Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2007/4-328
Karar No: 2007/329

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/4-328 Esas 2007/329 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, Türkiye Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı, davalı ise Türkiye Ekonomi Bankası AŞ'dir. Davacı, davalının Vakıf Senedi gereğince ödemesi gereken parayı ödemediği gerekçesiyle uğradığı zararın ödenmesini talep etmiştir. Davalı ise, yasal olarak bağış yapma izni aldığını ve yardımlarının zorunlu olmadığını belirtmiştir. Mahkeme önce davacı lehine karar vermiştir ancak yeniden yapılan yargılamada, önceki kararda direnilmiştir. Ancak Özel Daire bozma kararında, davalının ödeme yükümlüğü olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozmuştur. Kararda, Türk Medeni Kanunu'nun 101. maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 468 ve 469/3. maddeleri ile Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçici 20. maddesi yer almaktadır.
Hukuk Genel Kurulu 2007/4-328 E., 2007/329 K.

Hukuk Genel Kurulu 2007/4-328 E., 2007/329 K.

  • ALACAK DAVASI
  • VAKFA YARDIM VE YARDIM SANDIKLARI
  • VAKIF SENEDİ
  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 101 ]
  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 20 ]
  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 468 ]
  • 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 469 ]
  • "İçtihat Metni"

    Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 4.3.2004 gün ve 2002/792 E. 2004/208 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13.6.2006 gün ve 2005/6482 E. 2006/7154 K. sayılı ilamı ile; (...…

    …Davacı Türkiye E…

    …… Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı, davalı Türkiye E…

    …… Bankası A.Ş."nin Vakıf Senedi gereğince ödemekle yükümlü olduğu parayı ödememesi nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiş; davalı ise, davacının üyelerine sağladığı sağlık hizmetlerinin finansmanında kullanılmak üzere Banka Yönetim Kurulu kararı gereğince bağış yaptığını, tasarruf tedbirine ilişkin genelge kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları bünyelerinde teşkil edilmiş olanlar dahil hiçbir vakıf, dernek veya kulübe bağış ve yardım yapılmasının yasaklanması nedeniyle 18.03.1998"den sonra Başbakanlıktan izin alarak ve Banka Yönetim Kurulu kararı gereğince 1998,1999 ve 2000 yılında bağış yapıldığını, Vakıf Senedi"nin 32/B-3.maddesinde geçen "yardım"ın "zorunluluk" anlamında olmadığını, sağlık yardımına ilişkin bağış yapmak zorunda olmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuş; mahkemece, bilirkişinin bildirdiği görüş doğrultusunda davalının davacı lehine bağışlama vaadinde bulunduğundan söz edilemeyeceği, davalı tarafından yapılan yardımın davacının mal ve unsuruna dahil olmadığı, vakfeden olarak davalının böyle bir taahhüt altına girmediği, bağış ve yardımların gerçekleşeceği anlaşılan bir gelir olarak kabul edileceği ve bunun Vakıf Senedi"nin 32/B-3 maddesindeki unsurları içerdiği, davalının davacıya Vakıf Senedi hükümlerine göre yardım yapacağını ifade etmiş bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığı benimsenerek istem reddedilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

    4721 sayılı Türk Medeni Yasası"nın 101 ve izleyen maddelerindeki düzenlemelere göre vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olup bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir ve özgülenen malların mülkiyeti ile haklar, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer.

    Türk Ticaret Yasası"nın 468.maddesi gereğince de ana sözleşmede şirket çalışanları için yardım sandıkları ve diğer yardım teşkilatı kurulması ve varlığını sürdürmesi amacıyla para ayrılmasının kararlaştırılabileceği, yardım amacına özgülenen para ve diğer malların şirket mallarından ayrılarak bunlarla Medeni Kanun hükümleri gereğince bir vakıf kurulacağı, vakıf senedinde vakıf mallarının şirkete karşı bir alacaktan ibaret olacağının yazılabileceği; 469/3.maddesi gereğince de ana sözleşmede hüküm olmasa bile genel kurulun şirket çalışanları için yardım sandıkları ve diğer yardım teşkilatı kurulması ve varlığını sürdürmesi amacıyla veya diğer yardım amaçlarında kullanılmak üzere, net kardan ödenti ayırabileceği; bu ödentinin ana sözleşme ile belirlenen yardım paralan hakkındaki hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.

    Davacı Vakfın Türk Ticaret Yasası"nın 468 ve 469/3. maddeleri gereğince Medeni Yasa hükümlerine göre davalı Banka tarafından çalışanlarına yardım amacıyla kurulmuş bir vakıf olduğu anlaşılmaktadır. Bir vakfın varlığını sürdürebilmesi ve vakıf senedinde belirlenen amacını gerçekleştirebilmesi düzenli bir gelirinin bulunmasına bağlıdır. Bu gelir, vakfın kurucusu tarafından, kuruluş aşamasında belirlenip vakıf senedinde gösterilir. Vakıf Senedi"nin 32/b-3.maddesinde belirtilen "Sandığın diğer-sosyal yardımlar ile sağlık faslından yapacağı masraflarla, cenaze masrafları olarak ödediği meblağın toplamı kadar Bankaca yapılacak yardımlar" vakfın gelirleri arasında sayılmış ve Medeni Yasa"nın 101/2.maddesinde belirtildiği gibi ilerde gerçekleşeceği anlaşılan her türlü gelir olarak vakfedilmiştir. Davalı tarafından vakfedilmiş olduğu halde Vakıf Senedinde yardım olarak nitelenen dava konusu ödeme, verilip verilmemesi davalının isteğine bağlı yardım biçiminde bir ödeme olmayıp Vakıf Senedinden doğan ve davalı tarafından yerine getirilmesi gereken bir yükümlüktür. Bu olgunun tersinin kabul edilmesi vakfedenin amacına aykırı olur ve vakfın varlık nedeni ortadan kalkar. O halde davacının isteyebileceği miktar belirlenerek hüküm altına alınması gerekir.

    Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN : Davacı vekili

    Hukuk Genel Kurulu"nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacı vakıf 506 sayılı Kanunun geçici 20.maddesine tabi olarak faaliyetini sürdürdüğüne göre, Hukuk Genel Kurulu"nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

    S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 06.06.2007 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi