işverenlere iadesine
20/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.