Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 1993/168
Karar No: 1993/1743
Karar Tarihi: 03.05.1993

Danıştay 6. Daire 1993/168 Esas 1993/1743 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


1993 yılında davacılara ait taşınmazlarla ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile aynı kurulun bir başka kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. İdare Mahkemesince süre aşımı gerekçesiyle davanın reddedilmesi üzerine davacılar itiraz etmiştir. Yargıtay ise, özel hüküm olmadıkça dava açma süresinin altmış gün olduğunu ve idari işlemin kesin ve zorunlu nitelikte olması gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda, Koruma Kurulu kararlarına karşı yapılan başvurunun dava açma süresini durduracağı ve yönetmeliğin bu hususa ilişkin hükmünün 11. madde hükmünü gengellemiyeceği açıktır. Kanun maddeleri şu şekildedir: 2575 sayılı Yasa'nın 7. ve 11. maddesi, 2863 sayılı Yasada ise koruma kurulu kararlarına karşı doğrudan dava açılabileceği yolunda bir hüküm yer almamaktadır.

Daire : ALTINCI DAİRE
Karar Yılı : 1993
Karar No : 1743
Esas Yılı : 1993
Esas No : 168
Karar Tarihi : 03/05/993

KORUMA KURULU KARARLARININ KESİN OLDUĞU, İTİRAZ EDİLEMİYECEĞİ YOLUNDAKİ YÖNETMELİK KURALLARININ GEÇERLİ BULUNMADIĞI HK.
Dava, davacılara ait taşınmazlarla ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile aynı kurulun bir başka kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; 2863 sayılı Yasa ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 14.maddesinde kurul kararlarının kesin olduğu ve İdare Mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmekle, 2577 sayılıs Yasanın 11.maddesinin uygulama olanağı bulunmayıp kurul kararına karşı yapılan başvurunun dava süresini durdurmayacağının açık olduğu, bu durumda dava konusu işlemin 4.3.1992 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise işlemin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük süre içinde en geç 4.5.1992 tarihinde açılması gerektiği, davanın ise dava açma süresi geçtikten sonra 26.5.1992 tarihinde açıldığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden reddedilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2575 sayılı Yasanın 7.maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu öngörülmüştür. Yine aynı yasanın 11.maddesinde ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin hesaba katılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan hakkında dava açılacak idari işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olması aynı yasanın 14.maddesi gereğidir. 7.ve 11.maddelerde öngörülen hükümler dava açma süreleriyle ilgili genel hüküm niteliğinde olup ancak bir başka yasada işlemin kesin olduğuna ve doğrudan dava konusu edilebileceğine ilişkin özel hükmün varlığı halinde olaya 11.madde hükmünün uygulanamıyacağı kuşkusuzdur.
2863 sayılı Yasada koruma kurulu kararlarına karşı doğrudan dava açılabileceği yolunda bir hükmün yer almaması karşısında bu kurul kararlarına karşı aynı kurula 11.maddede öngörülen şekle uygun biçimde yapılacak bir başvurunun dava açma süresini durduracağı ve konuya ilişkin yönetmeliğin bu hususa ilişkin hükmünün 11.maddenin uygulanmasını gengellemiyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; iptali istenilen kararın davacılardan ...'e 4.3.1992 tarihinde tebliğ edildiği, bu şahsın kararın düzeltilmesi amacıyla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna 3.4.1992 tarihinde başvuruda bulunduğu, adı geçen kurulun davacılardan ...'e 18.5.1992 gününde tebliğ edilen 658 sayılı kararında yönetmeliğin 14.maddesi uyarınca kurul kararlarına karşı İdare Mahkemesinde itiraz edilmesi gerektiği, ilk kararın geçerli olduğunun belirtildiği, bunun üzerine her iki kararın iptali istemiyle 26.5.1992 tarihinde dava açıldığı ve davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla davanın yönetmelik hükmüne dayanılarak olaya 11.madde hükmünün uygulanamayacağı gerekçesiyle süreden reddedilmesinde isabet görülmemiştir.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi