1. Ceza Dairesi 2015/4277 E. , 2016/3235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : . Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs- Kasten yaralama- Olası kastla yaralama- Hakaret
TÜRK MİLLETİ ADINA
I- A) O yer Cumhuriyet savcısının süre tutum dilekçesinin güvenli elektronik imza kullanılarak 24.04.2014 tarihinde düzenlendiği ve aynı tarihte elektronik ortamda UYAP vasıtasıyla mahkemeye gönderildiği, CMK"nun 38/A. maddesinin 5 ve 9.bendleri nazara alındığında yasal bir haftalık süre içerisinde temyiz başvurusunun yapıldığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki (1) nolu red düşüncesine iştirak edilmemiş,
B) Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre sanık .
müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin sadece kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek, bu hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmış,
C) Sanık. müdafiilerinin, ceza miktarları itibariyle yasal şartları taşımayan duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK"nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
II-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ., mağdurlar .,.,.yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin edilmiş, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet savcısının “TCK"nun 29.maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına” sanık müdafiilerinin “eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasıflarının hatalı olduğuna, TCK"nun 25 ve 27.maddelerinin uygulanması gerektiğine”, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen
sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur. ile sanık . arasında olay tarihinden 1 yıl kadar önce basit düzeyde bir kavga yaşandığı, olay günü akşam saatlerinde mağdurlar .,.,.,. araçla sanık . yanından geçtikleri sırada “sanığın kendilerine küfür ettiğini” düşünerek geri döndükleri, araçtan önce mağdur . inerek sanığa sataştığı, bu şekilde .,., arasında başlayan kavgaya . arkadaşları olan diğer mağdurlar .,., da katıldıkları,. bira şişesi ile sanığın başına vurduğu, üç kişi tarafından darp edilen sanığın bıçakla karşılık verdiği, olay yerine gelen kişilerin tarafları ayırdıkları, bıçak darbeleri sonucunda . toraksa nafiz akciğer parankim hasarına ve bir adet kosta kırığına,. ise batına nafiz ve iç organlardan ince barsakta harabiyete neden olacak biçimde yaralandıkları, her ikisinin yaşamlarının tehlikeye girdiği anlaşılan olayda;
A-) Teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurarak ve işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olarak sanık hakkında makul cezalara hükmolunması yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezaları tayini suretiyle eksik cezalar belirlenmesi,
B-) Mağdurlardan sanığa yönelen, haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında, verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirilmesini öngören TCK"nun 29. maddesinin uygulanması sırasında üst sınıra yakın oranda indirimler yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sadece ¼ oranında indirimler tatbikiyle fazla cezalar verilmesi,
C-) 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, .E. ve 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53.maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın niteliği, hükmolunan cezaların miktarı ve temyiz incelemesi dışındaki tutukluluk süresi nazara alınarak sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, 23/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.