Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2007/13-436
Karar No: 2007/341
Karar Tarihi: 13.06.2007

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/13-436 Esas 2007/341 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı tarafından ayıplı malın değiştirildiği ancak yeni ürünün de aynı şekilde ayıplı olduğu gerekçesiyle açılan davada, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi önce davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Davacı tarafınca temyiz edilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş ancak yeniden yapılan yargılamada mahkeme önceki kararında direnmiştir. Bunun üzerine davacı tarafınca Hukuk Genel Kurulu'na başvurulmuş ve yapılan inceleme sonucunda hüküm sonuçları kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kural Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddelerinde yer almaktadır. Ayrıca HUMK'nun 381. maddesine göre kararın tefhimi en az 388. madde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması gerektiği belirtilmiştir. Bu prensiplere uyulmaması durumunda yeni teredd
Hukuk Genel Kurulu         2007/13-436 E.  ,  2007/341 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi
    TARİHİ : 29/11/2006
    NUMARASI : 2006/356-2289


    Taraflar arasındaki ayıplı mal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2.Tüketici Mahkemesince davanın görev yönünden reddine dair verilen 18.11.2005 gün ve 2005/4557-1791 sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 29.06.2006 gün ve 2006/8361-10758 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
        TEMYİZ EDEN:  Davacı vekili   
       
                            HUKUK GENEL KURULU KARARI
     Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 388.maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
     Aynı kural HUMK.nun 389.maddesinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK.nun 381.maddesi (kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur). Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Ayrıca bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.
     Öte yandan Yargıtay"ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu"nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415  sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
     Ceza Genel Kurulu"nca da C.U.M.K.nun benzer hükümleri taşıyan 261 ve 268 maddelerinin uygulanmasında bozulan kararın geçerliliğini ve yerine getirilme yeteneğini yitirdiğinden "önceki hükümde direnilmesine" denilmekle yetinilerek ve atıf suretiyle hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir (Ceza Genel Kurulu"nun 2.2.1976 gün 22-25 sayılı kararı).
     Somut olayda; dava, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi istemiyle Tüketici Mahkemesine açılmıştır.
    Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Ümraniye Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş;davacı vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece dosyanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
     Mahkemece, bozma sonrası 29.11.2006 tarihli kısa ve gerekçeli kararda önceki kararda direnilmesine karar verilmiş ise de ilk hükümden farklı olarak bu kez sadece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş: görevli mahkeme ise açıkça gösterilmemiş; “bu şekilde eski kararda direnilmesine” denilmekle yetinilmiştir.
     O itibarla mahkemece HUMK.nun 388.maddesinin açık hükmü gözetilmeksizin  yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 13.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi