21. Hukuk Dairesi 2014/1862 E. , 2015/857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk işe giriş tarihinin..."da ki ilk sigortalı oluş tarihi olan 01/05/1975 olarak tespitiyle 01/06/2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ilk işe giriş tarihinin..."daki ilk sigortalı oluş tarihi olan 01.05.1975 tarihi olarak tespiti ile yaşlılık aylığı talebi için müracaat etmiş olduğu 21.05.2013 tarihini takip eden 01.06.2013 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanması ve biriken aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yurtdışında ev hanımı olarak geçen sürelerin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceği ve davacının..."da ikamet ettiğine dair imzalı beyan belgesi içeriği ile mernis kaydına göre halen..."da ikamet ettiği ve Türkiye"ye kesin dönüşünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının Türkiye"de 5510 sayılı yasanın 4/1-a maddesi kapsamında 18/05/2013-20/05/2013 tarihleri arasında 3 gün sigortalılığının bulunduğu,..."da 24/02/1975-30/04/1975 tarihleri arasında analık sigortası kapsamında olduğu, 01/05/1975-30/11/1988 tarihleri arasında çocuk yetiştirmeden kaynaklı zorunlu sigortalılık kapsamında olduğu ve 01/06/1999-15/09/1999 tarihleri arasında sigortadan muaf kısa süreli çalışmasının bulunduğu, davacının 21/05/2013 tarihinde başvuru yaparak 01/05/1975-22/04/1997 tarihleri arasındaki 3600 günlük süreyi borçlanarak bedelini 16/05/2013 tarihinde Kuruma ödediği, 21/05/2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından verilen cevapta Türkiye"deki sigortalılık başlangıç tarihinin 18/05/2003 olarak tespit edildiğinin, bu duruma göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığının belirtilerek talebinin reddedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
1- Somut olayda, davacının 01/05/1975 tarihinde çocuk yetiştirmeden kaynaklı olarak prim kesintisinin bulunduğu anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak sigortalılık başlangıcının 01/05/1975 olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
2- 3201 sayılı Kanun’un 6/A-(a) bendine göre bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için yurda kesin dönülmüş olması şarttır. Kanun’un 6/B fıkrasının 1. cümlesine göre bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye"de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.
Kesin dönüş kavramının tanımı Yönetmelik"in "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (d) bendinde yapılmıştır. Buna göre kesin dönüş; aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade eder.
Bu tanımda geçen sosyal sigorta ödeneği deyiminden; çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ikamete dayalı ödenekler, sosyal yardım ödeneği deyiminden ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlaşılmalıdır.
Yurda kesin dönüş, yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının, çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek ve sosyal güvenliklerini burada sağlamak üzere Türkiye’ye dönüş yapmalarını ifade eder. Kısaca, “yurt dışı çalışma ilişkisinin ve bu bağlamda sosyal güvenlik kurumlarıyla sigortalı ilişkinin sona ermesi”dir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.10.1997 gün ve 1997/10-588-857 E.K ve 1998/10-645 E. 1999-237 K.)
Yurda kesin dönüş koşulu borçlanma yoluyla aylık talebinde bulunanların tümü için geçerli olup evli olsun ya da olmasın yurt dışında ev kadını olarak bulunan Türk vatandaşlarının da aylık tahsisi için yurda kesin dönüş yapmaları gerekir. Bu konuda kanun koyucu tarafından ev kadınları yararına herhangi bir ayırıma gidilmemiştir.
Yurt dışında işçi sıfatıyla çalışma hayatıyla ilgili tüm bağlarını ve ilişkisini bitirmeden geçici sürelerle yurda giriş yapmak ve yabancı ülke sosyal güvenlik kuruluşlarından yardım almak kesin dönüş yapıldığı anlamına gelmez. Sigortalının yaşlılık aylığı talep tarihinde yurt dışında bulunması aylık talep etmesine engel olmadığı gibi yurt dışında bulunmak tek başına yurda kesin dönüş yapılmadığı anlamına gelmez.
Yurt dışında yaşlılık veya maluliyet aylığı bağlanması, çalışma ve sigortalı ilişkisinin sona erdiğini gösterdiğinden kesin dönüşe karinedir. İşçinin, çalıştığı ülkeden işsizlik yardımı, hastalık, geçici işgöremezlik ve benzeri çalışmaya veya sigortalılığa dayalı yardımlar alması halinde sigortalının kesin dönüş yapmadığı kabul edilmelidir.
İkamet şartına bağlı olmayan sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği kesin dönüşe engel değildir.
Yukarıda kesin dönüş koşulunun aylık bağlanırken Kurumca, yargılamada ise mahkemece re"sen araştırılması gerekir. 3201 sayılı Kanun"un 6. maddesi uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tarafların beyanlarına bağlı kalınmaksızın, resmi kayıtlar doğrultusunda, resen araştırılarak, irdelenip saptanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak iş, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının yurt dışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadığını araştırmak, davacının yurda giriş çıkış tarihlerini belirlemek ve davacının yurda kesin dönüş yaptığının tespit edilmesi durumunda sigortalılık başlangıç tarihinin 01/05/1975 tarihi olduğu gözetilerek yaşlılık aylığı koşullarına sahip olup olmadığını saptamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.