23. Hukuk Dairesi 2014/7840 E. , 2015/1513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Vek. Av. ... ile davacı koopretif idari müdürü... ve vekili Av. ..."un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili,... 1084 ada, 5 parsel nolu gayrimenkuldeki 15 nolu dairenin maliki olan davalının kooperatif üyeliğinin yok hükmünde olduğunu, davalının üyeliğe kabul edildiği tarihte boş üyeliğin olmadığını ve asıl üyelik hakkının Mahmut Yaylamaz adına olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 20.09.2012 tarih ve 2647 E., 5308 K. sayılı ilamıyla, kooperatifler konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve davacının davalı aleyhine daha önce açtığı tapu iptali ve tescili dava dosyasının incelenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu benimsenerek, davacının daha önce açtığı davada davalı üyeliğinin son bulduğu iddiasına dayanıldığı, bu davada ise davalının üyeliğinin yok hükmünde olduğu iddiasına dayanıldığı, bu nedenle o davadaki kararın bu dava için kesin hüküm teşkil etmeyeceği, davacının üyeliğe kabul edildiği 20.11.2000 tarihi itibariyle boş üyelik bulunmadığı, 03.04.1999 tarihli kur"ada davaya konu bağımsız bölümün dava dışı..."a isabet ettiği, bu kişinin 26.06.2001 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı, davacının hiçbir aidat ödemesinin bulunmadığı, çevre aidatı olarak yaptığı ödemenin iade edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olan davalının ortaklığa giriş işlemlerinin yok olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Özellikle kamu yararı ön planda olan yapı, arsa, üretim, pazarlama, taşıma faaliyetleri konusunda kurulmuş kooperatiflerde açık kapı ilkesi gereği, anasözleşme hükümlerine uygun şartları taşıyan herkesin, ortaklık için başvuru yapabileceği, ilke olarak kabul edilmektedir.
Ancak, bu ilkenin, isteyen herkesin ortaklık için başvurabileceği ve kooperatifin de başvuran herkesi ortak olarak kabul etmek zorunda olduğu, şeklinde anlaşılmaması gerekir. Şöyleki; 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’nın 8/3 maddesi uyarınca yapı kooperatifleri gibi .../...
diğer kooperatifler de alınacak genel kurul kararı ile üye sayısını belirli sayı ile sınırlandırma hakkına sahiptirler. Böyle bir durumda, yani belirlenen ortak sayısının üzerinde ortak alımında açık kapı ilkesi uygulanmaz. Öte yandan, Aynı Yasa"nın 42/8. maddesi de ortak sayısı ve imal edilecek bağımsız bölüm sayısını sınırlama bakımından kooperatif genel kurulu yetkili kılınmıştır.
Somut olayda, davacı kooperatifin 04.02.1995 tarihli genel kurul kararına göre, ortak sayısı 146 ile sınırlandırılmıştır. Davalı 20.11.2000 tarihinde ortak olduktan sonra yapılan genel kurul toplantısına yapılan çağrıda ortak sayısı 42 olup, davalının ortak olduğu tarih itibariyle anılan genel kurul kararı ile belirlenen ortak sayısı geçilmiş değildir.
Esasen, 04.02.1995 tarihli genel kurul kararı ile sınırlanan ortak sayısı olup, imal edilecek bağımsız bölüm sayısının ortak sayısından az olması, ortaklığa gireceklerin sayısının imal edilecek bağımsız bölüm sayısı ile sınırlandığı sonucunu ortaya çıkarmaz.
Davalı ortaklığa kabul edildiğine, davalı ismi hazirun cetvellerinde 5 kez yer aldığına, davalının üyeliğinin son bulduğu iddiasıyla açılan tapu iptali tescili davasında (... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2005/364 E., 2006/75 K. sayılı dosyası), davalının ortak olduğu kabul edildiğine, bu saptamanın da bu davada yerel mahkemeyi bağlayacağına göre, ihraç edilmeyen davacı adına davalı kooperatifin imal edip tescil ettirdiği bağımsız bölüm tapusunun iptaline karar verilemez.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yazılı ilkeler ve saptamalar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme içeren bilirkişi heyeti raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.