3. Hukuk Dairesi 2016/20462 E. , 2018/7600 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; otel işlettiğini, şikayeti üzerine davalı şirket tarafından elektrik trafosu üzerinde inceleme yapıldığını ve gerilim uçlarında ters bağlantı olduğunun tespit edildiğini, bağlantının yetkili çalışanlar tarafından düzeltildiğini ve 08.11.2013 tarihli tutanak tutulduğunu, ters bağlantı sebebiyle son bir yıla ait eksik olan 1/3 tüketim tutarının faturalandığını, hatalı ve fahiş oranda tüketim ihdas ettiğini, 08/11/2012 ile 08/11/2013 tarihleri arasında davacı tarafından tüketilen elektriğin miktarının ve ücretinin tespitini, davalı şirkete ödenmiş olan fazla ödemelerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı; sayaçta gerilim uçlarında ters bağlantı olduğunun tespit edildiğini, bunun düzeltildiğini ve 08/11/2012- 08/11/2013 dönemi için 1/3 oranında ek tahakkuk yapıldığını, müşteri hizmetleri yönetmeliğine göre, sayacın doğru kaydetmemesi başlıklı 20.maddesine istinaden hesaplama yapıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının davasının kısmen kabulü ile, 56.161,50 TL " nin dava tarihi olan 25/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eksik tüketim nedeni ile tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 19. maddesinde, “Sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa sayaç çalışır duruma getirildikten sonraki müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak geçmiş dönem tüketimleri hesaplanır ve tahakkuk ettirilir.”
Yine aynı Yönetmeliğin 20.maddesinde, “Sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde;
a)Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak,
b) a bendinden düzenlenen tespitin bulunmadığı durumda, varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa sayaç doğru çalışır duruma getirildikten sonra müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak, hesaplama yapılır ve fark tahakkuk ettirilir. Tahakkuka esas süre, doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı bulunmaması halinde 90 günü aşamaz.” şeklinde açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu"nun 29/12/2005 tarihli toplantısında; 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmış; yine aynı kurum tarafından hazırlanan ve 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nin yürürlüğe girmesine kadar hüküm icra etmiştir.
Somut olayda; dava konusu borcun 08.11.2013 tarihli ölçü devreleri kontrol tutanağı uyarınca tahakkuk ettirildiği, tutanağın, yapılan kontrollerde gerilim uçlarının ters bağlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle tanzim edildiği, bilirkişi kurulu tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükümleri esas alınarak değerlendirmenin yapıldığı, bilirkişi raporunda "13.12.2013- 15.01.2014 tarihli faturaların ortalaması alınıp 8 aylık dönem için davacıya ödenmesi gereken miktarın 56.161,50 TL olduğu " şeklinde görüş bildirildiği, mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, dava konusu eksik tüketim bedelinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan ve tutanak tarihi itibariyle yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bilirkişi raporu bu yönü ile yönetmeliğe uygun değildir.
Hal böyle olunca, tutanak tarihindeki yönetmeliğe uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilemeyeceğinden, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi kurulu dışında yeni bir bilirkişi kuruluna verilerek, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile 622 sayılı karara göre hesaplama yapılması ve tutanak tarihinin 08.11.2013 olduğu dikkate alınıp Yargıtay ve taraf denetimine elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.