Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/21895
Karar No: 2018/9882
Karar Tarihi: 10.10.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/21895 Esas 2018/9882 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/21895 E.  ,  2018/9882 K.

    "İçtihat Metni"

    .....

    Taraflar arasındaki hediyelerin iadesi asıl ve nişanın bozulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin asıl ve karşı davaların mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, hediyelerin iadesine dair asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın diğer talepler yönünden reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı - karşı davalı ve katılma yoluyla davalı - karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı-karşı davalı; davalı ile 2013 yılı mart ayında aileler arasında yapılan bir törenle nişanlandıklarını, düğün hazırlıkları devam ederken davalı- karşı davacının kusurlu hareketleri nedeniyle nişanın bozulduğunu ileri sürerek, 5000 TL değerinde 1 adet tek taş yüzük, 15.000 TL değerinde 5 taş pırlanta yüzük ve 8000 TL değerinde gelinlik olmak üzere toplam 28.000 TL ile düğün organızasyonu ve ses sistemi için ödediği toplam 25.000 TL masraf toplamı maddi tazminatın ve kişisel hakkı ihlal edildiğinden 30.000 TL manevi tazminatın işeleyecek faizi ile birlikte davalı- karşı davacıdan tahsilini istemiştir.
    Davalı -karşı davacı; nişanın davacı- karşı davalının kasuru ile bozulduğunu, davacı- karşı davalıya iki adet yüzüğü 28.06.2013 tarihinde teslim ettiğini , gelinliğin bedelinin 6.086 TL olduğunu ve giymediğini hala mağazasında bulunduğunu, yatak odası takımı iadesi için ödemek zorunda kaldığı 8000 TL ile otelde düzenlenen kına organizasyonu için ödediği 14.500 TL ve erkek bohçası için harcadığı 7.500 TL olmak üzere yaptığı masraf bedeli karşılığı şimdilik toplam 30.000 TL maddi tazminat ile kişilik haklarına ağır saldırı nedeniyle 70.000 TL manevi tazminatın davacı- karşı davalıdan tahsilini istemiştir.

    ./..

    -2-

    Mahkemece; davacı - karşı davalının nişan hediyesi iki adet pırlanta yüzük iadesi talebi konusuz kaldığından, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine, davalı karşı davacının davasının maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kısmen kabulü ile, 8000 TL cayma bedeli ile 14.452,32 TL kına organizasyon parası ve 500 TL nakliye zararından oluşan toplam 22.952,32 TL "nin ve 25.000 TL manevi tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin ve hediyelerin bedeline yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve karşı dava taraflarınca temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı- karşı davalının aşağıdaki ikinci bent kapsamı dışındaki; davalı- karşı davacının ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davacı- karşı davalının yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
    Asıl davada:
    Davacı-karşı davalı ; dava dilekçesinde, nişan hediyesi olarak karşı tarafa verdiği iki adet pırlanta yüzüğün aynen iadesini olmadığı takdirde bedellerini talep etmiş, yüzüklerin yargılama sırasında davalı-karşı davacıya iade edildiği anlaşılmıştır.
    Her ne kadar mahkemece, pırlanta yüzükler yönünden, konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulurken verilen karar gözardı edilerek, gerekçesi açıklanmaksızın hükmün 1-d kısmında, "yargılama giderlerinin davacı – karşı davalı üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir.
    6100 sayılı HMK 326. maddesi uyarınca, "yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir". Ancak feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise, yargılama giderlerine mahkumiyet ona göre belirlenir. (HMK 312/1) İlk oturumda davayı kabul eden davalı, hal ve durumu ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermiş ise, bu hükümden yararlanamaz. Bu halde davalı davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olur.
    Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine de mahkûm edilir. (HMK 323 1/ğ). Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı ve HMK "daki hükümlere paralel düzenleme içeren 6. maddesinde de; anlaşmazlığın, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilmesi halinde ise tamamına hükmolunacağı düzenlenmiştir.
    .....
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında ise; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
    Yukarıda belirtilen yasal hükümler ve açıklamalar çerçevesinde somut olay ele alındığında; mahkemece asıl davada; nişan hediyesi olarak verilen pırlanta yüzükler davalı tarafça dava açıldıktan sonra iade edilmiş olup, konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Mahkemece asıl davada maddi tazminat isteminin davalı tarafça kısmen kabul edilerek, dava açıldıktan sonra ve yargılamanın başında pırlanta yüzüklerin iade edildiği dolayısıyla bu talepler yönünden davacının haklı çıktığı gözetilerek, kabul ve rededilen tutar oranında yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması hatalı olduğu gibi yine kabul edilen tutara göre kendisini vekille temsil ettiren davacı yararina vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    Karşı davada:
    Davalı- karşı davacı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, mahkemece karşı davanın kısmen kabulü ile, davacının 8000 TL cayma bedeli ile 14.452,32 TL kına organizasyon parası ve 500 TL nakliye zararından oluşan toplam 22.952,32 TL maddi tazminatın ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalıdan tahsillerine, hediyelerin bedeline yönelik talebinin ise reddine karar verilmiş, yargılama giderleri yönünden ise; gider kalemleri ve parasal miktarları belirtilmeksizin " yargılama giderlerinin kabul ve red oranında davacı- karşı davalıdan alınmasına " şeklinde müphem hüküm kurulmuş ve reddedilen kısım üzerinden davacı- karşı davalı yararına vekalet ücretine de hükmedilmemiştir.
    6100 sayılı HMK’ nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde ilk dokuz bendinde tek tek sayılmak ve son bendinde ise takdir hakkı tanımak suretiyle bu giderlerin; “ celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler, keşif giderleri, tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler, vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti ve yargılama sırasında yapılan diğer giderlerden” oluştuğu ifade edilmiştir.

    ./..



    -4-
    Ayrıca, yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağı ise, aynı yasanın 326. maddesinde düzenlenmiş olup, yasa metninde; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği açıklanmış, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan yine aynı yasanın 332. maddesinde ise, “yargılama giderlerine, mahkemece re’sen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği” belirtilmiştir.
    Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, hüküm fıkrasında aynen “ yargılama giderlerinin kabul ve red oranında davacı- karşı davalıdan alınmasına, ve yine diğer bir fıkrasında " alınması gereken 1.567,00 TL. harçtan peşin alınan 1.417 TL. nin mahsubu ile bakiye 150,00 TL.harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, " şeklinde hüküm kurulmuş ve reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarı üzerinden davacı- karşı davalı yararına vekalet ücretine de hükmedilmemiştir.
    Oysa; yukarıda yazılı yasal hükümler çerçevesinde; tarafların sorumlu oldukları yargılama giderinin hüküm fıkrasında gösterilmesi sırasında , davadaki kabul ve red oranı belirtilerek, yapılan gider kalemlerinin tek tek sayılması ve masraf tutarları belirtilerek dökümü yapılmak suretiyle, taraflar bakımından tereddüte yol açmayacak nitelikte hüküm kurulması gerektiği gibi , reddedilen kısım üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
    Bu itibarla; yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkralarının mahkemece davanın kabul- red oranı, giderlerin nelerden ibaret olduğu ve tutarlarının kalem kalem gösterilmek suretiyle denetime elverişli şekilde kurulması ve kendisini vekille temsil ettiren karşı dava davalısı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacının tüm, davacı- karşı davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı -karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı- karşı davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.


    ....



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi