Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/2032
Karar No: 2018/338
Karar Tarihi: 09.01.2018

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/2032 Esas 2018/338 Karar Sayılı İlamı

16. Ceza Dairesi         2017/2032 E.  ,  2018/338 K.

    "İçtihat Metni"

    TALEP:
    PKK terör örgütünün sair efradı olmak ve bomba patlatmak, bomba koymak suçlarından sanıklar ... , ..., ... ve ..."in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 168/2, 59/2, 264/2-8, 59/2, 74, 75/2. maddeleri ile 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca neticeten ve içtimaen ayrı ayrı 12 yıl, 6 ay ağır hapis, 5 yıl, 6 ay 20 gün hapis, 1.688.888 Türk Lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmalarına dair (Kapatılan) İstanbul 3. No.lu Develet Güvenlik Mahkemesinin 02/05/2001 tarihli ve 1998/221 esas, 2001/115 sayılı kararının sanıkların eylemlerinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 125. maddesi kapsamında olduğundan bahisle anılan mahkeme kararının kazanılmış hakların saklı kalması kaydıyla bozulmasına ilişkin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31/01/2002 tarihli ve 2001/2407 esas, 2002/192 karar sayılı ilamını müteakip yapılan yargılama neticesinde sanıkların 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 125, 59/2. Maddeleri ve Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu"nun 326/son maddesi uyarınca 12 yıl, 6 ay ağır hapis, 5 yıl, 6 ay 20 gün hapis, 1.688.888 Türk Lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmalarına dair İstanbul 3. No.lu Develet Güvenlik Mahkemesinin 30/09/2002 tarihli ve 2002/63 esas, 2002/259 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanıkların ilk mahkumiyetlerine konu 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 168/2 ve 264/6-8. maddeleri esas alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2, 170/1-c, 174/1-2, 62/1 (3 kez) 3713 sayılı Kanun"un 5. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis, 5 ay hapis ve 3 yıl 9 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/06/2006 tarihli ve 2002/63 esas, 2002/259 sayılı ek kararını dosya incelendi.
    Dosya kapsamına göre, hükümlüler devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırma eyleminde bulunma suçundan mahkum olduklarından lehe Kanun hükümleri belirlenirken sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 302/1, 302-2, 170/1-c, 174/1-2, 3713 sayılı Kanun"un 5. maddelerinin uygulanması suretiyle bulunacak toplam ceza miktarının asıl hükme konu toplam ceza miktarı ile karşılaştırılıp sonucuna göre karar verilmesi yerine, yazılı şekilde uyarlama yapılmasında isabet görülmemiştir.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/06/2006 tarihli ve 2002/63 esas, 2002/259 sayılı kararının bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.09.2017 gün ve 94660652-105-34-6765-2017-Kyb sayılı yazısına müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunmuştur.
    I-OLAY:
    Hükümlüler ... , ..., ... ve ... haklarında İSTANBUL 3 NOLU DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİNİN 02.05.2001 TARİHLİ KARARI İLE 765 sayılı TCK"nın 168/2, 59/2, 31, 33, 3713 sayılı Kanunun 5; 765 sayılı TCK"nın 264/6-8, 59/2 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis ve 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 1.688.888 ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hüküm sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.01.2002 tarihli ilamı ile sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK"nın 125 maddesinde yazılı suçu oluşturduğundan ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmak üzere bozulmuştur.
    Bozma kararı üzerine İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 30.09.2002 tarih 2002/63-2002/259 sayılı kararı ile hükümlüler hakkında 765 sayılı TCK"nın 125, 59/2 ve CMUK"nın 326/son maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 1.688.888 TL ağır para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş bu karar sanıklar tarafından temyiz edilmemeksizin kesinleşmiştir.
    Cezanın infazı aşamasında 5237 sayılı TCK"nın yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama talebi üzerine İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi sanıkların Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından bozulan ilk mahkumiyet ilamı esas alınarak yapılan uyarlama ile 5237 sayılı TCK"nın 314/2, 170/1-c, 174/1-2 62/1, 3713 sayılı Kanun 5. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis 5 ay hapis ve 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ve bu karar da temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
    II-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI:
    Kanun yararına uyuşmazlığın kapsamı hükümlüler hakkında uyarlama yargılamasına esas olarak kesinleşmeyen ve bozmaya konu olan ilk hükmün esas alınması ve uyarlama yargılamasında kesinleşen ilamdaki suç vasfının değiştirilerek lehe yasa maddesinin yanlış belirlenmesine ilişkindir.
    III-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:
    Hükümlüler hakkındaki ilk hüküm silahlı örgütün sair efradı olma ve patlayıcı madde atma suçuna ilişkin olup bu hüküm sanık müdafilerinin temyizi üzerine ceza süresi yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak üzere Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından eylemin bir bütün halinde 765 sayılı TCK"nın 125. maddesinde yazılı Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğundan bozulmuştur.
    Bozmaya uyan yerel mahkeme hükümlüler hakkında 765 sayılı TCK"nın 125. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurmuş ve ceza süresi yönünden kazanılmış haklarını koruyarak cezada gerekli indirimi yapmış ve bu ilam temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
    Bu aşamadan sonra TCK yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yargılaması artık kesinleşen bu hüküm üzerinden yapılması gerekirken uyarlama yargılamasında duruşma açılarak hükümlülerin eylemleri silahlı örgüt üyesi olma patlayıcı madde atma suçları oluşturduğu kabulü ile uyarlama yapıldığı ve bu uyarlama kararının da temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    765 sayılı TCK"nın 125. maddesinin karşılığı 5237 sayılı Kanunun 302. maddesi olup 765 sayılı TCK"nın 125. maddesi ile aynı cezayı öngörmektedir. Ancak 765 sayılı TCK"nın 125. maddesi tek başına uygulanması gerekirken 5237 sayılı TCK"nın 302/2 maddesi, 302/1 maddesinde yazılı suçların işlenmesi sırasında işlenen diğer suçlardan da ayrıca cezalandırmayı öngörmektedir. Bu durumda 5237 sayılı TCK"nın uygulanması halinde 5237 sayılı TCK"nın 302/1 maddesi yanında elverişli eylem niteliğinde kabul edilen diğer suçlardan da cezalandırma yoluna gidileceğinde kuşku bulunmamaktadır.
    Uyarlama yargılamasında lehe kanun bir bütün halinde olaya uygulanarak belirlenmesi gerektiği nazara alındığında 765 sayılı TCK"nın 125. maddesinin her halde hükümlülerin lehine olduğu bu nedenle uyarlama talebinin hükümlüler hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve kesinleşen ilk hükümdeki uygulamanın açıkça lehe olduğunun tespiti ile kesinleşen hükümdeki ağır hapis cezasının hapse çevrildiği vurgulanıp tespit edilmesi suretiyle uyarlama talebinin reddine karar verilerek, uyarlama yargılamasında ceza süresi yönünden kazanılmış hak oluşmayacağı da nazara alınarak infazın kesinleşen İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 30.09.2002 tarih ve 2002/63-2002/259 sayılı ilamına göre yapılması gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    IV-SONUÇ VE KARAR:
    Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2017 tarih, 2017/52893 sayılı Kanun Yararına Bozma talebinin kısmen KABULÜNE,
    Hükümlüler hakkındaki İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 tarih, 2002/63 – 2002/259 ek karar sayılı kararı CMK’nın 309/4-d maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    Hükümlüler hakkında kesinleşen İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 30.09.2002 tarihli hükmü açıkça lehe olduğundan UYARLAMA TALEBİNİN REDDİNE,
    Hükümlüler hakkında daha önce tayin olunan ağır hapis cezası ile ağır para cezasının 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/1 ve 6. maddeleri uyarınca hapis ve adli para cezalarına dönüştürülmesine,
    5083 sayılı Kanunun 2. maddesine eklenen fıkradaki "ilgili kanunlar gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz" hükmünün dikkate alınmasına, infazın buna göre yapılmasına dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi