3. Hukuk Dairesi 2016/22779 E. , 2018/9969 K.
"İçtihat Metni".....
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile aralarında yaşadıkları problemler nedeniyle davalının bir kaç gün ayrı kalalım sözü üzerine kendisini ailesinin yanına bıraktığını, bir daha bir araya gelmediklerini, davalının uhdesinde kalan ve düğünde takılan 11 adet bilezik, 3 adet cumhuriyet altını, 1 adet yarım altın, 40 adet çeyrek altın ve 1 adet takı setinin aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde belirlenecek bedelin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının üç valiz eşya alarak evi terk ettiğini, daha sonra farklı tarihlerde eve girerek ajanda , harici bellek, bir kısım altın ve düğün cd"lerini evden aldığını, altınların bir kısmının eve hırsız girdiğinde çalındığını, kalan altınların büyük bir çoğunluğunu evden ayrılırken yanında götürdüğünü, kendisinde sadece 74 gram 22 ayar altın bulunduğunu, bu altınları da işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle bozdurduğunu, 74 gram 22 ayar altını iade etmeye hazır olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 12 adet 22 ayar bilezik 168 gram toplam 14.952,00 TL, 1 adet 14 ayar takı seti (kolye, yüzük, küpe v.s takılar) 58,78 gram 3.269,93 TL olmak üzere toplam 18.221,93 TL nin aynen iadesi; olmadığı taktirde, bedellerinin davalı tarafından davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 6100 sayılı HMK"nın 26.maddesi (HUMK’nun 74. maddesi) hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
...
Aynı kanunun 141/2.maddesinde ise "İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiş olup, 176.maddesinin 1.fıkrasında ise, ıslah "Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir." şeklinde ıslahın kapsamı belirlenmiştir.
HGK.nun 26.09.2011 tarih, 2011/1-364 E.-2011/453 K.sayılı ilamında "Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır." ilkesi benimsenmiştir.
Somut olaya gelince; davacı, dava dilekçesinde 11 adet 22 ayar toplam 154 gram bilezik talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece hükme esas alınan ve düğün cd"nin incelenmesi ile hazırlanan bilirkişi raporunda 12 adet 22 ayar toplam 168 gram bilezik üzerinden yaptığı kıymet takdir edildiği, davacının ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporuna göre talebini ıslah ettiği ve mahkemenin de bu rapora istinaden hüküm tesis ettiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. Başka bir deyişle ıslahla, dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir.
Ne var ki, mahkemece; davacının dava dilekçesinde ziynet eşyalarına yönelik aynen iade talebinin 11 adet 22 ayar toplam 154 gram bilezik ile sınırlı olduğu ve dava konusu edilmeyen 14 gram 22 ayar 1 bilezik yönünden ıslahla talebin genişletilmesi mümkün olmadığı nazara alınarak davacının talep ettiği eşya ile sınırlı olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken; taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.......