Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/21570
Karar No: 2016/2596
Karar Tarihi: 23.02.2016

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/21570 Esas 2016/2596 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2015/21570 E.  ,  2016/2596 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanarak fark alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R
    Davacı 22.12.2008 tarihli dava dilekçesi ile, yaşlılık aylığının eksik ve yanlış hesaplandığını belirterek, gerçek yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile eksik ödenen fark alacaklarının faiziyle ödenmesine; 23.05.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile de, Ocak 2010 maaşının 534,11 TL, fark alacağının ise toplamda 344,88 TL olduğunun ve faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.02.2008 tarihindeki yaşlılık aylığının ek ödeme ve sosyal yardım zammı hariç 456,37 TL olduğunun tespitine, 456,37 TL’nin eksik ödenen kısmının yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 01.03.1950 doğumlu olan davacının 20.12.1996 tarihli giriş bildirgesi ile 1479 sayılı Kanun kapsamında ... sigortalı olarak tescil edildiği ve 10.10.1984 – 30.09.1985 ve 18.02.1999 – 15.08.2005 tarihleri arasında toplam 7 yıl 5 ay 17 gün (2.687 gün) 1479 sayılı Kanun kapsamında ... sigortalı olduğu, bu sigortalılığa ilişkin prim borçlarını 24.12.1996 – 26.12.2007 tarihleri arasında ödediği ve 8. basamağa yükseldiği, 25.12.2001 tarihli giriş bildirgesi ile de 2926 sayılı Kanun kapsamında ... sigortalı olarak tescil edildiği ve 01.09.2005 – 13.01.2008 tarihleri arasında toplam 2 yıl 4 ay 13 gün (853 gün) 2926 sayılı Kanun kapsamında ... sigortalı olduğu, bu sigortalılığa ilişkin prim borçlarını da 29.08.2005 – 03.01.2008 tarihleri arasında ödediği ve 10 basamağa kadar yükseldiği, yurtdışında 25.09.1987 – 04.09.1989, 21.12.1991 – 25.12.1993 ve 29.03.1994 – 20.11.1992 tarihleri arasında toplam 1.864 gün çalışması bulunan davacının bu süreyi usulüne uygun şekilde borçlandığı ve Kurumca çıkarılan prim borçlarını 05.10.2007 tarihinde ödediği, davacıya 14.01.2008 tarihli tahsis talebine istinaden 01.02.2008 tarihinden itibaren, 2.687 gün 1479 sayılı Kanun kapsamındaki ... süresi ve 2.717 gün 2926 sayılı Kanun kapsamındaki ... süresi (yurtdışı borçlanma dahil) olmak üzere toplam 5.405 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, aylık bağlanırken 01.01.2000 tarihinden önceki hizmetinin 2.527 gün, 01.01.2000 tarihinden sonraki hizmetinin 2.877 gün olarak alındığı, buna göre 1479 sayılı Kanuna göre aylık bağlama oranının % 63, 4447 sayılı Kanuna göre aylık bağlama oranının % 45 olduğu, 31.12.1999 tarihindeki basamağının 2, tahsis talep tarihindeki basamağının 8 kabul edilerek yaşlılık aylığı bağlandığı, 28.02.2008 tarihindeki aylığının bu yöntemle 361,74 TL olarak hesaplandığı, aylığın 18,09 TL ek ödeme ve 5,85 TL sosyal yardım zammı ile toplam 385,68 TL olduğu, Ocak 2010’da 476,23 TL maaş ve 23,81 TL ek ödeme olmak üzere toplam 500,04 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır../..
    Uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun borçlanması sonucu elde edilen hizmetlerin basamak intibakında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve buna göre yaşlılık aylığının eksik hesaplanıp hesaplanmadığına ilişkindir.
    3201 sayılı Yasanın 11. maddesi, “1479 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunan ve bu Kanuna göre yurt dışında geçen çalışma sürelerini ..."a borçlananların borçlandıkları süreler, ..."dan ayrıldıkları son basamak üzerinden, talebe bakılmaksızın basamak intibakında değerlendirilir. Ancak 1479 sayılı Kanunun değişik 51 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.” hükmünü getirmiş olup, maddenin düzenleniş şeklinden, öncelikle kurum sigortalısı olarak tescil olunduktan sonra yurt dışına giden ve tekrar Türkiye"ye dönüşte ... sigortalısı olarak tescil olunan ve 3201 sayılı Yasa borçlanmasında bulunanlar için intibak esaslarını belirlemiş olduğu anlaşılmaktadır.
    Daha önce yurtdışında çalışıp, Türkiye"ye döndükten sonra Kurum sigortalısı olan sigortalılar için bir düzenleme bulunmadığı gibi, basamak intibakı yapılmasına engel bir düzenleme de bulunmamaktadır.
    01.10.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanunun 50. maddesi hükmüne göre, sigortalıların ödeyecekleri primler ve bağlanacak aylıkların hesabında yirmi dört basamaklı gelir tablosu uygulanacağı, 51. maddesinde, sigortalının bu Kanuna göre sigortalılığın başladığı tarihte 50 nci maddede belirtilen aylık ve gelir basamaklarının ilk oniki basamağından dilediğini seçebileceği, üç ay içinde basamak seçilmemesi halinde birinci basamağın seçilmiş sayılacağı, diğer ... kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirileceği, basamağın yanlış seçilmesi, basamak seçiminin yazılı olarak bildirilmemiş olmasına karşın prim ve kesenek yatırılmış olması ve diğer hallerde hangi basamağın seçilmiş sayılacağı ve bu madde hükmü ile ilgili diğer işlemlerin ile ilgili işlemlerin bir yönetmelikle düzenleneceği, 52 nci maddesinde ise sigortalının bu kanuna göre seçtiği, intibak ettirildiği veya yükseltildiği ilk oniki basamakta bekleme süresinin bir yıl, onüçüncü basamaktan itibaren her bir basamakta bekleme süresinin iki yıl olduğu, ilk onbir basamakta sıra itibarıyla basamak yükseltilmesinin, prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılacağı, onikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilmesi için sigortalının yazılı talepte bulunması ve talep tarihinden önceki ayın sonu itibarıyla prim ve diğer borçlarını ödemiş olmasının şart olduğu, sigortalıların Kurumca yükseltildikleri tarihten veya yazılı talepte bulundukları tarihi takip eden aybaşından itibaren, basamak yükseltme farkı ile yükseltildikleri basamak üzerinden primlerini ödeyecekleri belirtilmiştir.
    4447 sayılı Kanunun 39. maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 11.maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanan malüllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenen son aylık tutarlar esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra 36 ncı maddenin son fıkrası hükmüne göre artırılarak ödenir.
    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
    a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
    b) Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı, toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre artırılır.
    İkinci fıkraya göre, bağlanacak aylık; sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile, aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.
    Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlara bağlanacak malüllük ve ölüm aylıkları, sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra sigortalılık süresinin bulunması halinde, bu süreler esas alınarak hesaplanır.” hükmü öngörülmüştür.
    Bütün bu açıklamalar ışığında, davacının yurtdışında geçen çalışmalarından 3201 sayılı Kanuna göre borçlandığı 1.864 günlük sürenin 1479 sayılı Kanunun (4956 sayılı Kanun ile değişik) 51. maddesinin ikinci fıkrasına göre, diğer ... kuruluşlarında geçirdiği süre gibi dikkate alınarak, aynı Kanunun 52. maddesinde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde 12. basamak dahil basamak intibakının gerçekleştirilmesi, ancak ödediği primlere göre hangi basamağa denk geldiğinin tespit edilmesi ve yeni oluşan duruma göre yaşlılık aylığının hesaplanması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Öte yandan somut olayda; davacının ıslah dilekçesi ile talebinin, “Ocak 2010 maaşının 534,11 TL, fark alacağının ise toplamda 344,88 TL olduğunun ve faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti” şeklinde olduğu, Mahkemece 04.09.2013 tarihinde 2008/321 E. - 2013/360 K. sayılı ilam ile, “davanın kabulü ile davacı yaşlılık aylığının Ocak 2010 itibariyle 534,11 TL olduğunun tespitine, davalının 344,88 TL’yi 24.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine” karar verildiği, bu hükmün sadece davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından 30.09.2014 tarih, 2013/20626 E. – 2014/19062 K. sayılı ilam ile, “Kurumun aylık hesabına ilişkin detaylı belgeler getirtilerek irdelenmesiyle hatanın nereden kaynaklandığının açıkça izah edilecek denetime elverişli alınacak ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu, bozulan hükümde davacının Ocak 2010 maaşının 534,11 TL olduğunun belirtildiği, bu hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının başlangıç aylığı olan Şubat 2008 aylığının 395,94 TL olarak hesaplandığı, buna rağmen yeni kurulan hükümde, başlangıç aylığı olan Şubat 2008 dönemine ilişkin aylığın 456,37 TL olarak hüküm altına alındığı görülmüştür.
    HMK" nın 26. maddesi gereğince hâkim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şey hüküm veremez.
    Ayrıca, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde Yargıtay"ın temyiz eden tarafın yararına olarak verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme artık, temyiz eden tarafın önceki bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır.
    Dava konusu olayda, hüküm altına alınan yeni meblağ hem davacının talebinden fazla, hem de davalı lehine bozulan ilk karar ile hüküm altına alınan meblağdan fazladır. Bu şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Yapılacak iş; davacının yurtdışı borçlanması işlemini basamak intibakında dikkate almak, ödediği primleri de gözeterek bulunduğu basamağı ve bu yeni duruma göre tahsis talep tarihinden itibaren hak kazandığı her bir aylığı Kuruma sormak, itiraz halinde açıklamalara uygun, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu almak, davacının talebini ve ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmediğini göz önünde bulundurarak hüküm kurmaktan ibarettir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi