
Esas No: 2017/419
Karar No: 2019/551
Karar Tarihi: 09.05.2019
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/419 Esas 2019/551 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli 3.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.11.2013 tarihli ve 2013/126 E., 2013/84 K. sayılı kararın davalı ...Ş. vekili ile davalı TMSF vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2014/3894 E., 2014/11188 K. sayılı kararı ile:
“… Davacı vekili, müvekkilinin 26.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş"nin Denizli Şubesi"ne 24.800.00 TL parasını %91 faizle, 3 ay vadeli olarak yatırdığını ve yatırmış olduğu paraya karşılık havale makbuzu ile banka cüzdanı verildiğini, 21.12.1999 tarihli bakanlar kurulu kararı ile bankanın TMSF"ye devredildiğini, müvekkilinin parasını bankaya yatırdığı sırada banka çalışanları tarafından K.K.T.C"de kurulan dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd.Şti. adlı paravan bankanın kendi şubeleri olduğu ve yüksek faiz verdiği belirtilerek, sanki bu bankaya havele yapılıyormuş gibi talimat imzalattırılarak Yurtbank logolu yanıltıcı biçimde tanzim edilen hesap cüzdanı verildiğini, bankaya el konulmasından sonra banka yöneticileri ve hissedarları hakkında açılan ceza davasında Ali Balkaner ve Yurtbank yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle müvekkili gibi off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, yatırılan paraların Kıbrıs"daki banka veya şirkete gitmeyip, Türkiye"de kalıp, paravan şirketlere kredi kullandırılarak dolandırıcılık yaptıklarının sabit olduğunu ve ceza mahkumiyetlerinin de kesinleştiğini, müvekkilinin parasının haksız ve hukuka aykırı şekilde elinden alındığını ileri sürerek, 24.800,00 TL"nin paranın bankaya yatırıldığı tarih olan 26.11.1999 tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa"nın 1-2 maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili TMSF hakkında açılan davada idari yargının görevli olduğunu, TMSF"ye husumet yöneltilemeyeceğini, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ING Bank A.Ş. yönünden ise yetki ve husumet itirazlarını tekrarla, zamanaşımı def"inde bulunmuş, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih etmiş olup, iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, müterafik kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin off shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını, dava konusu paranın ayrı bir tüzelkişiliğe sahip off shore bankası hesaplarına havale edildiğini, faiz talebinin haksız olup, vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranının talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer"i müdahil, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Yurtbank A.Ş"nin Denizli Şubesi"ne 26.11.1999 tarihinde 24.800,00 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd.Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi"nce verilen ve kesinleşen karara göre, Yurtbank A.Ş"nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde Yurtbank A.Ş."nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 24.800,00 TL"nin 26.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 2. maddesi gereğince avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321"inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını Off Shore Bankası"ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş"nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı ve vekalet harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ...Ş yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada (1) no"lu davalı olarak Yurtbank A.Ş gösterilmiş, TMSF" de Yurtbank A.Ş"yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF"ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. (1) no"lu davalı olarak gösterilen Yurtbank A.Ş"nin de, diğer davalı ...Ş. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF"den de tahsiline imkan verecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir..."
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDENLER : 1-Davalı ...Ş.
2-Davalı TMSF vekili
3-Feri müdahil ... vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 26.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş"nin Denizli Şubesine 24.800TL parasını %91 faizle ve 3 ay vadeli olarak yatırdığını, yatırmış olduğu paraya karşılık havale makbuzu ile banka cüzdanı verildiğini, 21.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile bankanın TMSF"ye devredildiğini, müvekkilinin parasını bankaya yatırdığı sırada banka çalışanları tarafından K.K.T.C"de kurulan dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti. adlı paravan bankanın kendi şubeleri olduğu ve yüksek faiz verdiği belirtilerek, sanki bu bankaya havale yapılıyormuş gibi talimat imzalattırılarak Yurtbank logolu yanıltıcı biçimde tanzim edilen hesap cüzdanı verildiğini, bankaya el konulmasından sonra banka yöneticileri ve hissedarları hakkında açılan ceza davasında Ali Balkaner ve Yurtbank yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, yatırılan paraların Kıbrıs"taki banka veya şirkete gitmeyip Türkiye"de kaldığı ve paravan şirketlere kredi kullandırılarak dolandırıcılık yaptıklarının sabit olduğunu, haklarındaki mahkûmiyet kararlarının da kesinleştiğini, müvekkilinin parasının haksız ve hukuka aykırı şekilde elinden alındığını ileri sürerek 24.800TL"nin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili TMSF hakkında açılan davada idari yargının görevli olduğunu ve husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ING Bank A.Ş. yönünden ise yetki ve husumet itirazlarını tekrarla, davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih etmiş olup, iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin off shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Ferî müdahil vekili, davanın asıl muhatabı olan TMSF"ye tevcih edilmesini, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde davalı yanında ferî müdahil olarak davaya katılmalarına karar verilmesini talep etmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkemece, davacının davalı Yurtbank A.Ş."nin Denizli Şubesine 26.11.1999 tarihinde 24.800TL yatırdığı, daha sonra bu paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen karara göre Yurtbank A.Ş."nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, Off Shore Bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde Yurtbank A.Ş."nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer Off Shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.800TL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün davalı ...Ş. vekili ile davalı TMSF vekilince temyizi üzerine karar Özel Dairece yukarıda karar başlığında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece davalı TMSF yönünden bozmaya uyulduğu belirtilmiş, davalı ... lehine bozulan karar bakımından ise önceki gerekçelerle ve mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. bendinde davalıların harçtan muaf oldukları ve harç alınmasına yer olmadığına dair hüküm kurulduğu, davacı tarafından yatırılan peşin harcın da istemi hâlinde iadesine ve 3. bentte ise davacı tarafından yapılan 542,80TL yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verildiği, her ne kadar Özel Daire bozma kararında da bu yargılama giderlerinin içinde harç giderlerinin olduğu belirtilerek bozma yapılmış ise de, bu kısmın içinde harç giderlerinden ayrık olarak sadece yargılama giderleri mevcut olduğu, gerek UYAP üzerinden yapılacak sorgulama ve gerekse dosyadaki mevcut harcama evraklarından da anlaşıldığı üzere 400TL’si bilirkişi ücreti, kalan 142,80TL’sinin ise talimat gideri, posta ve tebligat gideri olduğu ek gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı ...Ş., davalı TMSF ve ferî müdahil ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz itirazlarının ayrı incelenmesinde yarar vardır.
I) Davalı ...Ş. yanında feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği üzere hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır.
Ferî müdahil ... vekilince ilk kararın temyiz edilmemiş olması nedeniyle direnme kararına karşı temyiz talebinde bulunulmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
O hâlde ferî müdahil ... vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.
II) Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazları yerel mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına uyulan kısma ilişkin olduğundan temyiz itirazlarının Özel Dairece incelenmesi gerekir.
III) Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140’ıncı maddesi uyarınca davalı bankanın harçtan muaf olduğu uyuşmazlık dışı olan eldeki davada, mahkemece hüküm altına alınan 542,80TL’nin içinde başvurma harcı ve vekâlet harcının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Konuya ilişkin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun (HMK) “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenleme uyarınca, yargılama giderleri kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ( Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) 417 ve HMK 326. maddeleri).
Bu yargılama giderleri hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekâlet ücretidir. Mahkemenin, davayı kaybeden tarafı yargılama giderlerine mahkûm etmesi için mutlaka karşı tarafça bir talepte bulunulmuş olması gerekmez; bu konudaki karar mahkemece kendiliğinden verilir (Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011, s.700 vd.).
5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun “Fon ve faaliyet izni kaldırılan bankalara ilişkin malî istisnalar” başlığı altında 140. maddesi;
“Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin Fon tarafından, borçlarının ve/veya taahhütlerinin üstlenilmesi ve/veya alacaklarının devralınması hâlinde Fonun, üstlendiği borçlar ve/veya taahhütler ile devraldığı alacaklarla ilgili devir ve temlik sözleşmeleri, her türlü teminatın tesisi ve kaldırılması, sözleşmelerin bozulması, dava ve icra takipleri ile bu borçlar ve/veya alacaklar ve/veya taahhütlerle ilgili diğer her türlü işlemler ve bu işlemlerle ilgili düzenlenen kâğıtlar, her türlü vergi, resim, harç, fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi hükmünden istisnadır…” şeklindedir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, ilk kararın Özel Dairece 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı ve vekâlet harcından sorumlu tutulmasına imkân verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dâhil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulması üzerine mahkemece verilen direnme kararında, her ne kadar 6100 sayılı HMK’nın 332. maddesine uygun şekilde yargılama giderlerinin dökümünün yapılmaması bir eksiklik teşkil etse de, dosya kapsamında yer alan reddiyat makbuzlarının incelenmesinde mahkemece hükmedilen yargılama giderleri içerisine 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi esas alınmak suretiyle başvurma harcı ile vekâlet harcının dâhil edilmediği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca yerel mahkemenin başvurma harcı ve vekâlet harcının yargılama giderleri içerisine dâhil edilmediği yönündeki direnme kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin yazılı şekilde karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ...Ş. yanında davada yer alan feri müdahil ...’ın temyiz itirazlarının ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine; (II) numaralı bentte açıklanan nedenle bozmaya uyulan kısımla ilgili olan davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine; (III) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.