1. Hukuk Dairesi 2016/2513 E. , 2018/15838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve pay oranında tescil isteklerine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, ortak mirasbırakanları ...’un 222 parsel sayılı taşınmazını torunu ......’in eşi ...’a satış suretiyle, 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/3’er paylarını ölünceye kadar bakma akdi ile torunu ......’a, mirasbıkanlar ...... ve ......’nin 15 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2’şer paylarını torunları ......’e satış suretiyle temlik ettiklerini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., taşınmazı bedeli karşılığı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temliklerin paylaştırma amacı ile yapıldığı, mal kaçırma kastının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...Somut olaya gelince; mirasbırakanlar tarafından henüz mirasçı olmayan davalı torunları ve torunun eski eşi ... ile davacıların anneleri ...... Özeker"e taşınmazlar temlik edilmiş buna karşın dava dışı eşi çocukları........."e herhangi bir taşınmaz temlik edilmediğinden mirasbırakanların yaptığı hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde paylaştırmadan sözedilemeyecektir.Hal böyle olunca; tarafların bildirdiği ve toplanan deliller değerlendirilerek yukarıda değinilen ilkeler uyarınca varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, davalılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairece “...Hemen belirtmek gerekir ki; mirasbırakanlar tarafından henüz mirasçıları olmayan torunları ...... ve ...... ile öteki torun ......"in eski eşi davalı ..."a çekişme konusu 15 parsel sayılı taşınmaz ile 222 parsel sayılı taşınmaz satış suretiyle temlik edilmiş ise de; mirasbırakanların dava dışı mirasçıları (çocukları)........."e herhangi bir taşınmaz temlikinde bulunmadıkları anlaşıldığından, murislerce; tüm mirasçılarını kapsar biçimde bir taksim yapıldığını, başka bir deyişle mal paylaştırıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, Dairenin çekişme konusu 15 ve 222 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin bozma kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... ile ......"in bütün, davalı ..."ın ise belirtilen taşınmazlara ilişkin karar düzeltme istekleri yerinde değildir. Reddine.
Davalı ..."ın, çekişme konusu 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki karar düzeltme isteğine gelince; mirasbırakan ..."un 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan 1/3 oranındaki paylarını ölünceye kadar bakma akti ile davalı ..."a temlik ettiği, temlik edilen payların dava tarihindeki toplam değerinin mahkemece 14.000,00 TL olarak saptandığı,akit tarihinde 78 yaşında olan murisin bu taşınmazlardaki payları dışında başkaca taşınmazlarının da bulunduğu, tanık anlatımlarına göre de; davalının her iki murisin bakım ve gözetimi ile ilgilendiği anlaşılmaktadır.Yukarıda değinilen somut olgular, açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın anılan temlikleri yaparken gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, temlikleri bakım karşılığı yaptığı ve davalı ..."ın da bakım borcunu yerini getirdiği sonucuna varılmaktadır. Ne var ki, anılan bu husus karar düzeltme istemi üzerine bu kez yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından, davalı ..."ın çekişme konusu 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin bozma kararının dava konusu 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ortadan kaldırılmasına, karar verilerek mahkeme kararı bozulmuş bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda 471 ve 472 parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 21 ada 15 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan tüm delillerden; mirasbırakan ..."un 14.05.2008 tarihinde ..."un ise 16.07.2010 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak çocukları......... ile kendilerinden önce ölen çocukları ......"den olma torunları ........."in kaldığı, mirasbırakan ......"in 222 parsel sayılı taşınmazını, 31.05.1999 tarihinde ......"dan olma torunu ......"in eşi ..."a; 471 ve 472 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 16.06.2000 tarihinde ölünceye kadar bakma akti ile ......"den olma torunu ......"a, mirasbırakan ......’in 21 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 22.11.2002 tarihinde ......’dan olma torunu ......’e, mirasbırakan ......’nin 21 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 31.10.2002 tarihinde torunu ......’a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Daire bozma ilamına uyulmak suretiyle 21 ada 15 parsel ve 222 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, mahkemece, her bir davacı adına tescil edilen payların tek tek hesaplanıp hüküm kurulmuş olmasına rağmen, her iki mirasbırakandan davacıların miras payının 1/9 olduğu gözetilerek, 1/9’ar pay üzerinden hüküm kurulması gerekirken , anılan hususun göz ardı edilerek 1/12’şer pay üzerinden hüküm kurulması isabetli değildir.
Kabule göre de; davaların birleştirilmesi hâlinde, birleştirilen davalar birlikte görülmekte ise de ayrı dava olma özelliğini koruduklarından her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinde kuşku bulunmadığı halde bu husus gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere karar verilmesi de isabetsizdir.
Davacıların değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.