9. Hukuk Dairesi 2015/528 E. , 2016/9468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 21/03/2002 tarihinde fırın işyerinde çırak olarak işe başlayarak hizmet akdi ile çalıştığını, Kasım 2002’de iş akdinin sonlandığını, ikinci kez işyerinde 01.11.2007 tarihinde iş usta olarak çalışmaya başladığını ve aylık net 1.400 TL ücret aldığını, verilen izinle evlenmek üzere 24.08.2011 tarihinde izne ayrıldığını ve 03.09.2011-06.09.2011 arasında düğün/nikah yaparak evlendiğini, izinde iken 02/09/2011 tarihinde davalı işveren tarafından bildirimsiz ve haksız olarak iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücretinin aylık 930 TL olduğunu, işi kendinin izin almadan bırakıp gittiğini ve işine dönmediği için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye, ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi, aylık ücretinin net 1.400,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ücretin 930,00 TL olduğunu savunmuştur. Davacı tanıkları iddiayı, davalı tanıkları da savunmayı doğrulamış, yapılan emsal ücret araştırmasında davacının 1.020,86 TL net ücret alabileceği belirtilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile emsal ücret dikkate alındığında, davacının ücretinin aylık net 1.020,86 TL olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece, ücret miktarının net 1.400,00 TL kabul edilerek işçilik alacaklarının hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Taraflar arasında, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerine uygulanan takdiri indirimin oranı da ihtilaflıdır.
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları tanık beyanlarına göre hesapladığından takdiri indirime gidilmesi yerinde ise de, ½ oranında yapılan indirim hakkın özünü ortadan kaldıracak nitelikte olup, yüksektir. Daha makul oranda indirim yapılmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.