Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2007/2-650
Karar No: 2007/599
Karar Tarihi: 19.09.2007

Boşanma - Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması - Nafaka - Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/2-650 Esas 2007/599 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Kararda, bir boşanma davasının reddedilmesi sonrasında tarafların bir araya gelmedikleri ve evlilik birliğinin yeniden kurulamadığına dair delillerin bulunduğu belirtilerek, evlilik birliğinin temelden sarsıldığına ve boşanmaya karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Karar, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi temel alınarak verilmiştir.
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 166 ]: “Maddede belirtilen nedenlerden dolayı evlilik birliği temelden sarsılmış ise mahkeme boşanmaya karar verir.”

 

 

Hukuk Genel Kurulu 2007/2-650 E., 2007/599 K.

Hukuk Genel Kurulu 2007/2-650 E., 2007/599 K.

  • BOŞANMA
  • EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELDEN SARSILMASI
  • NAFAKA

 

  • 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 166 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “

“boşanma“

“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1.Aile Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.02.2006 gün ve 2005/853 E- 2006/99 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 26.12.2006 gün ve 2006/6871-18412 sayılı ilamı ile;

(...Reddedilen 2001/388 esas sayılı boşanma davasından sonra evlilik birliğinin, yasanın aradığı anlamda yeniden kurulamadığı; 2005/720 esas sayılı nafaka dosyasında kadının kendi beyanı ve tanık ifadeleriyle sabittir.Türk Medeni Kanunu madde 166/son koşulları oluşmuştur.

Davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN : Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, Türk Medeni kanunu’nun 166/son maddesine dayalı boşanma isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, tarafların 5.2.1978 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten 1980 doğumlu Ozan, 1986 doğumlu Sadık, 1990 doğumlu Derya isimli müşterek çocukları bulunduğunu; davacının şiddetli geçimsizlik nedeniyle daha önce açtığı boşanma davasının sabit olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu kararın kesinleştiğini; kararın kesinleşmesinden sonra tarafların bir araya gelmediklerini, 3 yılı aşkın süre geçmesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamadığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürerek boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak kurulan hüküm Özel Dairece, yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Mahkemece dinlenen davacı tanıkları, reddedilen önceki davanın kesinleşmesinden sonra tarafların bir araya gelmediklerini beyan etmişlerdir.

Davalı tanıkları ise davacı Aydoğan Şentürk"ün zaman zaman eve geldiğini, evle ilişkisini kesmediğini bildirmişlerdir. Ne var ki, iddia ve savunma ile tanıkların beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tarafların evlilik birliği devam edecek şekilde beraberliklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, davalı Durdu Ş.......’ün davacı aleyhine açtığı nafakaya ilişkin davada, vekili tarafından verilen dava dilekçesinde “

“...Davalı, boşanma davasının reddedilmesinden sonra da eşine ve çocuklarına dönmemiştir.

Dayalı evlilik birliğine emek ve malvarlığı ile hiçbir katkı sunmamıştır. Müvekkilem uzun süredir ayrı yaşamaktadır...”

” sözlerine yer verilmiştir. Bu dilekçe muhteviyatından da, tarafların ayrı yaşama, bir araya gelmeme olgusunun gerekleştiği sonucuna varılmıştır.

O halde Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 

 

 



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi