"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki "Tapu İptali ve Tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Malatya/Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.12.2005 gün ve 2005/162 E.,2005/274 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.07.2006 gün ve 2006/5532-7969 sayılı ilamı ile, (...Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, 6 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma uygulaması sonucunda davalı Hazine adına tescil edildiği görülmektedir. Davacı sözü edilen yer bakımından Hazinenin de tarafı olduğu tescil ilamı bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Söz konusu isteğin toplulaştırma işlemine yönelik bulunduğu ve sonucu bakımından toplulaştırmaya ilişkin idari kararı etkileyeceği kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere; ülkemizde,toprak toplulaştırmasına imkan veren genel bir hüküm "toprağın iyileştirilmesi" başlığını taşıyan Medeni Kanunun 755. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre " su yollarını düzeltme,sulama, bataklık yerlerini kurutma,yol açma,orman yetiştirme, arazileri toplulaştırma gibi iyileştirme işleri ancak ilgili maliklerin girişimleriyle yapılabilecekse" belirtilen işlerin yapılabilmesi için,arsaların(toprakların) yarısından fazlasına malik bulunan ve sayıca da maliklerin üçte ikisini teşkil eden kimselerin olumlu karar vermesi gerekir. Çoğunluk kararı alındıktan sonra diğer maliklerin alınan karara uyma mecburiyetleri vardır.
Hemen belirtilmelidir ki , Medeni Kanunun 755. maddesini karşılayan İsviçre Medeni Kanunun 703.maddesi 3 Ekim 1951 tarihli Tarım Kanununun 121.maddesiyle değiştirilmiş,toplulaştırma belirli ölçüde kolaylaştırılmış, maliklerin üçte ikisinin değil,sadece salt çoğunluğunun olumlu oyu yeterli sayılmıştır.
Öte yandan, 22.5.1985 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun"un 12/C maddesi ile Sulama dairesi Başkanlığına (sulu ve kuru tarım arazilerinde toplulaştırmaya uygun arazi sahipleri çoğunluğunun isteğine bağlı arazi toplulaştırılması için,etüt planlama,program ve projelerini hazırlamak, hazırlatmak,tasdikini yapmak,uygulama işlerini yapmak,yaptırmak) görevleri de verilmiştir.
Arazi toplulaştırma işlemlerini düzenleyen 24.9.1979 tarih 7/18231 sayılı Tüzükte,işlemlerin nasıl gerçekleştirileceği belirtilmiş,Tüzüğün 12 maddesinde ise ( parsellerin derecelendirilmesine ilişkin harita ,mülkiyet listesi ve derecelerin birbiri ile denkliğini belirten tablo,köyde görülebilecek bir yerde veya belediye tahtasında onbeş gün süreyle asılarak ilan olunur. Asılma ve indirilme bir tutanakla saptanır.Harita,liste ve tablonun ilan edildiği ayrıca köyün ve belediyenin bağlı olduğu ilçe veya il merkezinde alışılmış araçlarla duyurulur.Arazi malikleri derecelendirme harita,mülkiyet listesi ve tablosuna ilan gününden başlayarak yirmi gün içinde yazılı olarak derecelendirme kurulu başkanlığına itiraz edebilirler. Kurul itirazları onbeş gün içinde karara bağlar. Karar,ilgililerine yazılı olarak duyurulur.Bu karara,bildirim tarihinden başlayarak on gün içinde proje idaresi eliyle Bakanlığa itiraz edilebilir.Bakanlığın otuz gün içerisinde vereceği karar üzerine derecelendirme kesinleşmiş olur.Bu karar,ilgililere ayni biçimde duyurulur.) denilmiştir. Anılan Tüzükte öngörülen ve Bakanlar Kurulu kararı ile başlatılan arazi toplulaştırma işlemlerinin gerçekleştiriliş ve özellikle kesinleştirilme yöntemi dikkate alındığında Bakanlığın son kararına karşı, idari yargı yerinde dava açılabileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, toplulaştırmaya ilişkin idarece yapılan yada yaptırılan işlemin idari yargı yerine dava açılarak bozulmadığının, diğer bir deyişle hukuki varlığını koruduğunun anlaşılması durumunda eldeki davanın reddedilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek işin esasının incelenmesi, iptal ve tescile karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda ; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, Hazinenin taraf olduğu kesinleşen mahkeme ilamı ile adına tescil kararı verilen taşınmazın, toplulaştırma sonucu davalı Hazine adına 139 ada 3 parsel olarak tescil edildiğini ileri sürerek Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usul ve yasaya aykırı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, "Dava konusu yerin kesinleşmiş mahkeme kararında davacı adına tesciline karar verilen yer ile aynı yer olduğunun anlaşıldığı " gerekçesiyle davanın kabulüne dair verdiği karar, Özel Dairece yukarıda belirtilen nedenle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Hazine"nin taraf olduğu Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.12.2002 gün 2002/49 E.,2002/228 K. sayılı tescil kararı 14.03.2003 tarihinde Yargıtay 8.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiş olduğundan kesin hüküm niteliği taşır ve Hazineyi bağlar. İdari yolla oluşturulan tapu bu nedenle yolsuz tescil hükmünde olup mahkeme kararı karşısında değer verilmeyeceğine göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
S O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA 30.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.