Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15955
Karar No: 2017/139
Karar Tarihi: 10.01.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/15955 Esas 2017/139 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/15955 E.  ,  2017/139 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, ECRİMİSİL


    Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece karşı davanın reddine, asıl davanın ise davalı ... yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ile davalı ... tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.01.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat gelmedi, diğer temyiz eden davacılar ... vd. vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı ... gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil; karşı dava ise, temliken tescil isteklerine ilişkindir.
    Davacılar, komşu 141 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olan davalılar ... ait binanın merdiveninin kayden maliki oldukları 143 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istekleriyle eldeki davayı açmışlardır.
    Davalı ..., davalı ... ile birlikte paydaşı oldukları 141 sayılı parseli fiilen paylaştıklarını, davaya konu edilen binanın davalı ..."ya ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; davalı ... ise, davalı ... ile birlikte paydaşı oldukları 141 sayılı parseli fiilen paylaştıklarını, davaya konu edilen binanın kendisine ait olduğunu, merdiveni iyiniyetle inşa ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş; karşı dava yoluyla da temliken tescile karar verilmesini istemiştir.
    ./..



    Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen karar, Dairece yapılan temyiz incelemesinde; "... karşı davada, TMK"nun 725.maddesinde öngörülen ilk koşul olan iyiniyetli yapılanma kuralının gerçekleşmediği açıktır.Buna göre de, yasal diğer koşulların araştırılmasına gerek yoktur. Diğer taraftan, dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, asıl davanın konusunun, binanın merdivenine ilişkin bulunduğu ve davalı karşı davacı ..."ya ait binanın merdivenin davacıların kayden paydaşı bulunduğu 143 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu açıktır. Hal böyle olunca, temliken tescil isteğine ilişkin karşı davanın reddine; asıl dava yönünden istek gözetilerek, asıl davanın konusunu oluşturan merdiven yönünden, belirlenecek ecrimisil ile elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş; mahkeme, bozma kararına uyarak asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne; karşı davanın ise reddine karar vermiş; hüküm, davacılar tarafından vekalet ücretine hasren, davalı ... tarafından da esastan temyiz edilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalılar ... ve Münür"ün 141 parsel sayılı taşınmazın yarı yarıya paydaşı oldukları; taşınmazda uzun zamandan beri süregelen fiili taksim olgusunun bulunduğu; fiili taksime göre inşa edilmiş olan iki ayrı binadan davalı karşı davacı ..."ya ait binanın, çatısının ve merdiveninin davacıların kayden paydaşı bulunduğu 143 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu anlaşılmaktadır.
    Gerçekten de; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun(TMK) 725. madde hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşan kısım için yapı sahibi lehine irtifak hakkı kurulması veya taşan kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin yapı malikine verilebilmesi için öncelikli koşul yapılanmada iyi niyettir. Öngörülen iyi niyetin, TMK"nın 3. maddesinde hükme bağlanan subjektif iyi niyet olduğunda kuşku yoktur. Bu kural, el attığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilecek durumda olmamasını, ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebin bulunmasını ifade eder. Böyle bir davada iyiniyetli olduğunu iddia eden kişinin 14.2.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği gibi bu iddiasını ispat etmesi gerekir.
    Somut olayda, davalı ..."nın yukarıda değinilen anlamda iyi niyetli sayılamayacağı belirlenip Daire bozma kararına uyulmak suretiyle hakkındaki davanın kabul edilmesinde ve karşı davasının reddedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı ..."nın öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
    Ancak, davanın bina merdivenine hasren açıldığı gözetilmeden binanın diğer taşkın kısımlarının da hüküm kapsamına alınması doğru olmadığı gibi; hükme esas alınan bilirkişi krokisinin infaza elverişli açıklıkta bulunduğu da söylenemez.
    Davacıların temyizi yönünden ise, dava değerinin; keşfen saptanan taşkın merdiven değeri, merdivenin taştığı kısmın zemin değeri ve taşkın merdiven karşılığı olan ecrimisil miktarı toplamlarından ibaret olduğu dikkate alınarak, hakkındaki dava reddedilen davalı ... lehine bu değer üzerinden davacılar aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi yerine dava dilekçesinde gösterilen değerin esas alınması doğru değildir.


    ../...


    Hâl böyle olunca, öncelikle infazda tereddüt uyandırmamak açısından dava konusu merdivenin taşkın kısmını açıkça gösterir şekilde bilirkişiye kroki düzenlettirilmesi; ondan sonra, davalı ... hakkındaki davanın sadece merdiven taşkınlığına hasren kabul edilmesi; hakkındaki dava reddedilen davalı ... lehine de keşfen saptanan taşkın merdiven değeri, merdivenin taştığı kısmın zemin değeri ve taşkın merdiven karşılığı olan ecrimisil miktarı toplamlarından oluşan dava değeri üzerinden vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
    Davacılar ile davalı ..."nın temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince temyiz eden taraflardan gelen davacılar vekili için 1.480.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz edenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.























    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi