5. Ceza Dairesi 2021/10746 E. , 2021/4496 K.
"İçtihat Metni"KARAR
Zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair İzmir (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 29/04/2014 tarihli ve 2013/477 Esas, 2014/366 sayılı Kararın sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17/06/2021 tarihli, 2021/758 Esas ve 2021/3185 Karar sayılı düzeltilerek onama yönündeki ilamına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 25/08/2021 tarihli ve KD-2021/98902 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelendi;
Yargıtay C.Başsavcılığının itiraz sebebi yerinde görüldüğünden itirazın KABULÜNE, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17/06/2021 tarihli, 2021/758 Esas ve 2021/3185 sayılı düzeltilerek onama Kararının KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasa"nın 141/3, CMK"nin 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK"nin 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği;
Olay tarihinde Narlıdere Belediye başkanı olarak görev yapan sanık ..."un, Sahilevleri ve çevresinde bulunan iş yerlerinden 14 tanesinin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgeleri olmadığını bildiği halde İmar Kanunu hükümlerine göre gereğini yapmadığından bahisle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosya kapsamından, söz konusu belediyenin ilgili birimlerince bu işletmelerle ilgili olarak iş yeri açma ve işletme ruhsatı olmaması nedeniyle idari yaptırım kararları (idari para cezası ve tahsiline yönelik işlem, işletme mühürleme) verildiğinin anlaşıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/07/2012 tarihli ve 2011/4.MD-450, 2012/256 sayılı Kararının gerekçesinde de ifade edildiği üzere; TCK’nin 257. maddesinin 2. fıkrasında kamu görevlisinin, yapmakla görevli olduğu işi yapmaması veya yasaya göre yapılması gereken biçimde yerine getirmemesi ya da geciktirmesinin suç olarak sayılmış olması nedeniyle, bu suçun kasten işlenebilen suçlardan olduğu ve bu sebeple de oluşması için kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesi gerektiği cihetle, sanığın idari yaptırım kararlarından sonraki işlemlerin de yapılması yönünde işlem tesis edilmesini sağlaması, mühür bozanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması karşısında, söz konusu işletmelerin yapı ruhsatlarına ilişkin bilgisi olmadığına dair savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, suçun farklı zaman dilimlerinde işlendiğine dair delillerin de nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Narlıdere Belediyesinde başkan yardımcısı, mimar, imar ve şehircilik müdür vekili olarak görev yapan diğer sanıkların, söz konusu belediye meclisinin 27/03/2000 tarihli ve
34 numaralı kararı ile ... olarak bilinen ... ada 1 parselde bulunan alanda 22862 m² maksimum brüt inşaat alanı sınırı getirildiği halde bu limiti aşarak 25/5/2009 tarihli ve 2250 no.lu yapı ruhsatını düzenledikleri, aynı şekilde ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan ... Evleri projesindeki 28/08/2006 tarih ve 3365 ile 08/11/2010 tarih ve 4745 no.lu yapı ruhsatlarının yukarıda bahsedilen Belediye meclisi kararında belirtilen azami brüt inşaat alanı sınırına aykırı olarak düzenlenmesine neden oldukları kabulüyle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; söz konusu alandaki ... yapı adası için tanzim edilen 14/4/2008 tarihli ve 1179 no.lu ile G yapı adası için düzenlenen 25/5/2009 tarihli ve 5426 no.lu yapı ruhsatlarının kararda irdelenmediği gibi sanıkların aşamalardaki savunmalarında söz konusu uygulamanın imar mevzuatının "brüt inşaat alanı", "yapı inşaat alanı" gibi teknik tanımların farklı yorumlanmasından kaynaklı olduğunu belirtmiş olmalarına göre; dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek, iddia, savunma, taşınmazlara ait imar planları, dava konusu olayla ilgili olarak Belediye Encümenince ve Belediye Meclisince alınan kararlar ile Belediye Kanunu, İmar Kanunu ve bunlara bağlı olarak çıkarılan yönetmelikler, ilgili diğer mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasından sonra sanıkların söz konusu yorum hatası çerçevesinde yapı ruhsatlarını tanzim edip etmedikleri belirlenerek, buna bağlı olarak suç kastıyla hareket edip etmediklerine ilişkin kabul ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğunun denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde tartışılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklardan ..., ... ve ..."ün sübutu kabul edilen eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK"nin 257/1. maddesine uyduğu nazara alınmadan aynı Kanun"un 257/2. maddesi uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulması,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Yasa"nın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
Sanıklar hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı belirtilmeyerek TCK"nin 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 13/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yzl. İşl. Md.
...