21. Hukuk Dairesi 2014/13753 E. , 2015/2739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının annesi ve iki kardeşi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece; davacı anne ..."in maddi ve manevi tazminat isteminin reddi ile, davacı kardeşler ... için ayrı ayrı 14.000"er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı anne ... adına gerek dava dışı .... lehine gerekse davalı işveren ... lehine düzenlenmiş "ibraname" başlıklı tarihsiz belgelerin bulunduğu, sözkonusu belgelerin üzerinde davacının imza atıp, parmak bastığı, belgelerin düzenlenmesi sırasında tanık bulundurulmadığı anlaşılmış olup, davalı işveren .... lehine düzenlenen tarihsiz ibranamede, "meydana iş kazası sonucu mutabık kalınan tazminat bedelinin 12.500 euro olduğu, tamamının davalı işveren ... tarafından nakten ve tamamen ödendiği, bu kaza nedeni ile davalı ...."nin davacı tarafından kayıtsız şartsız ve geri dönülmez şekilde ibra edildiği," belirtilmiş, ancak davalı ...."nin davacıya 12.500 euro ödeme yaptığına dair dosyaya herhangi bir belge ibraz etmediği gibi, ödendiği iddia edilen meblağın ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminata karşılık geldiğinin de davacı anne ..."e mahkemesince sorulmadığı görülmüştür. Dava dışı Generali Sig. A.Ş. lehine düzenlenen "tarihsiz" ibraname kapsamında, davacı anne ..."in hesabına 07/04/2006 tarihinde ferdi kaza sigortası uyarınca dava dışı sigorta şirketi tarafından 20.490 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş, söz konusu ibranamede "hasar tutarının 12.500 euro olduğu, bu miktarın nakten ve tamamen dava dışı sigorta şirketinden tahsil edildiği, davacı anne ... tarafından sigorta şirketinin poliçeden doğan mesuliyetleri, hak, alacak, talep ve davadan kayıtsız şartsız ve kesin olarak ibra edildiği" bildirilmiş, ancak dosya içerisinde sigorta poliçesi bulunmadığından ferdi kaza sigortasının manevi tazminatı kapsayıp kapsamadığı
- tespit edilemediği gibi, sigorta şirketi tarafından ödendiği anlaşılan 20.490 TL"nin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminata karşılık geldiğinin de davacı anne ..."e ve dava dışı sigorta şirketine mahkemesince sorulmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede mahkemesince hesap bilirkişiden rapor alınmış ise de, dosyada mevcut hesap raporları da dışlanarak, davalı işveren .... tarafından davacının hesabına yatırılan 12.500 euro karşılığı 20.490 TL ödemenin, davacı anne ... tarafından ihtirazi kayıt konulmadan çekildiği, bu haliyle davacı annenin imzaladığı ibraname nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile, davacı anne ... yönünden maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, ibranamelerde ödendiği anlaşılan veya ödendiği iddia edilen paranın ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğu hususu ile davalı işveren ...."nin dosyaya sunduğu tarihsiz ibraname kapsamında davacı anne ..."e ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Öte yandan, kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması, böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak, daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir.
Yapılacak iş, dava dışı sigorta şirketinin ibraname kapsamında 07/04/2006 tarihinde 12.500 euro karşılığı 20.490 TL ödeme yaptığı dosyaya sunulan dekonttan anlaşılmakla, ödemeyi temin eden ferdi kaza sigortası poliçesini dava dışı ...."den temin ederek, manevi zararların da teminat kapsamında olup olmadığını tespit etmek, yine gerek davacı taraftan gerekse dava dışı sigorta şirketinden yapılan ödemenin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi zararın karşılığı olarak yapıldığını sormak; davacı işveren lehine düzenlendiği anlaşılan ve dosyaya ibraz edilen tarihsiz ibraname kapsamında davacı anne ..."e, davalı işveren ... tarafından 12.500 euro değerinde fiilen ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi vermesi, yapıldı ise dekont, makbuz gibi belgeleri dosyaya ibraz etmesi için davalı işveren .... "ne usulüne uygun ihtarat ile kesin süre vermek; davalı işverene ait şirket kayıtlarında ibranameye konu ödemeye dair veri bulunamadığı taktirde, davalı işveren ... "nin ibranameye konu ödemeyi yapmadığı kabul edilerek, dava dışı sigorta şirketi tarafından yapıldığı anlaşılan ödeme dikkate alınarak karar
- vermek; aksine fiilen bir ödemenin yapıldığının anlaşılması halinde ise davalı işveren ... tarafından davacı anne ..."e yapılan ödemelerin ne kadarının maddi tazminat, ne kadarının manevi tazminat karşılığı alındığını taraflardan sormak, bildirilen maddi tazminat miktarı ile dava dışı .... tarafından fiilen 07/04/2006 tarihinde yapıldığı anlaşılan 20.490 TL değerindeki ödemenin maddi tazminata denk gelen miktarı dikkate alarak, gerek davalı işveren .... tarafından yapılan ödemeye ilişkin dosyaya sunulacak belgelerden tespit edilecek ödeme tarihindeki veriler, gerekse dava dışı sigorta şirketinin ödeme yaptığı 07/04/2006 tarihindeki veriler esas alınarak davacının gerçek zararını saptamak, böylece tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığı denetlenmek, açık oransızlığın bulunması durumunda, ödenen miktarı "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve ödenen tutarın ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek gerçek zarardan davacı tarafın ödeme yapılan tarihlere göre zararının karşılandığı oranda indirim yapmak, daha sonra kalan miktara hükmetmek, açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise maddi tazminat talebinin reddine karar vermek, manevi tazminat yönünden ise mevcut ibranameler kapsamında davacı anne ..."e manevi tazminat ödemesi yapıldığı tespit edildiği takdirde, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği manevi tazminat isteminin reddine; aksi halde manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin yerleşik içtihatlara uygun şekilde belirlenecek olan manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar ve davalılardan ... vekillerinin bu yönleri temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.