"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesince "davanın kısmen kabulüne" dair verilen 06.11.2002 gün ve 1999/670-2002/1045 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 11.03.2004 gün ve 2003/6103-2004/2550 sayılı ilamı ile ;
(...Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 5.8.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacı banka ile Sadri Ş.... A.Ş. arasında 72.150.000.000.-TL. Limitli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmeye müteselsilen kefil olduğunu belirtmiştir. Kefiller kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Mahkemece, bu ilke doğrultusunda davalı kefilleri Türk Lirası krediden dolayı sorumlu bulunduğu miktar saptanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün kefil olan davalılar yararına BOZULMASINA...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, İcra ve İflas Kanunu"nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı/alacaklı banka - ki dava tarihinde Türkiye İthalat İhracat Bankası A.Ş. (İ…
……..A.Ş.) Geçici Yönetimi sıfatıyla Türkiye Emlak Bankası A.Ş. olup davacı/alacaklı banka olarak anılacaktır - vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı Sadri Ş.... İnş. San ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan diğer davalılarında müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı şirkete Türk Lirası ve Döviz üzerinden ayrı ayrı kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek alacağın tahsili için İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 1994/32065 sayılı dosyası ile yapılan takibe davalıların haksız itiraz ettiklerini, ifadeyle, vaki haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı/borçlu taraf, teminat mektubu taleplerinin yerinde olmayıp, bir kısmının geçerliliğini yitirdiğini, bir kısmının iade olmayıp ancak tazminde olmadığını, riskin oluşmadığını, davacının bankacılık faaliyetinin sona ermiş olması nedeniyle riskin söz konusu olmayıp, asıl alacak, faiz, teminat mektuplarına ilişkin talebin fahiş olduğunu ifadeyle, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; " Tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıların İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 1994/32065 sayılı takibe vaki itirazlarının iptaline, takibin 246.041.247.168 TL nakit alacağa 14/9/94 tarihi itibariyle %371,4 temerrüt faizi yürütülerek talepnamedeki %10 avukatlık Ücreti istemi çıkarılarak avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanmak suretiyle ve 371,889,000 TL tutarlı 11 adet teminat mektubu, 2 adet 19,050,000 DM toplam tutarlı ve 1 adet 1.260.000 Ffr tutarında meri teminat mektup bedellerinin davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesabında depo edilmesini temine, takibin devamına, davacının faiz oranı ile diğer fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, Nakit üzerinden %40 icra inkar tazminatı olan 98.416.498.867 TL nin davalılardan tahsiline" karar verilmiş; hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Özel Dairece davacının tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile hüküm; "5.8.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacı banka ile Sadri Ş.... A.Ş. arasında 72.150.000.000.-TL. Limitli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmeye müteselsilen kefil olduğunu belirtmiştir. Kefiller kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Mahkemece, bu ilke doğrultusunda davalı kefilleri Türk Lirası krediden dolayı sorumlu bulunduğu miktar saptanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle, bozulmuştur.
Mahkeme bilirkişi raporunda DM üzerinden imzalanan kredilerin de açıklandığını, buna ilişkin sözleşmelerin dosyada olup, davalı kefillerin bu kredi sözleşmelerinde de kefaletlerinin olduğunu ifadeyle önceki kararında direnmiştir.
Direnme kararını Davalı M.Sani Ş.... ve Davalılar Sadri Ş.... İnş.San.Tic.A.Ş. ve Sadri Ş.... vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalı kefillerin sadece Türk Lirası üzerinden verilen krediden mi sorumlu oldukları, DM olarak verilen krediden sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, yapılan incelemenin hükme yeterli olup, olmadığı noktasındadır.
1- Direnme kararı asıl borçlu Sadri Ş.... İnş.San.Tic.A.Ş. ye vekaleten de temyiz edilmiş ise de; bu borçlu ilk kararı temyiz edip, temyiz itirazlarının reddi ile hüküm sadece kefil durumundaki diğer davalılar yararına bozulmuş olmakla ve buna ilişkin karar düzeltme istemleri de reddedilmiş bulunmakla hüküm bu davalı yönünden kesinleştiğinden direnme kararını temyizde hukuki yararı yoktur.
Bu nedenle; davalı Sadri Ş.... İnş.San.Tic.A.Ş.yönünden temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2- Davalı/kefiller Sadri Ş.... ve M.Sani Ş.... vekillerinin temyizine gelince;
Davacı/alacaklı banka ile davalılardan borçlu Sadri Ş.... İnş.San.Tic.A.Ş. firması arasında 26.03.1992 tarihli 2.000.000.000 TL, 11.05.1992 tarihli 1.000.000.000 TL, 18.06.1992 tarihli 9.500.000.000 TL , 14.08.1992 tarihli 2.950.000.000 TL, 11.09.1992 tarihli 1.200.000.000 TL, 07.10.1992 tarihli 3.500.000.000 TL, 07.10.1992 tarihli 4.000.000.000 TL, 03.03.1993 tarihli 5.000.000.000 TL , 06.10.1993 tarihli 28.000.000.000 TL, 02.11.1993 tarihli 10.000.000.000 TL, 30.11.1993 tarihli 1.500.000.000 TL; ayrıca 25.06.1993 tarihli 16.000.000 DM ve 11.11.1993 tarihli 7.000.000 DM bedelli 13 adet Genel Kredi ve Ek Genel Kredi Sözleşmeleri imza edilmiş; davalılar bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla miktarları da açıkça yer almak üzere imzalamışlardır.
Davacı/alacaklı banka bu kredilerin vadesinde ödenmediği iddiasıyla davalılar borçlu şirket ve kefillere Kadıköy 7.Noterliğinin 15.09.1994 tarih ve 53252 sayılı ve Kadıköy 7.Noterliğinin 22.09.1994 gün ve 54622 sayılı ihtarnamelerini keşide ederek kredi hesaplarını kat edip; borcun 3 gün içinde ödenmesi meri teminat mektupları bedellerinin de bu süre içinde depo edilmesini ihtar etmiş; sonuçta ödeme yapılmadığı iddiasıyla asıl borçlu davalı şirket ve kefilleri diğer davalılar aleyhine İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 1994/32065 esas sayılı dosyasında ilamsız takibe girişmiştir.
Bu icra takibine dayanak olarak 14 adet teminat mektubu ve 13 adet genel kredi sözleşmesi ve bunlara ek sözleşmeler gösterilmiş; takip talebinde tek tek alacak kalemleri sıralanmış; TL Genel kredi sözleşmeleri yanında 16.000.000 DM ve 7.000.000 DM ek genel kredi sözleşmeleri de harca esas TL karşılıklarıyla (harca esas değerleri 673.712.697.168 TL) birlikte gösterilerek sonuçta; fazlaya ilişkin kur farkından, T.C.Merkez Bankasınca uygulanacak müeyyideler vergi, resim, harç, cezalar vs. nedenlerden doğacak her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak şartı ile; 246.041.247.168 TL: nın 14.09.1994 tarihinden ödeme tarihine kadar %750 faizle tahsili ve ayrıca 371.889.000 TL. Tutarındaki teminat mektupları ile 2 adet 19.050.000 DM. ve 1 adet 1.260.000 FF tutarındaki teminat mektuplarının bedellerinin depo edilmesi talebinde bulunulmuştur.
Takip dayanağı Ek Genel Kredi Sözleşmelerinden 16.000.000 DM ve 7.000.000 DM miktarlı borca ilişkin olanlar da, diğer TL miktarlı borca ilişkin olanlar gibi hem borçlu şirket temsilcisi hem de kefillerin isim ve imzalarını taşımakta ve borç miktarları da DM olarak açıkça yer almaktadır.
Davalı takip borçlularından Sadri Ş.... İnşaat Sanayi veTicaret A.Ş. ile Sadri Ş.... vekili ödeme emrinde talep edilen borcun tamamına, faize, ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş;
Davalı takip borçlusu M.Sani Ş.... vekili ise icra dairesinin yetkisine, ödeme emrinde talep edilen ve 14 adet meri teminat mektubuna dayalı alacak aslı ile bu alacağın temerrüt faizi ile faizin %5 i oranındaki gider vergisine itiraz etmiştir.
Eldeki dava itirazın iptali ve teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi istemiyle açılmış; dava dilekçesinde de açıkça "TL borca" ilişkin sözleşmeler yanında "16.000.000 DM ve 7.000.000 DM" miktarlı borca ilişkin olanlar da alacak dayanağı olarak gösterilmiş; itirazın iptali istemine konu edilmiştir.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı 05.08.2001 tarihli bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilenin aksine "TL borca" ilişkin olanlar yanında, "DM borca" ilişkin genel kredi sözleşmeleri de gösterilip, ayrıntısıyla değerlendirilmiştir. Zira anılan raporun İnceleme başlıklı bölümünün ilk paragrafında ve davalıların kefalet limitlerini belirleyen son sayfasında,toplam 23.000.000.DM"ın 19.924.14.TL kur karşılığı 458.255.220.000.TL ve 72.150.000.000.TL sının da ilavesiyle kefalet limiti 530.405.220.000.TL olarak hesaplanmış ve bu miktar asıl borçlunun borcunun üzerinde bulunmakla adı geçen kefillerin - müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla- asıl borçlu şirket gibi borçtan sorumlu olacağı, görüşü bildirilmiştir.
Şu durumda gerek bilirkişi raporunda yer alan açık belirleme gerek dosya arasında bulunup incelenen ek genel kredi sözleşmeleri kapsamı gözetildiğinde davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefiller M.Sani Ş.... ve Sadri Ş...."in kefaleten sorumlu oldukları miktarlar 16.000.000+ 7.000.000= 23.000.000 DM"lık ek genel kredi sözleşmelerini de kapsamaktadır.
Diğer taraftan, kefillerden M.Sani Ş.... vekili 17.11.2004 havale tarihli dilekçesiyle takibe itiraz ederken sadece 14 adet teminat mektubuna dayalı alacak aslı, bunun faizi ve gider vergisi ile kendini sınırlandırmış; genel kredi sözleşmelerine dayalı nakit alacak yönünden açık bir karşı çıkması da olmamıştır. Bir an için itiraz ettiği kabul edilse bile açıklanan hususlar her iki kefil için de geçerlidir.
Hemen belirtilmelidir ki, kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğu belirgin olup; bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Ne var ki, kefiller sadece TL limitli sözleşmelere değil, DM limitli kredi sözleşmelerine de miktarları açıkça belirterek müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefalet koymuş, imzalamış ve imzaya bir itirazda da bulunmamışlardır. Hükme dayanak bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan krediler döviz kredisi olup, diğer davalı borçlu kefillerin kefalet limiti 530.405.220.000 TL olmakla takibe konu 246.041.247.168.-.TL alacak ve teminat mektubu bedelleri bu kefalet limiti içinde kalmaktadır.
Durum bu olunca Özel Dairenin bozma nedeni yerinde görülmemiş; mahkeme kararında ve yukarıda açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun bulunan direnme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ:1-Yukarıda (1) maddede açıklanan nedenle, davalı Sadri Ş.... İnş. San. Tic. A.Ş.vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, istek halinde peşin alınan temyiz harcının iadesine,
2- Yukarıda (2) maddede açıklanan nedenlerle, Davalılar Sadri Ş.... ve M.Sani Ş.... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı (6.667.42 ) YTL.bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.