Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/19
Karar No: 2020/459

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2020/19 Esas 2020/459 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı Hazine, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi sonucu zarar gören davacıların tazminat talebini reddetti. Mahkeme, davacıların taşınmazının tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle uğradıkları zararın tazmin edilmesine karar verdi ve davalı Hazine'nin 360.305,82 TL tazminat ödemesine hükmetti. Karar, Yargıtay'ın bozma kararı sonrasında ıslah harcının ödenmesi ve yeniden değerlendirilmesiyle geçerli oldu. Kararda, davacıların taşınmazının tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açma hakkı olduğu belirtildi. Ayrıca, taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesi ve davalı Hazine'den tahsili kararlaştırıldı. Kararda, kullanılan kanun maddeleri ise Tapu Sicili Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi olarak belirtildi.
20. Hukuk Dairesi         2020/19 E.  ,  2020/459 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacılar vekili 04.12.2013 harç ve havale tarihli dava dilekçesinde,...mahallesinde bulunan 569 parsel (3402 sy 22. md 2-a uyg. ile 133 ada 24 parsel) sayılı tarla niteliğinde 20.016,99 m2 yüzölçümündeki taşınmazın müvekkilleri adına tapuda kayıtlı iken, Orman Yönetiminin açtığı, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.2012 gün ve 2012/220 E.- 2012/496 K. sayılı tapu iptali ve tescil davası sonunda tapu kaydının iptal edilerek orman olarak Hazine adına tescil edildiğini ve hükmün 10.09.2013 tarihinde kesinleştiğini, hiç bir bedel ödenmediğini, böylece mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00.-TL"nin tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten işbu kararın kesinleşeceği tarihe kadar, kesinleştikten sonra da kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine verilmesini istemiştir.
    Davacılar vekili, keşif ve raporlardan sonra mahkemeye sunduğu 10.06.2014 tarihli dilekçesinde; davasını, 360.305,82.-TL üzerinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03/11/2010 gün ve 2010/10-550 E. - 2010/562 K. sayılı ilâmını gerekçe göstererek ıslah harcı yatırmadan ıslah etmiş ve tapu kayıtlarının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği 10.09.2013 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı Hazine vekili, tapu kaydının mahkeme kararı ile hükmen iptal edildiğini, Hazinenin kusurlu sorumluluğunun sözkonusu olmadığını ve hukukî olay bakımından Hazine ile açılan dava arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava zamanaşımı ve husumet itirazları bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, ıslah harcı Hukuk Genel Kurulu kararına dayanılarak tamamlatılmadan, davacının davasının kabulü ile 360.305,82.-TL"nin, 10/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından esasa ilişkin olarak temyiz edilmekle Dairenin 16/05/2016 gün 2015/2678 E.- 2016/5500 K. sayılı kararı ile “...Mahkemece, ıslah harcı tamamlatılıp, ıslah dilekçesi taraflara usûlüne uygun tebliğ edildikten sonra işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, harcı yatırılmayan ıslahla artırılan miktar esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır...” denilerek bozulmuştur.
    Mahkemece bozma kararına uyulmuş, ıslah harcı davacı tarafça ödenmiş ve yapılan yargılama sonucu davanın ıslah talebi de dahil kabulü ile 360.305,82.-TL"nin 10/09/2013
    tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.
    Tazminat istemine dayanak 569 parsel sayılı taşınmaz 1977 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapu kayıtlarına dayanılarak tarla niteliğiyle ve 20.053,00 m² yüzölçümüyle davacılar murisi ... adına tespit edilmiş, tespite dava dışı kişi tarafından yapılan itiraz üzerine itirazı reddedilerek hükmen tespit maliki ... adına tescil edilmiş, 1993 yılında vefatı ile davacı mirasçılara intikal etmiş ve davacılar adına 1/3er hisse ile tapuya kaydedilmiş, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2012 gün ve 220-496 sayılı kararı ile taşınmazın tamamının 10/04/2009 tarihinde kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 10/09/2013 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dosyada davacılar davasını 04/12/2013 tarihinde açmıştır. Taşınmaz 22/2-a uygulama çalışmaları sırasında 133 ada 24 parsel sayısı ve 20.016,99 m2 yüzölçümü ile vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılmaksızın tespit ve tescil edilmiştir.
    İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacıların adlarına kayıtlı bulunan taşınmazlarının tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde eldeki davayı açmasında ve arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle, tapu iptal kararının kesinleştiği tarih esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin TMK"nın 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/02/2020 günü oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi