23. Hukuk Dairesi 2015/1026 E. , 2015/1397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili,... İcra Müdürlüğü"nün 2012/12459 E. sayılı takip dosyasında hazırlanan 11.04.2013 tarihli sıra cetvelinde 2. sırada pay ayrılan davalının, icra takibine dayanak çeklerin yakın tarihlerde ve yüksek meblağlarda düzenlendiğini, senet ve çekler arasında büyük orantısızlıklar olduğunu, kaldı ki, senetlerin her zaman düzenlenebileceğini, borçlu şirketin mal kaçırmak için davacıyla muvazaalı hareket ettiğini ileri sürerek, muvazaa nedeniyle sıra cetvelinin iptaliyle davalının alacağının sıra cetvelinden çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu icra takip dosyalarına dayanak çek ve bonoların tanzim ve vade tarihlerinin, davacının alacaklı olduğu ... İcra Müdürlüğü"nün 2013/659 E. sayılı takibin dayandığı faturadan önceki tarihli olduğunu, müvekkilinin alacağının nakliye işiyle uğraşan borçlu şirkete akaryakıt satışından kaynaklandığı, muvazaanın sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; yargılama sırasında davacının takip dosyasının 28.11.2013 tarihinde infaz edildiğinden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının alacaklı olduğu, ... İcra Müdürlüğü"nün 2013/659 E. sayılı takip dosyasının 28.11.2013 tarihinde infaz edildiğinden davanın konusuz kaldığı, son celsede taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan ettikleri gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı ..."nın 4. maddesi uyarınca bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra, "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK"nın 142/1 maddesinde "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucunda etkilenecek olan alacaklıları ifade eder. Bu hükümde belirtilen mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK"nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Dairemizin 04.06.2013 tarih ve 3440 E., 3763 K. sayılı ve 15.09.2014 tarih ve 2019 E., 5643 K; 15.10.2014 tarih ve 1764 E., 6313 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda, davalı tacir ise de, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi, uyuşmazlık davalı ile borçlu arasında düzenlenen senet ve çeklerin muvazaalı olup olmadığından kaynaklanmaktadır. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkeme (alacağın sıra cetveline göre düşen hissenin miktarına bakılmaksızın ) HMK"nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ... 2013, sh:738)
6100 sayılı HMK"nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HUMK"nın 428/2. maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak bozma nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça temyize gelmese dahi temyiz mahkemesince re"sen gözetilmelidir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 5. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun"un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı ...’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın nispi ticari dava olmadığı ve dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu gözetilerek; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın HMK"nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de, davacı vekilinin temyiz itirazları incelenmeksizin kararın ..."nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün gerekçesi değiştirilerek ve "HÜKÜM" bölümünün 1,2,3,4,5. bentleri çıkarılarak yerine 1. bent olarak, " Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından HMK"nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, " 2. bent olarak "HMK"nın 331/2. maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.