20. Hukuk Dairesi 2017/773 E. , 2020/552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... köyü 138 ada 3 ve 4; 108 ada 1 ve 2; 109 ada 32 ve 33; 110 ada 6, 19 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar, asliye hukuk mahkemesinin 1993/79 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde davacı ... ... tarafından Hazine, ... ile ...ve Ark. aleyhine açılmış olan tapusuz taşınmazın tescili davası kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Sulh hukuk mahkemesinin 1995/51 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan men’i müdahale davası çekişmeli taşınmaz hakkında 110 ada 19 parsel numarasıyla tutanak tutulmuş olması nedeniyle kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Kadastro mahkemesince dava dosyaları birleştirildikten sonra; 138 ada 3 sayılı parselin ..., 138 ada 4 sayılı parselin ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 110 ada 19 sayılı parselin 19/04/2012 tarihli rapor ve krokisinde yol olarak gösterilen bölümün bu parselden ifrazı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen dosyada davacı ... tarafından açılan davanın reddine, 110 ada 19 sayılı parselin geriye kalan 13109,05 m²"lik bölümü ile 110 ada 6 ve 33; 108 ada 1 ve 2; 109 ada 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların 107520 pay kabul edilerek kararda gösterilen kişiler adına tesciline karar verilmiş; hüküm, birleştirilen dosya davacısı ... ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından çekişmeli taşınmazların kök muris ...’tan kalmadığı, davalı Hazine vekili tarafından ise eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/09/2014 gün ve 2014/7199 E. - 7651 K. sayılı kararı ile onama-bozma kararı verilmiştir.
Hükmüne uyulan kararda özetle;
“1) Birleştirilen dosya davacısı ... ile davalılar ..., ... ve ... vekili ile Hazine vekilinin 138 ada 3 ve 4; 108 ada 1 ve 2; 109 ada 32 ve 33 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden;
Çekişmeli taşınmazların kök muris ...’tan kaldığı ve terekesinin paylaşılmadığı, adına tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 138 ada 3 ve 4; 108 ada 1 ve 2; 109 ada 32 ve 33 sayılı parsele ilişkin hükmün onanmasına,
2) Birleştirilen dosya davacısı ... ile davalılar ..., ... ve ... vekili ile Hazine vekilinin hakkında orman araştırması yapılması gerekli 110 ada 6, 19 ve 33 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden;
Kadastro davalarında tutanak aslının dosyada bulunması zorunludur. Çekişmeli 110 ada 33 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslının dosyasında bulunmaması üzerine, Dairemizin geri çevirme kararı uyarınca bulunabileceği yerlerden yapılan tüm araştırmalara karşın tutanak aslı bulunup dosya içine getirtilememiştir. Tutanak tanzimi için hiçbir bilgi olmaması halinde nihai karar niteliği ile "dosyanın" kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilir ve bu halde kadastro prosedürü yeni kadastro tesbitiyle başlar ve tutanak askı ilanına alınarak olağan usûle göre, kadastro tamamlanır. Somut olayımızda olduğu gibi, yeni tutanak düzenlenmesi için gerekli tutanak örneği bulunması halinde ise, sadece tutanak örneği gönderilerek yeni tutanak aslı düzenlettirilip yargılamaya devam olunur. Bu nedenle; mahkemece, dava dosyası içinde örneği bulunan kadastro tutanağının ihyası için ara kararı ile tutanak örneği ve eklerinin kadastro müdürüğüne iadesine karar verilmeli, tutanak örneği ve ekleri kadastro müdürlüğüne gönderilerek mevcut bilgilere göre yeni tutanak düzenlenmesi istenilmeli, tutanak düzenlenip gönderildikten sonra yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesine geçilmelidir.
Ayrıca; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli 110 ada 33 parsel sayılı taşınmaz memleket haritasında elle açık alanda işaretlenmiş olmasına rağmen, Dairemizin geri çevirme kararı üzerine alınan memleket haritası ile kadastro paftası aplikeli ek orman bilirkişi raporunda çekişmeli 110 ada 33 parsel sayılı taşınmaz kısmen açık alanda gösterilmiştir. Bu durum 110 ada 6, 19 ve 33 sayılı parseller hakkında yapılan araştırmanın yeterliliği konusunda duraksama yaratmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle yukarıda belirtildiği şeklide 110 ada 33 sayılı parsel hakkında yeni tutanak düzenlenmesi sağlandıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3.3.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Kabule göre de; yol olduğu belirlenen bölümün paftasında yol olarak gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, Hazine adına tescili de doğru olmamıştır.” denilmiştir.
Bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu mahkemece...ilçesi, ... köyü 110 ada 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...in 05/05/2016 tarihli krokili raporunda kırmızı renk ile yol olarak gösterilen 2506.95 m²"lik bölümün
paftasında yol olarak gösterilmesine, birleştirilen dosya davacısı ..."ın yol olarak gösterilen bu bölüme yönelik müdahalenin önlenmesi isteminin reddine, 110 ada 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ..."in 05/05/2016 tarihli krokili raporunda sarı renk ile gösterilen 13109.05 m²"lik bölümü ile aynı yerde bulunan 110 ada 6 ve 110 ada 33 parselin tamamı 107.520 pay kabulü ile kararda gösterilen kişiler adına tesciline karar verilmiş, karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 10/02/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.