1. Ceza Dairesi 2016/4606 E. , 2016/3939 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
SUÇ : Çocuğu öldürme
HÜKÜM : ... hakkında; beraat
... hakkında; TCK"nun 82/1-e, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii, müşteki vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin bir haftalık yasal süre içinde gerçekleşmediği anlaşılan duruşmalı inceleme talebinin CMUK"nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören TCK.nun 31/3. maddesi uygulanması sırasında suça sürüklenen çocuğun yaşı dikkate alınarak makul bir ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde 18 yıl ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuk ..."in çocuk yaştaki maktul ..."i nitelikli kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten nitelikli öldürme suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında bir
isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin suça sürüklenen çocuk ..."un cezalandırılması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 16/11/2016 gününde Başkan ... ve Üye ..."nın suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olduğu karşı oyu ve oyçokluğuyla ile karar verildi.
Olay günü suça sürüklenen çocuk ... ile maktul ..."in arkadaşı olan tanık ..... .... arasında meydana gelen karşılıklı kavgada tanık ....."un dövülerek olay yerinden ayrılmasından sonra grup halindeki arkadaşlarına uğrayarak suça sürüklenen çocuk ... tarafından darp edildiğini beyan etmesi üzerine; maktul olduğu halde, yaklaşık 10-15 kişilik grubun suça sürüklenen çocuk ... ile diğer arkadaşı suça sürüklenen çocuk ..."un yanlarına gelerek, internet kafede maktulün, suça sürüklenen çocuk ..."ı dışarı çağırması üzerine; yanında tanık ..... olduğu halde ara sokağa doğru giderlerken, tanık ....."un, ...."ın üzerine atlayarak tekrar kavganın başladığı, bu sırada suça sürüklenen çocuk ..."ın üzerindeki bıçağı çekerek salladığı, bıçağın bir kez maktulün batın nahiyesine isabet etmesi sonucu yaralandığı, her iki sanığın kaçarak uzaklaştıkları, tekrar internet kafeye girerek polisin çağırması üzerine gelen polislere teslim oldukları, maktulün tek bir bıçak darbesiyle yaralamasında diğer suça sürüklenen çocuk ..."un aktif bir katılımının olmadığı, asıl husumetin suça sürüklenen çocuk ... ile tanık ..... arasında olaydan önce meydana gelen kavgadan kaynaklandığı, maktul ile suça sürüklenen çocuklar arasında hiç bir husumetin mevcut olmadığı, suça sürüklenen çocukların kaçarlarken maktulün arkadaş grubu tarafından grup halinde kovalandıkları, olayın gelişim ve sonlanmasının bu biçimde olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
UYUŞMAZLIK
Yerel mahkemenin, yaptığı yargılama sonucu suça sürüklenen çocuk ..."in TCK.nun 82/1-e, 31/3, 62. maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis ile mahkumiyetine; diğer suça sürüklenen çocuk ..."un ise mahkumiyetine yeter delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ..."un beraatine ilişkin yerel mahkeme hükmünün Dairemiz tarafından oybirliği ile onanmasına; suça sürüklenen çocuk ..."in ise oyçokluğu ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Azınlık görüşü ise; eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçunu oluşturduğu yönünde olduğu noktasında toplanmaktadır.
HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:
Suça sürüklenen çocuk ... yönünden;
TCK.nun 87/4. maddesinde; “kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçu” düzenlenmiştir.
Kasten yaralama suçu ile kasten insan öldürme suçu arasındaki temel farklılık suçun manevi unsurunun içeriğinden kaynaklanmaktadır. Kasten yaralama suçunda daha hafif olan sonuç (yaralama) istenmiş olmasına karşın, daha ağır sonuç olan (ölüm) fail tarafından istenmemiştir. Fail daha ağır sonucun meydana gelmesini istemesi halinde kasten insan öldürme suçundan sorumlu kılınacağı açıktır.
Failde öldürme kastının varlığı için:
a) Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektiren bir husumetin bulunup bulunmadığının,
b) Olayda kullanılan aletin öldürmeye elverişli olup olmadığı,
c) Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,
d) Darbelerin vurulduğu bölgelerin hayati önem taşıyıp taşımadığı,
e) Failin, fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği,
f) Olay sonrası mağdura yönelik davranışları, başka bir ifade ile olayın kendine özü tüm özellikleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği yerleşik uygulamadan bilinmektedir.
Bu itibarla; failin eyleminde kastettiği neticeden daha farklı veya daha ağır bir neticenin meydana gelmesi halinde, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçtan sorumlu kılınması gerekmektedir.
Maktul ile suça sürüklenen çocuk ... arasında olay öncesi öldürmeyi gerektirecek hiçbir husumet ve sorun mevcut değildir. Olayın ateşlenmesi tanık ..... ile suça sürüklenen çocuk ... arasındaki olay öncesine ilişkin karşılıklı kavgadan kaynaklanmıştır. Olay sırasına maktul ile suça sürüklenen çocuk ... arasında yaralamayı veya öldürmeyi gerektirecek hiçbir fiili vaka gerçekleşmemiştir. Suça sürüklenen çocuk ... ile tanık ..... arasında konuşma sırasında tekrar başlayan kavgada; sanığın, bıçağını rastgele sallama sırasında otopsi tutanağında belirtilen biçimde tek bir bıçak ile batına vurmak suretiyle iç organda herhangi bir tahribat yaratmaksızın, bıçak vurduktan hemen sonra yanında arkadaşı Mazlum da olduğu halde, kaçarak internet kafeye sığınmıştır.
Ceza yargılamasının amacı hiç bir duraksamaya mahal vermeksizin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Masumiyet (suçsuzluk) karinesinin bir uzantısı olan “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi ceza hukukunun evrensel nitelikte bir kuralıdır. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun niteliğinin herhangi bir kuşkuya yer vermeksizin kesin biçimde aydınlanmasıdır.
Dosyadaki oluş ve kabule göre; suça sürüklenen çocuk ..."ın maktule bir tek bıçak darbesiyle rastgele sallayıp, anında olay yerinden uzaklaşması, birden fazla bıçak vurma olanağı var iken, eylemine kendi iradesi ile son vermesi, ciddi bir engelin sözkonusu olmayışı, husumetin bulunmayışı, bir bütün halinde düşünüldüğünde; suça sürüklenen çocuğun ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik değil, yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmış olmakla, sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olmaktan ve dolayısıyla TCK.nun 87/4-2 madde ve cümlesi gereğince üst sınıra yakın bir ceza belirlenmesi hak ve nesafet kurallarına, olayın oluşu biçimine uygun olduğundan, suç niteliğinde hataya düşülerek kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararının sayın çoğunluk tarafından onanmasına yönelik düşünceye iştirak edilmemiştir. 16.11.2016