Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/921
Karar No: 2018/1142

Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme - Görevi yaptırmamak için direnme - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2018/921 Esas 2018/1142 Karar Sayılı İlamı

 

 

16. Ceza Dairesi         2018/921 E.  ,  2018/1142 K.

  •  


"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt
adına suç işleme, Görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm : 1-TCK"nın 314/3 ve 220/6. maddeleri yollamasıyla
314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK"nın 62,
53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-TCK"nın 265/1, 265/3, 3713 sayılı Kanunun 5,
TCK"nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca
mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tutanağı, görüntü inceleme tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve sanığın aşamalarda değişmeyen savunması ile tüm dosya kapsamından, sanığın, olay tarihinde eylem yapan grup içinde yer alıp, güvenlik güçlerinin gazlı müdahalesi üzerine olay yerinden kaçmaktan ibaret eyleminde, örgüt adına suç işleme suçuna dayanak teşkil eden görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.04.2018 tarihinde Üye ..."ın bozmanın gerekçesine yönelik karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.


KARŞI OY:
Sanık hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu yönünden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine bozmanın gerekçesi yönünden katılmak mümkün olmamıştır; zira,
2911 sayılı Kanunun 32. maddesinin birinci fıkrasıyla kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanların ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmakta ısrar eylemi suç olarak düzenlenmiştir.
6008 sayılı Kanunun 1. maddesiyle yapılan değişiklikten önce 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesindeki suçun oluşabilmesi için; Kanuna aykırı bir toplantı veya gösteri yürüyüşünün bulunması; Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşüne iştirak edilmesi; Toplantı ve yürüyüşün kanunsuz olduğunu katılanlara ihtar etmesi; Toplantı veya gösteriye katılanların bu ihtara karşın dağılmamaları, çekip gitmemeleri; Bunun üzerine hükümet kuvvetleri tarafından zorla dağıtılmış olmaları, suçun oluşumu için yeterli iken 6008 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişiklik sonrasında 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesinde yazılı suçun oluşumu için diğer koşulların varlığı yanında ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi suçun oluşması için gereklidir.
Bu suçun faili, herkes olabilir. Kanunda suçun faili olmak için herhangi bir özelliğe sahip olmak aranmadığından, anılan suç faili yönünden özgü suçlardan değildir. Bu suçun faili, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılarak ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar eden kimsedir.
2911 sayılı Kanunun 32/2 maddesine göre ise ihtar ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi halinde ayrıca 5237 sayılı TCK"nın 265. maddesinde yazılı suçun da oluşacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hususa ilişkin düzenleme 2911 sayılı Kanunun 6008 sayılı Kanunun 2. maddesi ile yapılan değişiklikten önce 32/3 fıkrasında yer almaktaydı.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6008 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 33/1 maddesinde yazılı suçun oluşması için ise toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanunun 23/b maddesinde yazılı silah ve araçları taşıyarak katılmak gerekli ve yeterlidir.
2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesi, 6008 sayılı Kanunun 2 maddesi ile yapılan değişiklik ile mevzuatımıza giren 2911 sayılı Kanunda daha önce yer almayan bir düzenlemedir. 2911 sayılı Kanunun 33. maddenin 1. fıkrası 6638 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş olmasına rağmen 2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesi 6638 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrada değişiklikten önceki şekliyle madde metninde korunmuştur.
2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesine göre kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde dağılmamak için direnildiği takdirde ayrıca 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesine göre cezaya hükmolunacağı belirtilmiştir.
Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü 2911 sayılı Kanunun 24. maddesinde belirtilmiştir. Bu kapsamda sorun bulunmamaktadır. Ancak "dağılmamak için direnildiği" ibaresinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi halinde, 32/3 maddesinde yazılı olduğu üzere ayrıca TCK"nın 265 maddesinde yazılı suçun oluşacağı hüküm altına alınmış idi. 2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesindeki düzenleme bunun dışında bir eylemi suç olarak düzenlemektedir. Yine burada suç olarak düzenlenen eylem, 2911 sayılı Kanunun 33/1 maddesinde belirtilen silah ya da maddede belirtilen araçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma ve yine 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesinde 6008 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle getirilen "ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar" eylemlerinden de farklı bir eylemdir.
Kanun koyucu kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde dağılmamak için direnilmesi eylemini suç olarak düzenlemiş, müeyyideye bağlamış ancak madde de ayrı ceza öngörmeyip ceza yönünden 32/1 maddesine atıf yapmakla yetinmiştir. Yani 2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesinde düzenlenen suç müstakil bir düzenleme olup 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesine suçun unsuru yönünden yapılan bir atıf yoktur. Atıf 32/1 maddesindeki cezaya yapılmıştır.
Türkiye"de terör örgütlerinin çağrısı üzerine yapılan kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin çok büyük çoğunluğunda güvenlik güçlerine taş, havai fişek, molotof kokteyli saldırılar olduğu hususunda kuşku yoktur. Kanun koyucu 2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesine yer vermek suretiyle bu şekilde gerçekleşen kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde dağılmamak için direnilmeyi suç olarak düzenlemiştir.
Burada suçun faili dağılmamak için direnilen kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan herkestir yine faillik yönünden bir özgü suçtan söz edilemeyecektir. Dağılmamak için direnilme tekil değil çoğul bir eylemdir. Bu nedenle 32/1 maddesinde yazılı ihtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi eyleminden farklı olarak dağılmamak için direnen grupla bütünleşerek başka bir eylem içinde bulunmasa bile dağılmamak için direnen topluluk içinde yer alması yeterli kabul edilmesi gerekecektir.
Burada "ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar" gibi suçun oluşumu için çoklu bir eyleme de yer verilmemiştir. Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde dağılmamak için direnen topluluk içinde bulunmak yeterli olup dağılmamak için direnmekte ısrar etmesi suçun vücut bulmasında önem arz etmez.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde sanığın suç tarihinde terör örgütünün eylem çağrısı üzerine terör örgütünün propagandasını havi sloganların atıldığı ve güvenlik güçlerine taşlı saldırıda bulunulan kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılarak güvenlik güçlerine taşlarla saldıran grup içerisinde bulunduğu, olay tutanağı, dosya içerindeki fotoğraflar, görüntü tespit tutanağı ve 163452 sicil nolu tutanak tanığının beyanlarından anlaşılmakla; sanık hakkında bu eylemi nedeniyle 2911 sayılı Kanunun 33/2 yollamasıyla 32/1 maddesi uyarınca kamu davası açılarak bu dava ile birleştirilmesinden sonra sanığın örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan hukuki durumunun tayin ve takdiri yönünden hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun beraate yönelen bozma düşüncesine iştirak etmiyorum.

 

 

 



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi