Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4676
Karar No: 2018/10076
Karar Tarihi: 16.10.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/4676 Esas 2018/10076 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/4676 E.  ,  2018/10076 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 16.10.2018 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... geldi. Davacı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, 27.03.2006 tarihli zeyilname ile kira sözleşmesinin devam etmesi durumunda aylık kira bedellinin 5.000 USD olacağının kabul edildiğini, davalı aleyhine 25.01.2012 tarihinde başlatılan icra takibi ile 2006 Aralık ayı ile 18.12.2012 tarihleri arası aylar için aylık 5.000 USD hesabı ile 238.666,66 USD kira alacağı ve 51.987,05 USD işlemiş faizin tahsilinin istendiğini, gönderilen ödeme emrine, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı; davacının kötü niyetli olduğunu, kira sözleşmesinin El Mek Nimir projesi için düzenlendiğini ve proje bitince sözleşmenin de sona erdiğini, davacının talebi üzerine makinelerin Türkiye"ye gönderilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.Yapılan yargılama sonucu mahkemece; davanın kabulü ile 233.666,67 USD kira alacağı, 51.987,05 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 285.653,72 USD alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalı ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarih, 2016/1820 esas 2016/4851 karar sayılı ilamıyla, “...Takip konusu alacak belli ve likit olduğundan İcra İflas Yasası’nın 67/2. maddesi hükmü gereği mahkemece haksız itirazın iptaline karar verildiğine göre davacının talebi doğrultusunda kabul edilen ana alacak miktarı üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının takip tarihindeki döviz kurlarına göre belirlenecek Türk Lirası karşılığı icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu konudaki isteğin reddedilmesi doğru değildir. Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun"un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankaları"nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.Olayımıza gelince; Mahkemece, işleyecek alacağa ilişkin olarak hükmedilen alacağa aylık %7 oranında faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de; Takipte alacaklı B.K.’nun 83 ve T.T.K.’nun 623.maddeleri uyarınca seçimlik hakkını kullanarak fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken, faiz oranlarının değişebileceği göz ardı edilerek yazılı şekilde sabit bir faiz oranına hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir....” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; 233.666,67 USD kira alacağı, 34.053,55 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 267.720,22 USD alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, dava konusu meblağa takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının 1 yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmesine, asıl alacak olan 233.666,67 USD"nin (takip tarihindeki TCMB"nin TL/USD paritesi; 1 ABD Doları alış:1,8167 TL, satış:1,8255 TL) % 20"si oranında hesaplanacak icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Davalı vekilinin faize ve icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
    a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
    b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
    c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
    ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
    d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
    e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denilebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 E.-604 K.sayılı kararında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.Somut olayda; Mahkemece, "asıl alacak olan 233.666,67 ..."nin (takip tarihindeki TCMB"nin TL/... paritesi; 1 ... Doları alış:1,8167 TL, satış:1,8255 TL) % 20"si oranında hesaplanacak icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine," karar verilerek icra inkar tazminatına hangi kurun uygulanacağı hususunda infazda tereddüt yaratılmıştır.Ayrıca, Mahkemece, takibin 233.666,67 ... kira alacağı ile, 34.053,55 ... işlemiş faiz olmak üzere toplam 267.720,22 USD üzerinden devamına ve dava konusu meblağa takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının 1 yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmesine hükmedilmiştir. Ancak İİK"nun 67. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden asıl alacağa takipten itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle itirazın iptali ile takibin devamına hükmedilmesi gerekirken asıl alacak üzerinden faizin işletilmesine karar verilmeyerek infazda tereddüt yaratıldığı ve kurulan hükmün faize icra inkar tazminatı yürütülmesi sonucunu doğuracağı hususunun gözden kaçırılması doğru değildir. Ne var ki, yapılan bu yanlışların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK"un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrasından "dava konusu meblağa" kısmının çıkarılarak "asıl alacak olan 233.666,67 USD"ye" ve hükmün 2. fıkrasından "satış:1,8255TL" kısmının hükümden çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi