Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2007/20-135
Karar No: 2007/138
Karar Tarihi: 14.03.2007

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/20-135 Esas 2007/138 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, kendilerinin sahip olduğu ve tarım alanı olarak kullandıkları taşınmazın Hazine adına kaydedildiği tapu kaydının iptal edilmesi ve kendi adlarına tescil edilmesi için dava açtılar. Mahkeme, taşınmazın orman sınırları içinde iken makiye ayrıldığı ve Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlendiğinden, davacıların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetliği edinemedikleri sonucuna vardı ve davanın reddine karar verdi. Ancak, davacıların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine ilişkin olarak mahkeme tarafından yeterli bir araştırma yapılmadığından, karar bozuldu. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, önceki kararda direndi. Kararda, maddi hata sonucu böyle bir istek varmış gibi bozma kararı verildiği belirtilerek, Mahkeme kararında açıklanan gerektirici sebepler ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına karar verildi. Kanunlar, 2924 S. Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun’un 11. maddesi ve 3402 S. Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi olarak belirtildi.
Hukuk Genel Kurulu 2007/20-135 E., 2007/138 K.

Hukuk Genel Kurulu 2007/20-135 E., 2007/138 K.

  • TAPUDA KAYITLI OLMAYAN TAŞINMAZLARIN TESPİTİ
  • TARIM ALANINA DÖNÜŞMÜŞ YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
  • 2924 S. ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMES... [ Madde 11 ]
  • 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]
  • "İçtihat Metni"

    Taraflar arasındaki "tapu iptali tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi"nce davanın reddine dair verilen 14.09.2004 gün ve 2002/1082 E- 2004/409 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesi"nin 20.10.2005 gün ve 2005/7252-12544 sayılı ilamıyla; (...Davacılar Bekir Er ve arkadaşları 10.10.2002 tarihinde, Gaziler Köyü 1162 parsel sayılı taşınmızın 1960 yılından önce imar ve ihya edildiği, o zamandan beri de tarım alanı olarak kullanıldığı, daha sonra kendilerinin satın aldığı, malik sıfatıyla zilyet ettiği, bu taşınmazın 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla olan ilişkisinin kesildiği, yeniden orman sınırları içinde aplike edilip Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı iddiasıyla, Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptalini, taşınmazın adına tescilini istemiştir.

    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.

    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tescili, zilyetliğin beyanlar hanesine yazılması istemine ilişkindir.

    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1981 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2.madde uygulaması vardır.

    1)İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın tamamının, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1963 ve 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1981 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlenip, maki tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı. bu nedenle kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi, makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği (HGK 27.02.2002/1-19 E., 97 K. Sayılı Kararı), bu tür yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapulara değer verileceği, davacı tarafın böyle bir tapusunun olmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın, yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlardan olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği; kaldı ki, taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2.maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği 1982 yılından, taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiği 1992 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı gerekçe gösterilerek Hazine aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişilerin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

    2)Davacı gerçek kişilerin beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı gerçek kişiler taşınmaza kendilerinin zilyet ettiğini, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin doğru olmadığını da iddia ettiği, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi bu hususu doğruladıkları halde, taşınmazın belediye sınırları içinde bulunup bulunmadığı, davacıların Gaziler köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığı, bu köyde oturup oturmadığı, oturuyor ise kaç yıldır bu köyde oturduğu araştırılmamıştır.

    O halde, 4127 Sayılı Yasanın 1.Maddesi ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11.Madde 3.Fıkrasının "...Kadastro çalışmaları sırasında, fiili kullanım durumuna göre sınırlandırması Hazine adına tesbiti yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir…

    …" hükümlerine göre tasarruf edenleri belirlenerek tapunun beyanlar hanesinde gösterilmelidir. Ancak, tasarruf edenlerin beyanlar hanesinde gösterilmesi, bu tür taşınmazların 2924 Sayılı Yasanın 11/I-III maddesi hükümlerine göre kullanan kişilere satılmasını gündeme getireceğinden, taşınmazda tasarruf ettiklerini iddia eden davacı gerçek kişilerin,

    a)Orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadıklarının,

    b)Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru en az beş yıldır o yerde ikamet edip etmediklerinin,

    c)3402 Sayılı Yasanın 14.Maddesindeki taşınmaz edinmedeki sınırlamaların araştırılması,

    d)Bu araştırmanın yargıcın doğru sicil oluşturma görevi cümlesinden olduğu, 2924 Sayılı Yasanın 1, 11/I-III, 6831 Sayılı Yasanın 2/B, maddeleri, HGK. 09.06.1999 gün ve 1999/8-187-492 sayılı ve 10.11.1999 gün ve 1999/7-903 -944 sayılı kararları gözetildiğinde, Orman Bakanlığına verilmiş bir görev olarak değerlendirilmeyeceği ortadır.

    Açıklanan hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN:Davacılar vekili

    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davanın yalnızca tapu iptal, tescil isteğine ilişkin bulunması; davacının zilyetliğin tapunun beyanlar hanesine yazılması istemenin bulunmaması karşısında, maddi hata sonucu böyle bir istek varmış gibi bozma kararı verildiğinin anlaşılmasına ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

    S O N U Ç : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi