21. Hukuk Dairesi 2014/2588 E. , 2015/1967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/02/1998-01/10/2007 tarihleri arasında çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01/02/1998 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/02/1998-01/10/2007 tarihleri arası davalı nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde
işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin ... olduğu, davalı tarafından davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, herhangi bir bildirim yapılmadığı, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen alacak davasında 01/02/1998-01/10/2007 tarihleri arası dönemin alacaklarına hükmedildiği, davacı tarafından gösterilen tanıkların fiili çalışmayı doğruladıkları, davalı tarafından gösterilen ve öğretmen, hizmetli, müdür, müdür yardımcısı olan tanıklar ise, davacının sürekli çalışmadığını, ara ara gelip temizlik yaptığını belirttikleri, davacıya ... tarafından tesislere girmek için giriş kartı verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının talep ettiği döneme yönelik kesinleşmiş alacak davası bulunsada, alacak davaları, hizmet tespiti davası yönünden kesin delil olmayıp kuvvetli delil niteliğindedir. Öte yandan tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği, ayrıca davacının okulun kapalı olduğu yaz ve kış tatili dönemlerinde de çalışıp çalışmadığı belirlenmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle ... tarafından davacıya verilen giriş kartının hangi tarihte düzenlendiğini belirlemek, bu kartla davacının tesise giriş çıkış kayıtlarını araştırmak, dinlenen tanık beyanları çelişkili olup hüküm kurmaya elverişli olmadığından, uyuşmazlık konusu dönemde okulda eğitim-öğretim gören öğrencilerin velilerini veya çalışmanın geçtiği belirtilen okulun çevresinde ikamet eden sahısları tespit edip beyanlarını almak, ayrıca okulun kapalı olduğu yaz ve kış tatili dönemleride dikkate alınıp, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği göz önünde bulundurulup araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.