1. Hukuk Dairesi 2021/514 E. , 2021/2238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı, mirasbırakan babası ...’in dava konusu 10 no’lu bağımsız bölümün intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini davalı ...’e satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, eski eşi olan davalı ... ile mirasbırakanın dava konusu evde birlikte yaşadıkları sırada mirasbırakanın intihar etmesi sonucu devri öğrendiğini, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemiştir.
Davalı, satışın gerçek olduğunu, yıllardır çalışarak biriktirdiği para ve ailesinin desteği ile dava konusu bağımsız bölümü 80.000,00 TL’ye satın aldığını,diğer iddiaların da yersiz ve iftira olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “Somut olaya gelince; mirasbırakan ...’nun yaptığı işlemde asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması için yeterli araştırma ve incelemenin yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, davalı taraf 14.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile tanık isimlerini bildirerek dinlenmelerini istemiştir. Davacı taraf, resmi senede karşı tanık dinlenemeyeceğini belirterek itirazda bulunmuştur. Oysa, muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden iddialar hukuka uygun her türlü delil ile kanıtlanabilmektedir. O halde, murisin gerçek iradesinin saptanması yönünden delillerin eksiksiz toplanması gerektiği de gözetilerek davalı tanıklarının dinlenmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca, davacı tarafın tanık bildirmediği hususu da göz önünde tutularak, davalı yanın bildirdiği tanıkların dinlenmesi ve diğer deliller ile birlikte bir bütün halinde değerledirilerek murisin asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği ve TMK"nın 6. maddesi ve HMK"nın 190. maddesinde düzenlendiği üzere herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda davacı, temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat etmelidir.
Somut olayda; davacı temlikin muvazaalı olduğu iddiası ile eldeki davayı açmış, tanık deliline dayanmamıştır. Bozma ilamında davalı tanıklarının dinlenmediği belirtilerek mirasbırakanın temlikteki amacının belirlenmesi gereğine işaret edilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dinlenen davalı tanık beyanlarında muvazaanın varlığına dair somut olgular ortaya konulamamış olup, davada ispat yükü davacıya ait olmasına rağmen, davalının savunduğu hususlar irdelenmek suretiyle temlikin muvazaalı olduğu sonucuna varılması hatalı olmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, akitte gösterilen bedelle gerçek bedel arasındaki fark tek başına muvazaanın kanıtı değildir.
Hal böyle olunca, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.