1. Hukuk Dairesi 2018/4563 E. , 2018/15616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
Asıl davada davacı; maliki olduğu 16 parsel sayılı taşınmazı davalı oğluna, kendisine ölünceye kadar bakması amacıyla temlik ettiğini, ancak davalının, kendisinin okuma yazma bilmemesini kullanarak tapu kaydına ölünceye bakma vaadi şerhini koydurmadan devri gerçekleştirdiğini, davalının kendisine bakmadığını ileri sürerek hile ile iradenin fesada uğratılması sebebiyle batıl ve geçersiz olan bağışlamanın iptaline, çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiş, birleştirilen davada davacı, mirasbırakanı Münire’nin maliki olduğu 16 parsel sayılı taşınmazı davalı oğlu ..."e kayıtsız şartsız bağışladığını, taraflar arasında yapılan işlem muvazaalı olduğunu, çekişmeli taşınmazın şehrin en iyi yerinde bulunmakta olup ticari alan içerisinde kaldığını ileri sürerek çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, birleştirilen davada ise davacının saklı payının ihlal edildiği gerekçesiyle tenkise karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl ve birleştirilen davada mirasbırakan 1334 doğumlu...... Ören’in 20.08.1999 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davalı oğlu ...... ile birleştirilen davada davacı kızı ......’ın kaldıkları, davacı/mirasbırakan......’nin 271 ada 16 parsel sayılı taşınmazını 10.08.1979 tarihinde hibe oluyla davalı oğluna temlik ettiği, 184 ada 1 parsel sayılı taşınmazını ise 21.08.1991 tarihinde ölünceye kadar bakma akdiyle birleştirilen davada davacı kızına temlik ettiği, asıl davanın 17.06.1998 tarihinde, birleştirilen davanın ise 16.09.1999 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere mirasçılık ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 s. Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17). Mirasbırakan 01.01.2002 tarihinden önce ......se 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 1.1.2002 tarihinden sonra ......se 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.
Öte yandan, bilindiği ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 507/4 maddesinde düzenlendiği üzere murisin ...... hisse kaidelerini bertaraf etmek kasdiyle yapıldığı aşikar olan temlikler tenkise tabidir.
Somut olayda, mahkemece birleştirilen davada tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiş ise de, mirasbırakanın dava dışı 184 ada 1 parsel sayılı taşınmazını da davacı kızına temlik etmesi göz önüne alındığında, mirasbırakanın ...... hisseleri bertaraf etme kastıyla hareket etmediği, ...... hisseyi bertaraf etme amacı taşıyan bir kimsenin bu şekilde hareket etmeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.