1. Ceza Dairesi 2015/5320 E. , 2016/3739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : . Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, uyuşturucu madde kullanmak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Yargılama aşamasında vefat eden katılan . mirasçıları olan ve yargılama esnasında vekillleri aracılığı ile davaya katılma talebi bulunan müştekiler
.,.,.,. katılma talebi ile ilgili olarak mahkemece herhangi bir karar verilmemesinin usule aykırı olduğu anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/10/2010 tarih ve. sayılı Kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMK"nun 237/2. maddesi gereğince, müştekiler.,.,.,. kamu davasına katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
2- Oluşa ve dosya kapsamına göre; kalabalık sayıdaki iki taraflı topluluğun arasında meydana gelen kavganın önce hangi grup tarafından başlatıldığı belirlenemediğinden, bu durumun sanık . lehine haksız tahrik nedeni sayılmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki sanık . maktül . yönelik kasten öldürme suçu yönünden haksız tahrik uygulanması nedeniyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3- Katılanlar . müştekiler .,.,.,. tüm sanıklar yönünden "6136 sayılı yasaya muhalefet", " genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" suçları yönünden ve katılan . ile maktul . yönelik eylemleri nedeniyle "kasten yaralama" suçlarından ve sanık . yönünden "uyuşturucu madde kullanmak" suçundan, sanık . hakkında tefrik kararına yönelik kurulan hükümleri temyize yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin CMUK"un 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
4- Sanık . hakkında; maktul . yönelik "Kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, müşteki . yönelik eylemi nedeniyle "Kasten Yaralama" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, "Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması" suçundan verilen beraat hükmüne, "6136 sayılı Yasaya Aykırılık" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, "Uyuşturucu Madde Kullanmak" suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 192/2. maddesi uyarınca ceza tayinine yer olmadığına ilişkin hükme,
Sanık . hakkında mağdur . yönelik "kasten yaralama" suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne,
Sanık . hakkında verilen "Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması" ve "6136 sayılı Yasaya muhalefet" suçları yönünden verilen mahkumiyet hükümlerine,
Sanık . hakkında verilen "6136 sayılı Yasaya muhalefet" suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne,
Sanık . ve sanık . hakkında maktul . yönelik kasten yaralama suçu hakkında kurulan beraat hükümlerine,
Sanıklar .,.,. hakkında "Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması" suçu yönünden verilen beraat hükümlerine,
.,.,.,., hakkında maktul . yönelik kasten yaralama suçu ve mağdur . yönelik kasten yaralama suçu yönünden verilen beraat hükümlerine yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, yerel Cumhuriyet savcısının beraat kararı verilen sanıkların suçunun sübuta erdiğine, sanık .yönünden haksız tahrik uygulanmaması gerektiğine, katılanlar vekilinin mahkumiyete ilişkin cezaların azlığına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanıklar vekillerinin ise, suçun sübuta ermediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli kanıt bulunmadığına, eksik soruşturma sonucunda karar verildiğine, yasal savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik nedeniyle eksik indirim yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık . subuta ve usule, sanık . vasıfa yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih,. esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, mahkemenin sanıklar hakkında bu maddeyle yaptığı uygulamanın kanuna aykırı olduğu anlaşılmakta ise de; Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, mahkumiyet hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin, “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK"nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin kısmı olarak tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA
5-A) Sanık . hakkında mağdur . yönelik "kasten yaralama" suçundan beraat hükmü kurulurken, Sanık . hakkında, olay yerinde elde edilen görüntülerdende anlaşılacağı üzere, saat 12:46 da sanık . daha önce uğradığı saldırı yüzünden yerde yatmakta olan mağdurun yanına
gelerek ayağıyla tekme atma suretiyle kanunda belirtilen "kasten yaralama" suçunu islediği sabit olup, sanık hakkında mağdur . yönelik atılı suçtan cezalandırılması yerine, yanılgılı değerlendirmeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
B) Sanık . hakkında mağdur . yönelik "kasten yaralama" suçundan beraat hükmü kurulurken, olay yerinde elde edilen görüntülerdende anlaşılacağı üzere, saat 12:45"de sanık . daha önce uğradığı saldırı yüzünden yerde yatmakta olan mağdurun yanına gelerek ayağına vurma suretiyle kanunda belirtilen "kasten yaralama" suçunu işlediği sabit olup, sanık hakkında mağdur . yönelik atılı suçtan cezalandırılması yerine, yanılgılı değerlendirmeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, o yer savcısının, sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 27/10/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
27/10/2016 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı . huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık .. müdafii Avukat . yokluğunda 03/11/2016 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.