23. Hukuk Dairesi 2014/5676 E. , 2015/1566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı bir kısım arsa sahipleri arasında 23.06.2006 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede, 7455 m²"lik 1. parselin arsa sahipleri için projelendirileceğini, arsa sahiplerine brüt alan üzerinden %25 pay ve sonuç olarak 80 daire verileceğinin hüküm altına alındığını, sözleşmeye konu parselin terk ve cins tahsis işlemleri sonrası mevcut imar durumuna göre 2490 ve 2491 ada olarak ikiye ayrıldığını, arsa sahiplerine tahsis edilen 2491 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ruhsatı alınarak inşaata başlandığını, arsa sahiplerine düşen 80 dairenin teslim edildiğini, bu parselde toplam 15.886,25 m² inşaat yapıldığını, müvekkili yükleniciye ayrılan 2490 ada 2, 3 ve 4 no"lu parsellere düşen inşaat alanının ise 47.024,18 m² olduğunu, toplam 62.910,43 m²"lik inşaat alanı üzerinden sözleşmedeki %25 paylaşım oranı dikkate alındığında arsa sahiplerinin 158,65 m²"lik fazla alanı bulunduğunu, davalı arsa sahiplerince henüz inşaatlar başlamadan önce ifrazlar nedeniyle fazla kazanımlarının tespiti istemiyle ...Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/334 E sayılı dosyasında açılan davanın hatalı olarak kabul edildiğini, davalıların başkaca kazanımları kalmadığını, davalılara ait 80 dairenin eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğinin, arsa sahiplerine sözleşmenin 3. maddesi gereğince verilmesi gereken başkaca bir inşaat ve eksik alan olmadığının ve arsa sahiplerinin sonuç olarak 158,56 m²"lik fazla kazanımları olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, binada eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline daire teslim edilmediğini, inşa edilen binada eksik ve ayıplı imlatlar bulunduğunu, arsa sahipleri tarafından mahkemenin 2010/334 E. sayılı dosyasında davacı yüklenici aleyhinde açılan davada, arsa sahiplerinin, inşaatın perde sistem yapılması halinde 824,31 m², karkas sistem yapılması halinde 1.030,39 m² kazanımları olduğunun ve ortak alanlardan arsa sahiplerinin de faydalanması gerektiğinin tespit edildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, anılan bu dava ile eldeki davanın konusunun aynı olduğunu, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vd. vekili, müvekkillerinin dairelerini teslim almadıklarını, fazla imalat bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tespit davasında hukuki yararın dava şartı olduğu, eda davası ile istenebilecek hususların tespit davası ile istenemeyeceği, davacının mahkemenin 2012/412 E. sayılı dosyasında dava konusu yer ile ilgili olarak ayrıca tapu iptal ve tescil davası açtığı gerekçesiyle, davanın, dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçeli karar başlığında davalı ..."ün adı yerine, bu kişiyi velayeten temsil eden ..."ün davacı olarak yazılmış olması, HMK"nın 297/1-b maddesine hükmüne aykırı olmuş ise de, bu husus ..."nın 304. maddesi uyarınca tarafların başvurusu üzerine veya re"sen her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03. 2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.