21. Hukuk Dairesi 2015/9727 E. , 2016/2529 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/2000-02/08/2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.01.2000-02.08.2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının hizmetlerinin 18.01.2007-05.01.2012 tarihleri arasında kesintili olarak davalının oğluna ait olduğu iddia edilen 1009680 sicil numaralı Ltd.Şti unvanlı işyerinden davalı Kuruma bildirildiği, mahkemece dinlenen davacı tanıklarının davacının 10-12 aralıksız olarak davalıya ait yazlık evde bekçi ve bahçivan olarak çalıştığını,davalı tanıklarının ise davacıyı yazlık evin bahçesinde ,çim biçerken sularken gördüklerini ancak davalıyla arasındaki ilişkiyi bilmediklerini beyan ettikleri, 04.12.2012 tarihli kolluk tutanağında davacının davalıya ait villada bekçi olarak çalıştığının ve adreste sürekli kaldığının köy muhtarı tarafından beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde 01.01.2000-02.08.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı iddiası bulunmasına göre mahkemece usulüne uygun araştırma yapılmadan hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacı adına hizmet bildirlen 1009680 sicil numaralı işyerinin bordro tanıklarını dinlemek ve davacının bu işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığını araştırmak, yeniden kapsamlı zabıta araştırması yapılmak suretiyle,ihtilaf konusu dönemdeki çevre sakinleri,civar yerleşim yerlerinde uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerde kayıtlara geçmiş çalışanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan köy muhtarı ve azaları resen tespit edip tanık olarak beyanlarını almak, dava nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğinden araştırma genişletilerek yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında hak düşürücü süre de gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.