21. Hukuk Dairesi 2014/26527 E. , 2015/2738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi, davalılardan ... vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası geçiren sigortalı işçi ..."in maddi ve manevi tazminat istemi ile eşi, anne-babası ve iki kardeşinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı sigortalı Mehmet için 68.413,10 TL maddi ve 50.000 TL manevi; davacı eş ... için 20.000 TL manevi; davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 10.000"er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı kardeşler yönünden açılan manevi tazminat davalarının reddine; davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı sigortalı Mehmet"in yaralanmasına yol açan zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, mahkemece biri inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanı, diğeri makine mühendisi olan iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan 21/05/2012 tarihli kusur raporuna göre davacı işçi Mehmet"in %30; davalı işveren Temel"in %70 oranında kusurlu oldukları; davalı ... Müdürlüğünün ise ihale makamı olması nedeniyle kusursuz olduğu belirtilmiş, mahkemece davalı ... vekili ve davacılar vekilinin yargılama aşamasındaki itirazlarına rağmen, sözkonusu kusur raporu ile yetinilerek karar verilmesi üzerine, davalıların temyizi üzerine Dairemizin 18/11/2013 tarihli, 2013/13939 esas ve 2013/21073 karar sayılı bozma ilamı ile
davalı ..."ın üst işveren veya ihale makamı olmayıp, üçüncü kişi olarak kusur durumunun tespit edilmesi için, "İş Kanunu"nun 77. maddesi ve tüzük hükümleri kapsamında tamamı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi" gerektiği belirtilerek, araştırmaya yönelik bozma kararı verilmiştir. Bunun üzerine bozma ilamına uyan mahkeme, 07/05/2014 tarihinde keşif icra etmiş olup, keşif sonrası tamamı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan üç elektrik mühendisi bilirkişiden oluşturulan heyetçe düzenlenen "tarihsiz" kusur raporunda, davacı sigortalıya %30; davalı işveren Temel"e %70 kusur atfedilirken; davalı ... yönünden ise "yüksek gerilim hattının çalışma yapılan binaya yakın olması ile ilgili risklerin kusurlandırılmasının iş hukukunun kapsamı içinde olmadığı, üst işveren ve ihale makamı da olmayan davalı ..."ın olayla ilgisi açısından değerlendirme yapılmayacağı" belirtilerek, davalı ..."ın üçüncü kişi olarak kusur durumunun bozma ilamına rağmen irdelenmediği tespit edilmiş olup, davalı işveren ... vekili ve davacılar vekilinin itirazlarına rağmen mahkemesince başkaca kusur raporu aldırılmaksızın mevcut kusur oranlarına göre hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu"nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasanını 4 ve devamı maddeleri ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü"nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, davacı sigortalı işçi; davalı işveren ..."e ait kablolu TV kurulumu ile uğraşan işyerinde servis elemanı olarak çalıştığı sırada, çanak anteni yerleştirmek için iki katlı binanın çatısına çıkmış olup, antenden uzanan kabloları aşağıya bıraktığında, sözkonusu kabloların aşağıdan geçmekte olan yüksek gerilim hattına temas etmesi üzerine meydana gelen patlama sonucu sıçrayan alevler ile davacının, vücudunda ve yüzünde kalıcı yanıklar oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Sözkonusu olayda, ihale makamı veya üst işveren olmayıp, üçüncü kişi durumunda olan davalı ..."nün kusur durumunun irdelenmesi amacıyla, somut olayın niteliği itibari ile tamamı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan üç elektrik mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiği gözetilmeksizin, davalı ..."ın olayda, üçüncü kişi durumunda olup, iş hukuku bakımından kusur durumunun değerlendirilmeyeceğine ilişkin kanaat bildirilen "tarihsiz" heyet raporuna göre hüküm kurularak, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmemesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasanını 4 ve devamı maddeleri ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak tamamı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, olayın niteliği gereği, olayda üçüncü kişi konumunda bulunan davalı ..."ın da kusur durumunun irdelenmesi gerektiği dikkate alınarak, yeniden kusur raporu alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacılar vekili ve davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işveren ... vekili ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.