Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/6357
Karar No: 2015/1567
Karar Tarihi: 12.03.2015

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/6357 Esas 2015/1567 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/6357 E.  ,  2015/1567 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, görevsiz Sulh Hukuk Mahkemesi"ne sunduğu dava dilekçesinde, müvekkili kooperatifin 1999 yılından beri üyesi olan davalının üyelik aidatlarını ödemediğini, bu kapsamda 1.185,00 TL asıl alacak ve 8.353,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.358,00 TL alacağın tahsili amacıyla aleyhinde başlatılan icra takibine karşı haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin 11.03.1999 tarihinde 6 no"lu daire için kooperatif üyesi olduğunu, ancak bu dairenin ferdileşme sırasında önceki üye adına tescil edildiğini, bu kişi tarafından bir başka kişiye satıldığını, bunun üzerine müvekkilinin daireyi son alan kişinin üye yapılması için davacı kooperatife başvuruda bulunduğunu, kooperatifin bu tarihten sonra 5 yıldan beri müvekkilinden bir talepte bulunmadığını, hiçbir genel kurula çağrılmadığını, dolayısıyla kooperatif ile üyelik ilişkisi kalmadığından talep edilen aidattan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne daire verilen karar, Dairemizin 19.09.2012 tarih ve 3499 E, 5281 K sayılı ilamıyla, davalının salt ödeme ve benzeri nedenlerle borçlu olmadığını değil, davacı kooperatife üye olmadığını ve bu sebeple aidat bedellerinden sorumlu olmayacağını savunduğu, üye olup olmadığı çekişmeli olan davalının hukuki durumunun belirlenmesine yönelik bu dava, salt malvarlığı hukukuna ilişkin bir dava kapsamında görülemeyeceğinden, görev hususunun parasal değere göre belirlenmesinin de mümkün bulunmadığı, bu itibarla davaya bakmanın asıl görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü ile mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.
    Bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının kooperatif üyeliğini 11.03.1999 tarihinde devraldığı, ancak ferdileşme sırasında bu kooperatif üyeliğine bağlı 6 numaralı dairenin önceki üye... adına tescil edildiği, bu kişi tarafında da 03.08.1999 tarihinde dava dışı ..."e tapuda devredildiği, yapılan bu devir işlemi üzerine davacının 10.08.1999 tarihinde kooperatife başvurarak kendisi yerine..."in üye olarak kabul edilmesini istediği, bu dilekçe üzerine Kooperatifler Kanunu"nun 16. maddesi uyarınca herhangi bir işlem tesis etmeyen davacı kooperatifin aidat talebinin TMK"nın 2. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar dosya içerisinde davalı ..."ın 6 numaralı bağımsız bölümü 27.07.1999 tarihinde... devrettiğine ve kooperatif borçları dahil olmak üzere bedeli aldığına ilişkin adi yazılı bir sözleşme mevcut ise de, kısa karardan önceki aşamada, bu sözleşmedeki satan kişinin davalı olduğu gözetilmediğinden, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki .../...
    oluşmaması için bu hususun gerekçeli karar aşamasında da değerlendirilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
    Dosya kapsamından, davalı ..."ın, dava dışı ..."tan kooperatif hissesini devralarak, kooperatif yönetim kurulunun 11.03.1999 tarihli kararıyla B blok 3. kat 6 no"lu daire için üyeliğe kabul edildiği, ancak 13.04.1999 tarihinde yapılan ferdileşmede bu dairenin önceki üye ... adına tescil edildiği, dosya arasında bulunan adi yazılı şekilde düzenlenmiş 27.07.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesinde 6 no"lu dairenin davalı ... tarafından dava dışı ..."e satışının düzenlendiği, bu dairenin ... tarafından 03.08.1999 tarihinde..."e tapuda devredildiği ve bunun üzerine davalı ... tarafından davacı kooperatife sunulan 10.08.1999 tarihli dilekçede, dairenin ... tarafından ... devredildiği belirtilerek, kooperatif üyeliğinin ... adına kaydedilmesinin istendiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı kooperatifin bu dilekçe üzerine herhangi bir işlem yapmaksızın davalıdan aidat talep etmesinin ..."nın 2. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu dilekçeye rağmen, davalının kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği yönünde yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
    Davacı kooperatif anasözleşmesinin 17/3. maddesi, “Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer” hükmünü içermektedir. Ortaklığın devir biçimi yasada gösterilmemiştir. Ancak pay devrinin alacağın temliki yolu ile yapılması, temlikin de BK"nın 163. maddesi maddesi uyarınca yazılı olması gerekmektedir. Üyeliğe bağlı hak ve alacakların borçlusu kooperatif, alacaklısı ise üyeliği devir alan yeni ortaktır. Eğer devir eden ortak pay yönünden borçlu ise, borcun nakli hükümleri uygulanır (BK 173 vd), borç devir alana geçer. Ancak, pay devri için resmi şekle bile gerek bulunmamaktadır. Her ne kadar yapı kooperatifinde, ortakları mal sahibi yapmak amacı olsa bile, pay devri, bir satış vaadi de değildir. Bu nedenle, adi yazılı devir dahi geçerlidir. Devredenin borçları, devre ve devrin kabulüne engel değildir, devredenin borçları devir alana geçer ve ödemediği takdirde devralanın ihraç edilme olanağı da her zaman vardır. Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder. Satıcının üye olması, alıcının bu üyeliği ayrıca devir alması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder. 17/1. madde hükmünde yer alan yazılı başvuru koşulu, devrin geçerliliğine ilişkin olarak değil, devrin kooperatife iletilmesi ve kabulü için ispat bakımından sevk edilmiştir.
    Bu durumda mahkemece, kooperatifin defter kayıt ve belgeleri, genel kurul tutunakları, hazirun cetvelleri üzerinde kooperatif uygulamaları konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, davacının, kooperatif üyeliğinin dava dışı ... devrine ilişkin 10.08.1999 tarihli dilekçesi üzerine kooperatifçe ne işlem yapıldığı, bu dilekçeye rağmen davacının kooperatif genel kurullarına katılıp katılmadığı, üyesi sıfatıyla .../...

    kooperatif ile yazışmalar yapıp yapmadığı, açıkça ya da zımnen kooperatif üyesi olarak davacı kooperatif ile irtibata geçip geçmediği, söz konusu başvurusuna rağmen üyelik iradesini devam ettirip ettirmediği hususlarında ayrıntlı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
    Öte yanda, davacı kooperatifin unvanı, "... Arsa ve ..." olduğu halde, gerekçeli karar başlığında "..." olarak yazılmış olması HMK"nın 297/1-b maddesi hükmüne aykırı olmuş, 17.03.2006 olan dava tarihinin 22.03.2013 olarak yazılmış olması da hatalı olmuştur.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi